Musa Anter'in Çocukluğu, Eğitim Hayatı ve Evliliği Nasıldır?

  • Doğumu ve ailesi: 1920 yılında Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Eskimağara (Zivingê) köyünde dünyaya gelmiştir. Babasını küçük yaşta kaybettiği için Türkiye'nin ilk kadın muhtarlarından biri olan annesi Fesla Hanım tarafından büyütülmüştür.

  • Eğitimi ve ilk gözaltısı: İlkokulu Mardin’de, ortaokul ve liseyi Adana’da yatılı olarak okumuştur. 1937-1938 Dersim olayları sırasında, "Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’a hakaret ettiği" iddiasıyla ilk kez gözaltına alınmış ve 45 gün tutuklu kalmıştır.

  • İstanbul yılları ve evliliği: Yükseköğrenim için İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girmiş, burada Kürt öğrenciler ve aydınlarla güçlü bağlar kurmuştur. 1944 yılında Kürt aydınlarından Abdurrahim Rahmi Zapsu’nun kızı Ayşe Hale Hanım ile evlenmiştir. Bu evlilikten Anter (ö. 2024), Rahşan ve Dicle adlarında üç çocuğu olmuştur.

Musa Anter (3)

2027 Ramazan ayı ne zaman başlayacak? İlk oruç ne zaman tutulacak?
2027 Ramazan ayı ne zaman başlayacak? İlk oruç ne zaman tutulacak?
İçeriği Görüntüle

Musa Anter'in Gazetecilik Kariyeri ve Kımıl Hadisesi Nedir?

  • İleri Yurt gazetesi: Hukuk fakültesini üçüncü sınıfta bırakarak yayıncılığa yönelen Anter, Canip Yıldırım ve Yusuf Azizoğlu ile birlikte Diyarbakır’da İleri Yurt gazetesini çıkarmaya başlamıştır.

  • Kımıl (Qımıl) Hadisesi (1959): Anter, 31 Ağustos 1959’da gazetede "Kımıl" adlı Kürtçe bir şiir yayımlamıştır. Şiir, Güneydoğu'da ekinleri kurutan kımıl adlı zararlı böceği ve devletin köylüyü kendi kaderine terk etmesini eleştiren bir hicivdir. Şiirin Kürtçe olması ve taşıdığı sosyo-politik mesaj, dönemin cumhurbaşkanı Celâl Bayar ve başbakanı Adnan Menderes başta olmak üzere Ankara’da büyük infial yaratmış; Kürt aydınlarına yönelik büyük bir operasyonun fitilini ateşlemiştir.

49'lar Davası Nedir ve Musa Anter'in Cezaevi Yılları Nasıl Geçti?

  • Gözaltılar ve idam istemi: "Kımıl" şiirinin yankılarının ardından 17 Aralık 1959’da MİT raporları doğrultusunda 50 Kürt aydını ve öğrencisi gözaltına alınmıştır. Savcının idam cezası istediği sanıklar, Harbiye Hücreleri'nde ağır koşullarda hapis yatmıştır.

  • 49'lar Davası: Gözaltına alınanlar 50 kişi olmasına rağmen, Mehmet Emin Batu'nun hücrede tüberkülozdan hayatını kaybetmesi nedeniyle dava tarihe "49'lar Davası" olarak geçmiştir. Türkiye'de modern Kürt ulusal bilincinin doğuşunda bir kilometre taşı olan bu davada sanıklar, 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi'nin ardından çıkan af ile 1964 yılında beraat etmiştir.

  • Sonraki davalar: Anter; 1963'te "Kürt devleti kurmaya teşebbüs" iddiasıyla 3 yıl hapis yatmış, 1970'te DDKO (Devrimci Doğu Kültür Ocakları) davasında yargılanmış, 1971 ve 1980 askeri darbelerinde tutuklanmış ve Nusaybin'deki köyünde zorunlu ikamete tabi tutulmuştur. (1965 yılında Diyarbakır’dan bağımsız milletvekili adayı olmuş ancak seçilememiştir.)

1990'lı Yıllardaki Siyasi Faaliyetleri ve Kurumsallaşma Adımları Nelerdir?

İlerleyen yaşıyla birlikte Kürt toplumu nezdinde bir "bilge" ve "Apê Musa (Musa Amca)" figürüne dönüşen Anter, 90'lı yıllarda kurumsal mücadelenin merkezinde yer almıştır:

  • 1990 yılında kurulan Halkın Emek Partisi'nin (HEP) 81 kurucu üyesinden biri olmuştur.

  • Kürt kültürünün ve dilinin araştırılması amacıyla Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM - 1991) ve İstanbul Kürt Enstitüsü’nün (1992) kurulmasına öncülük etmiştir.

  • Yeni Ülke ve Özgür Gündem gibi gazetelerde aralıksız olarak köşe yazıları kaleme almıştır.

Musa Anter (2)

Diyarbakır Suikastı Nasıl Gerçekleşti ve Hukuki Süreç Nasıl Sonuçlandı?

  • Suikast planı (20 Eylül 1992): Kürt Kültür ve Sanat Festivali'ne katılmak üzere Diyarbakır’a giden Musa Anter, 20 Eylül akşamı oteline gelen ve kendisini "arazi anlaşmazlığında ara buluculuk yapması için çağıran" bir şahsın tuzağına düşmüştür. Yanına yeğeni Orhan Miroğlu'nu alarak Seyrantepe (Cumhuriyet) mahallesindeki karanlık bir sokağa çekilmiş ve burada silahlı saldırıya uğramıştır. 72 yaşındaki Anter olay yerinde hayatını kaybederken, Miroğlu ağır yaralı olarak kurtulmuştur.

  • Arkasındaki sırlar: Yıllar sonra eski JİTEM elemanı Abdülkadir Aygan’ın itirafları ve Başbakanlık Susurluk Raporu, cinayetin devlet içindeki yasa dışı JİTEM (Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele) yapılanması tarafından planlandığını ve azmettiricinin "Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım olduğunu kesinleştirmiştir.

  • Davanın akıbeti: 90'lı yılların en büyük faili meçhul cinayetlerinden biri olan bu dava, tam 30 yıl boyunca sürüncemede bırakılmıştır. Sanıkların yakalanmaması nedeniyle uzayan yargılama, 21 Eylül 2022 tarihinde 30 yıllık yasal zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle mahkeme tarafından düşürülmüştür.

Kaynak: Haber Merkezi