Adana’da son dönemde meydana gelen depremler bölgedeki fay hareketliliğini yeniden gündeme taşırken, uzmanların değerlendirmeleri de yakından takip ediliyor. Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede Adana ve çevresindeki sismik hareketliliğin arka planına ilişkin görüşlerini paylaştı.

Bektaş, Kandilli Rasathanesi tarafından yayımlanan odak mekanizması çözümlerinin bölgedeki fay hareketlerinin anlaşılması açısından önemli ipuçları sunduğunu belirterek özellikle Adana Ovası’nı çevreleyen fay zonlarına dikkat çekti.

Peş Peşe Depremler Uzmanlardan Dikkat Çeken Uyarı (3)

Adana Ovası çevresindeki faylara dikkat çekti

Bektaş’ın değerlendirmesine göre Adana Ovası, batıda Savrun-Saimbeyli Fay Zonu, kuzeyde Çardak Fayı ve doğuda Doğu Anadolu Fayı tarafından çevrelenen “Maraş Bloğu”nun deformasyon alanı içerisinde yer alıyor.

Uzman isim, 2023 yılında meydana gelen büyük depremlerin ardından söz konusu fay sınırlarında yaşanan hareketliliğin devam ettiğini belirtti. Bektaş, faylardaki hareketlerin Maraş Bloğu’nun doğu ve güney yönünde saat hareketi doğrultusunda dönerek deformasyona uğradığına işaret edebileceğini ifade etti.

Bu hareketliliğin Adana çevresinde meydana gelen depremlerle bağlantılı olabileceğini değerlendiren Bektaş, “Maraş Bloğunun dönüşü Adana depremlerinin nedeni olabilir” ifadelerini kullandı.

Yozgat'ta taşınmazlar incelenecek
Yozgat'ta taşınmazlar incelenecek
İçeriği Görüntüle

Peş Peşe Depremler Uzmanlardan Dikkat Çeken Uyarı (1)

“Parça parça kırılan fay zonu”

Bektaş, değerlendirmesinde özellikle Savrun-Saimbeyli fay kuşağına ilişkin de dikkat çeken bir tespitte bulundu.

Bu fay zonunun doğrudan büyük bir deprem üretecek tek bir fay niteliğinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Bektaş, bölgede orta büyüklükteki depremlerle segmentlerin zaman içerisinde parça parça kırıldığını ifade etti.

Bektaş, “Savrun-Saimbeyli kuşağı M7 deprem üretecek bir faydan çok, M5-6+ depremleriyle parça parça kırılan fay zonudur” değerlendirmesinde bulundu.

Uzmanların açıklamaları, Adana ve çevresindeki son sismik hareketliliğin bölgedeki fay sistemleriyle ilişkisini yeniden gündeme getirirken, depremlerin zamanlaması ve büyüklüğü konusunda kesin öngörüde bulunmanın mümkün olmadığı da önem taşıyor.

Kaynak: Haber Merkezi