Yükseköğretime Giriş Sınavı (YGS) sonuçlarının açıklanmasının ardından kıyamet koptu. Önceki gün gerçekleştirilen toplantıda Yozgat Valisi Abdülkadir Yazıcı, sınav sonuçlarına göre Yozgat'ın başarı sıralamasında 62'inci olmasının bir anlamda faturasını, ''Bu sonuçlar karşısından sizi bilmem ama ben utanıyorum!'' diyerek, önce toplantıya katılan milli eğitim müdürlerine, akabinde de okul idarecileri ile öğretmenlere kesti.
Elbetteki başarısızlığın faturasını, başarının mükafatını kabul edenler ödeyecek, ödemeleri de gerekir. Fakat, bu faturanın asıl muhatabının tek başına kurum amirleri ve çalışanı konumundaki öğretmenlerin olduğunu söylersek, o zaman soruna çözüm bulmak yerine, sadece birilerini ''Suçlu'' ilan edip, kendimizi kandırmış oluruz. Sorun çözülemediği için, dünden bugüne gelmiştir, bugünden yarına devrederken, sorun içinden çıkılmaz hal alıp, büyüyecektir.
O nedenlye soruna gerçekçi bir teşhis koymamız gerekir ki, çözümüne yönelik yaptırımları da ona göre istifleyip, uygulama sırasına yerleştirelim. Yoksa havanda su dövmekten öteye bir şey yapmamış oluruz. Dün açıklanan sınav sonuçlarının benzeri sonuçlar karşısında tepki gösterir, sonra unutur gideriz, bir sonraki sınav sonuçlarına kadar.
Sınav sonuçlarında sürekli komşumuz Kırşehir'i örnek alırız. Bu yılda sıralamada 6'ıncı sırada yeralan Kırşehir'in başarısının ilk 10'larda seyretmesinin nedenlerini görmezden gelip, işin ucu birazda bize dokunabileceğini düşünerek, tali konuları gündeme taşımak suretiyle soruna geçici çözümler üretmeyi tercih ederiz, ediyoruz.
Komşumuz Kırşehir'in en büyük ilçelerinden birisi olan Çiçekdağı'da iki tane lise ve dengi okul bulunurken, Yozgat'ın en küçük ilçesinde beldelerdekini saymasak bile en az iki tane lise ve dengi okul bulunmaktadır. Hal böyle olunca Kırşehir'de eğitimde daha az maliyetle daha fazla verim alınırken, Yozgat'ta daha fazla harcama yapılmasına karşın, yeterli gelmemekte, yeterli gelmeyince de yaşanılan ve giderilemeyen sorunlar, sonuca da olumsuz etki yapmaktadır.
Yozgat'ın bütün ilçelerinde hatta bir çok beldesinde birden fazla lise ve dengi okul bulunmaktadır. Adeta ''Okul binası mezarlığını'' andıran bu durumun sonucunun da farklı olmasını beklemek hayalden öteye gitmiyor, gitmesi de mümkün değil.
''Bir okul, bir mühür, bir müdür'' anlayışı ile hiçbir altyapısı bulunmayan ilçelere, beldelere okulların açılması ve bu anlayışın halen devam ettirilmesi eğitimdeki başarının üst düzeye çekilmesini engellemeye devam edecektir. Asıl sorumlu Yozgat'ı ''Okul Mezarlığına'' çevirip, sonrasında da geleceğine yönelik planlamasını Yozgat'ta yaşamamaya göre yapanlardır. Bu zihniyet, dün olduğu gibi bugün de yükseköğrenimi dejenere etmek, Yozgat'ı bu kez de ''Yükseköğrenim mezarlığı'' haline getirmek için vargücüyle çalışıp, bundan da kendisine övünç payı çıkartmaktadır.