AK Parti'de beklenilen istifa haberi önceki akşam şekillenip, sabah saatlerinde netleşti, öğleden sonra yapılan resmi açıklama ile noktalandı.
İktidar parsitisinin içerisi bir süredir kaynıyor. Özellikle İlçe Teşkilatının zorunlu istifasının ardından başlayan dedikodular farklı boyutlara taşındı. Birileriyle ilgili birilerinin elinde ses ve görüntü kayıtlarının bulunduğu iddiaları ortaya atılırken, yerel yönetim seçimlerinde adayların netleşmesinin ardından bu görüntü ve ses kayıtlarının ortaya çıkacağı söylentileri farklı ortamlarda kunuşulmaya başlandı. Ortaya atılan iddiaları destekleme adına ise, bazı veriler, gerçeği yansıtmasa bile somut olabileceği düşünülen deliler de isimlendirildi.
AK Parti İl Teşkilatından yapılan resmi açıklamada, Merkez İlçe Başkanının ''Sağlık ile ilgili sorunları nedeniyle istifa ettiği'' belirtilirken, istafa eden ilçe başkanı ise ''Bir yakınının rahatsızlığı nedeniyle böyle bir karar almak durumunda kaldığını'' açıklamayı tercih etti. ''Sağlık'' veya başka bir konudan dolayı merkez ilçe başkanının istifa etmiş olmasından çok, perde arkasında başka nedenlerin olduğu ileri sürülüp, ortaya atılan iddiaların irdelenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Geçtiğimiz genel seçimler öncesinde önce CHP, sonrasında da MHP ile ilgili ortaya atılan iddialar ve yayınlanan kasetler seçim meydanlarına taşındı. Hiç kimse, bu kasetleri çekip, yayanların peşine düşme ihtiyacı duymadı. Gizlice görüntüsü çekilenlere bildik ''Ayıplamalar'' sıralandı, çekip, yayınlayan bir anlamda taltif edildi. Ve bu konu kanıksanmaya başlandığı bir dönemde Başbakanın ofisinin dinlendiği ortaya çıkıp, önlem alınması gündeme geldi.
Yozgat'ta üç yıl önce sokak ortasında 3 kişi tarafından dövüldüğümde, zanlıların benden önce ifadeleri alınıp, serbest bırakılmasına, İstanbul'da yaşanılan ''Pala'' olayına seyirci kalanların, Hacıbektaş'ta kendisine yumruk atılması olayı sonrasında ''Yanlış'' demesinin fazla bir ehemniyeti kalmıyor. Önemli olan yanlışın her daim yanlış olduğunu söyleyip, düzeltilmesi için harekete geçilip, gereğinin yapılmasıdır. İşte o zaman, size yapılmasını istemediğiniz olayın önüne geçmiş olursunuz, olurdunuz.
Yaşanılan bu olayda da durum aynıdır. İstifanın gerekçesi açıklandığı gibi olsun veya olmasın, ortaya atılan iddialara, dedikodulara itibar edenler, gün gelir kendileri hakkında ortaya atılan daha ciddi iddaların, dedikoduların muhatabı olur. Bundan kaçış yoktur, olmamıştır. Bu ve benzer durumları malzeme yapmaya kalkışanlar, birilerine destek, moral ve cesaret verecektir. Dedikoduları ortaya atanlar aldıkları bu moral ve cesaretle yaptıklarının ''ne kadar doğru olduğunu'' düşünüp, yeni dedikoduları ortaya atacaklardır.
Peki bundan kim karlı çıkacak?..
Kısa vadede karlı çıktığını düşünenler, kaybedeceklerdir...