Birmingham Üniversitesi ve siber güvenlik şirketi Fuzzware araştırmacıları, cep telefonları başta olmak üzere SIM kartla mobil iletişim sağlayan çok sayıda cihazı etkileyebilecek güvenlik açıkları tespit etti. Araştırmaya göre kötü amaçlı veya ele geçirilmiş bir SIM kart, kullanıcının herhangi bir işlem yapmasına gerek kalmadan cihazın modemine belirli komutlar gönderebiliyor. Testlerde internet bağlantısının kesilmesi, bazı işlemlerin uzaktan tetiklenmesi ve mobil bağlantının daha düşük güvenlik seviyesine sahip 2G ağına yönlendirilmesi gibi riskler ortaya çıktı.

Mobil iletişim teknolojilerinde kullanılan SIM kartların güvenliğiyle ilgili yeni bir araştırma, akıllı telefonlardan elektrikli araç şarj cihazlarına kadar geniş bir cihaz grubunu gündeme taşıdı.

Birmingham Üniversitesi ile siber güvenlik şirketi Fuzzware araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen çalışmada, SIM kart ile cihaz arasındaki iletişim mekanizmasının bazı ürünlerde yeterince sınırlandırılmadığı tespit edildi. Araştırmacılar, söz konusu durumun kötü niyetli kişiler tarafından istismar edilmesi halinde cihazların bazı işlevlerinin kullanıcı bilgisi dışında kontrol edilmesine yol açabileceği uyarısında bulundu.

Araştırmanın sonuçları, ABD'nin Baltimore kentinde düzenlenen 2026 USENIX WOOT Konferansı'nda kamuoyuyla paylaşıldı.

Telefon (2)

26 farklı cihaz üzerinde test yapıldı

Araştırma kapsamında toplam 26 cihaz incelendi.

Bu cihazların 18'ini akıllı telefonlar, 8'ini ise elektrikli araç şarj cihazları ve bağlantılı otomobillerde kullanılan IoT modülleri oluşturdu.

Araştırmacılar özellikle SIM kartların yalnızca kimlik doğrulama ve mobil bağlantı sağlamakla sınırlı olmayan bazı özelliklerine odaklandı. Bu kapsamda SIM kart ile cihazın modemi arasındaki iletişimin nasıl gerçekleştiği ve cihazların SIM üzerinden gönderilen komutlara nasıl tepki verdiği analiz edildi.

SIM karttan cihaza komut gönderilebiliyor

Çalışmanın merkezinde “Proactive SIM” olarak bilinen teknoloji bulunuyor.

Bu özellik, SIM kartın belirli durumlarda cihazın modemine komut gönderebilmesine imkan tanıyor. Normal şartlarda bu mekanizma, mobil operatörlerin ve SIM kartların belirli işlevleri gerçekleştirmesine yardımcı olan teknik bir özellik olarak kullanılıyor.

Ancak araştırmacılar, bazı cihazların SIM karttan gelen komutları yeterince kısıtlamadığını ortaya koydu.

Bu durum, kötü amaçlı hazırlanmış veya güvenliği ele geçirilmiş bir SIM kartın cihaz üzerinde normalde kullanıcı müdahalesi gerektiren bazı işlemleri tetikleyebilmesine yönelik bir risk oluşturuyor.

Telefon K (3)

CATana ile güvenlik açıkları analiz edildi

Araştırmacılar, SIM kart ile cihaz arasındaki iletişimde oluşabilecek güvenlik sorunlarını tespit etmek amacıyla CATana isimli analiz aracını geliştirdi.

Yapılan testlerde bazı cihazların SIM üzerinden gelen komutları yeterli güvenlik kontrollerinden geçirmeden işleyebildiği belirlendi.

Araştırmacılara göre bu durum, SIM kartın yalnızca iletişim sağlayan bir unsur olarak görülmemesi gerektiğini ortaya koyuyor. SIM kart ile cihazın modem yazılımı arasındaki iletişim de güvenlik açısından ayrı bir saldırı yüzeyi oluşturabiliyor.

Bazı cihazlarda internet bağlantısı kesilebildi

Testler sırasında kötü amaçlı bir SIM kart kullanılarak bazı cihazlara çeşitli komutların gönderilebildiği görüldü.

Araştırmacılar, bazı senaryolarda cihazlara ilişkin belirli bilgilerin elde edilebildiğini ve internet bağlantısının kesilebildiğini belirledi.

Bazı Android telefonlarda ise kullanıcı herhangi bir işlem yapmadan belirli internet adreslerinin açılabildiği tespit edildi.

Bu tür işlemler, kötü amaçlı SIM kartın cihaz üzerinde kullanıcı tarafından fark edilmesi zor bazı eylemleri gerçekleştirebilmesi açısından dikkat çekiyor.

Telefon K (4)

4G bağlantısı 2G ağına düşürülebiliyor

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri de bazı cihazların daha güvenli kabul edilen 4G bağlantısından 2G ağına yönlendirilebilmesi oldu.

iPhone'unuzu değiştirmeden önce bu listeye bakın: iOS 27 alacak modeller belli oldu
iPhone'unuzu değiştirmeden önce bu listeye bakın: iOS 27 alacak modeller belli oldu
İçeriği Görüntüle

2G teknolojisinin daha eski olması ve geçmişten bu yana çeşitli güvenlik zafiyetleriyle ilişkilendirilmesi nedeniyle, bağlantının daha düşük güvenlik seviyesine sahip bir ağa düşürülmesi potansiyel risk oluşturabiliyor.

Araştırmacılar bu durumun, SIM kart üzerinden gönderilen komutların cihaz tarafından nasıl işlendiğinin önemini gösterdiğine dikkat çekti.

Elektrikli araç şarj cihazları da risk altında

Güvenlik açığının yalnızca akıllı telefonlarla sınırlı olmadığı belirtildi.

Mobil iletişim için SIM kart kullanan elektrikli araç şarj cihazları, bağlantılı otomobiller ve çeşitli endüstriyel IoT sistemleri de benzer risklerle karşı karşıya kalabiliyor.

Özellikle internete mobil ağlar üzerinden bağlanan ve uzaktan yönetilebilen cihazlarda SIM kart ile modem arasındaki iletişimin güvenliği daha büyük önem taşıyor.

Araştırmacıların gerçekleştirdiği bazı testlerde belirli cihazların bağlantısının kesilebildiği veya cihazların işlevlerinin devre dışı bırakılabildiği ifade edildi.

Üreticilere güvenlik önlemlerini artırma çağrısı

Araştırmacılar, ortaya çıkan bulguların ardından üreticilerin SIM kart ile cihaz modemi arasındaki iletişimi daha sıkı şekilde kontrol etmesi gerektiğini belirtiyor.

Özellikle SIM üzerinden gönderilebilecek komutların sınırlandırılması, komutların doğrulanması ve cihaz yazılımlarında ek güvenlik kontrollerinin uygulanması öneriliyor.

Uzmanlara göre SIM kartların yalnızca kullanıcı kimliğini doğrulayan bir araç olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. SIM kartın modemle gerçekleştirdiği iletişimin de cihazın genel siber güvenlik mimarisinin bir parçası olarak ele alınması önem taşıyor.

Araştırma, mobil bağlantı kullanan cihazların sayısının hızla arttığı bir dönemde, SIM kart ile cihaz arasındaki iletişim protokollerinin güvenliğinin akıllı telefonlardan elektrikli araçlara ve endüstriyel sistemlere kadar geniş bir ekosistem açısından kritik olduğunu ortaya koyuyor.

Kaynak: Haber Merkezi