Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan yeni kanun teklifiyle, devlet okullarına 100 bin temizlik görevlisi ile 65 bin güvenlik personeli alınması planlanıyor. Teklifin, okullarda yaşanan hijyen ve güvenlik sorunlarına kalıcı çözüm getirmesi hedefleniyor.
Okullarda personel açığı Meclis gündeminde
Teklif, eğitim alanındaki yardımcı personel eksikliğini yeniden gündeme taşırken, özellikle kalabalık öğrenci nüfusuna sahip okullarda yaşanan temizlik ve güvenlik sorunlarının çözümüne odaklanıyor. Teklifi kamuoyuna duyuran Suat Özçağdaş, TBMM’de yaptığı açıklamada, eğitim ortamlarının sağlıklı ve güvenli hale getirilmesinin öncelikli ihtiyaçlar arasında yer aldığını vurguladı.
Özçağdaş, Milli Eğitim Bakanlığı’nın da bu yönde değerlendirmeleri bulunduğunu belirterek, okullarda görev yapacak güvenlik personelinin özel eğitimden geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

100 bin temizlik görevlisi hedefi
Kanun teklifinde, Türkiye genelinde yaklaşık 60 bin devlet okulunun temizlik ihtiyacını karşılamak üzere 100 bin kadrolu temizlik personeli istihdam edilmesi öngörülüyor. Özellikle son yıllarda okullarda yaşanan temizlik personeli eksikliğinin eğitim ortamını olumsuz etkilediğine işaret eden yetkililer, bu adımın önemli bir boşluğu dolduracağını ifade ediyor.

Güvenlikte “nitelikli personel” vurgusu
Teklif kapsamında alınması planlanan 65 bin güvenlik görevlisinin ise belirli kriterler doğrultusunda seçilmesi hedefleniyor. Buna göre, güvenlik personelinin deneyimli kişiler arasından belirlenmesi ve çocuklarla iletişim konusunda pedagojik eğitim alması öngörülüyor.
Açıklamalarda, yalnızca fiziki güvenliğin yeterli olmadığına dikkat çekilerek, okullarda sosyal destek mekanizmalarının ve rehberlik hizmetlerinin de güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Başvuru takvimi için gözler yeni eğitim döneminde
Planlamalara göre, söz konusu personel alım sürecinin belirli bir sistem dahilinde yürütülmesi ve 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde hayata geçirilmesi hedefleniyor. Başvuruların ise Ağustos ayında başlaması bekleniyor.
Kanun teklifinin ilgili komisyonlarda görüşülmesinin ardından nihai takvimin netleşmesi ve uygulama sürecinin resmiyet kazanması öngörülüyor.
Eğitim çevreleri, teklifin yasalaşması halinde hem öğrenciler hem de öğretmenler için daha sağlıklı ve güvenli bir okul ortamı oluşturulabileceği görüşünü dile getiriyor.





