1970 yılında Gaziantep'in Araban ilçesinde doğan Nusret Altınbaş, 2026 yılı itibarıyla 56 yaşında. Altınbaş Holding'in kurucusu merhum Mehmet Altınbaş'ın en küçük oğlu olan Altınbaş, iş insanı İnan Altınbaş'ın da kardeşi.
Henüz 11 yaşındayken ailesiyle birlikte Kıbrıs'a taşınan Altınbaş, lise eğitimini burada tamamladı. Uzun yıllar Almanya'da da yaşayan iş insanı, kariyerini mücevherat sektöründen finans ve sermaye piyasalarına uzanan farklı alanlarda geliştirdi.
Nusret Altınbaş hangi şirketlerin sahibi?
Nusret Altınbaş, Altınbaş Holding'de Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev yapıyor. Aynı zamanda finans, inşaat ve e-ticaret alanlarında faaliyet gösterdiği belirtilen Aynus Holding'in kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak biliniyor.
Altınbaş'ın finans sektöründeki şirket bağlantıları arasında Atlas Portföy, Alnus Yatırım ve Creditwest Bank Kıbrıs da bulunuyor. Paylaşılan bilgilere göre Atlas Portföy'ün yüzde 58,3'lük payına sahip olan Altınbaş, 2014 yılında Sardis Menkul Değerler'i satın alarak Alnus Yatırım'ın kuruluş sürecini gerçekleştirdi. Ayrıca Creditwest Bank Kıbrıs'ta Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptığı belirtiliyor.

Nusret Altınbaş'ın serveti ne kadar?
Üçüncü taraf finansal veri platformlarında Ağustos 2026 itibarıyla Nusret Altınbaş'ın servetinin yaklaşık 327 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Ancak bu rakamın bağımsız biçimde doğrulanmış bir kişisel servet verisi olmadığı, tahmin niteliği taşıdığı göz önünde bulundurulmalı.

Nusret Altınbaş neden gündemde?
Nusret Altınbaş, Borsa İstanbul'daki portföy yönetim şirketleri ve yatırım fonları üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen manipülasyon iddiaları kapsamında yürütüldüğü belirtilen soruşturmayla gündeme geldi.
Paylaşılan bilgilere göre İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde Altınbaş hakkında yakalama kararı çıkarıldığı ifade ediliyor. Soruşturmaya ilişkin iddiaların kapsamı ve hukuki sürecin güncel durumu, yetkili makamların açıklamaları doğrultusunda değerlendirilmelidir.
Hakkındaki iddialar kesinleşmiş bir suçun kanıtı olarak değerlendirilemeyeceğinden, hukuki süreç tamamlanmadan suçluluğa ilişkin kesin bir yargıya varılamaz.




