Yozgat Valiliği Basın Bürosu aracılığı ile gönderilen basın bülteninin konusu sağlık. ''22-27 Nisan 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 1. Dünya Aşı Haftası ile ilgili basın bülteni aşağıya çıkarılmıştır' notu ile gelen bültenin içeriği anladığım kadarıyla bakanlığın ilgili sitesinden kopyalanıp, gönderilmiş. Neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuldu, amaç nedir belli değil.
Yine bir formalite...
Bültene bakılırsa, hafta başlayalı iki gün olmuş, bugün üçüncü günü. Dört gün sonra da sona erecek. Hadi araya tatil girdiği için gecikmeli olarak bülten ulaştırıldı. Peki Yozgat'ta bu haftayla ilgili neler yapıldı, neler yapılacak?
Bunun yanıtı yok...
Diğer illerde durum nasıl, inceleme ihtiyacı duydum.
Komşu ilimiz Kırşehir'de tören yapılmış, aşı kampanyası başlatılmış. Hafta boyunca yapılacak olan çalışmalar aktarılmış. Başka bir ilde de benzer durumlar var, uyarılar da yer alıyor. Bugüne kadar yapılan aşılama çalışmalarının sonuçlarına da yer verilmiş.
Yozgat'ta ne yapılacak?...
Belli değil...
Ne yapıldı?...
Belli değil...
''Bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü?'' gibi bir durum söz konusu.
''Laf olsun'' diye, formalitelerin yerine getirilmesiyle sınırlı konuları faydasız buluyorum. Faydasız olduğu kadar da ''İsraf, zaman israfı'' olarak nitelendiriyorum. Devlet yönetimi benim, senin, onun cebinden ''Vergi'' olarak aldığı paralarla geçimini temin edenlerin bu tip boş işlerle zaman geçirmesini, kendilerinin zamanını israf ettiği gibi, başkalarının da zamanını israf etmelerini kabul etmiyorum, edemiyorum.
Daha öncede benzer bir konuyu gündeme taşıdım. Hani meşhur ''Kütüphane Haftası'' nedeniyle program hazırlanıp, hazırlanan programdan hazırlayanların da haberi olmadığı...
Yine benzer bir durum...
Yazdık, eleştirdik, yapmayın, etmeyin dedik, şimdilerde Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün tüm personeli, tepeden tırnağa küsmüşler, kırılmışlar. Ders çıkartmak yerine, görevlerinin, sorumluluklarının gereğini yapmak yerine küsmüş olmaları bile vurdumduymazlığın eseridir.
''Küserseniz küsün!'' diyeceğim, olmayacak. Resmi kurumun ''Küsmek gibi bir lüksü olamaz!'' diyeceğim, ''Biz küsmedik'' diyecekler. O nedenle onlarla ilgili konuyu akışına bıraktım. Belki ''Baba yadigarıdır'' diye düşünüyorlardır, oturdukları koltukları, ne yapalım. Yarın koltuksuz kaldıklarında ne yaparlar, orasını da bilemiyorum.
Laf yine döndü dolaştı, bulunduğu konumdan başka bir yöne doğru kayıverdi. Elimde değil, bu kentte neye dokunsanız elinizde kalıyor.
Neyse...
Buraya nereden geldik?...
Sağlık Müdürlüğü'nün bir formaliteyi yerine getirmeyle sınırlı basın bülteninden...
Şimdi Sağlıkçılarda küsecek...
Onlar da alınganlık yapacak, darılıp, kırılacak. Kırılmak yerine görevlerinin gereğini yapsalar, daha iyi olmaz mı?