ABD Patent ve Marka Ofisine sunulan patent dosyalarında yer alan bilgiler, şirketin akıllı gözlüklere çevredeki kişileri yapay zeka destekli sistemlerle analiz edebilecek bir altyapı kazandırmayı planladığını ortaya koydu.

Şubat ayında sunulduğu belirtilen ve 44 sayfalık dokümandan oluşan patent başvurusunun kamuoyuna yansıması, giyilebilir teknolojilerin bireylerin mahremiyetine yönelik oluşturabileceği risklere ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.

Meta'nın Akıllı Gözlüklerindeki Yüz Tanıma Sistemi Tartışma Yarattı (2)

Sistem çevredeki kişileri analiz edebilecek

Patent dosyasında yer alan teknik bilgilere göre sistem, akıllı gözlük aracılığıyla elde edilen görüntülerdeki kişilerin yüzlerini analiz ederek biyometrik veriler üzerinden kimlik tespiti yapabilecek şekilde tasarlanıyor.

Yapay zeka destekli altyapının, gözlüğün kamerasından alınan görüntüleri işleyerek çevrede bulunan kişiler hakkında çeşitli veriler oluşturabileceği belirtiliyor.

Sistemin yalnızca yüz tanımayla sınırlı kalmayarak elde edilen kimlik bilgilerini kullanıcının konum verileri ve dijital ağlardaki hareketleriyle ilişkilendirebilme potansiyeli de dikkat çekiyor.

Patentte tarif edilen teknolojinin ayrıca elde edilen verilerden otomatik video içerikleri oluşturabilmesi ve Meta'nın diğer dijital hizmetleriyle entegre şekilde çalışabilmesi öngörülüyor.

WhatsApp'tan rehber devrimi: Artık telefon numarası verilmeyecek
WhatsApp'tan rehber devrimi: Artık telefon numarası verilmeyecek
İçeriği Görüntüle

Patent başvurusunun onaylanıp onaylanmayacağı henüz kesinlik kazanmazken, şirketten kamuoyuna yansıyan iddialara ilişkin kapsamlı bir açıklama yapılmadığı aktarıldı.

Gizlilik ve güvenlik endişeleri büyüyor

Yüz tanıma teknolojisinin günlük yaşamda kullanılan bir cihazın içerisine yerleştirilmesi, uzmanlar ve sivil toplum kuruluşları açısından en önemli tartışma başlıklarından biri oldu.

Demokrasi ve Teknoloji Merkezi yetkililerinden Ariana Aboulafia, söz konusu teknolojilerin kötüye kullanılması halinde kişilerin takip edilmesini kolaylaştırabileceği uyarısında bulundu.

Aboulafia, özellikle aile içi şiddet mağdurları, suç mağdurları ve kimliğinin gizli kalmasına ihtiyaç duyan hassas grupların bu tür teknolojiler nedeniyle daha büyük risk altında kalabileceğine dikkati çekti.

Gizlilik savunucuları, bir kişinin kamusal alanda bulunduğu sırada bilgisi ve açık rızası olmadan yüzünün taranması ve kimliğinin belirlenmesinin bireysel mahremiyet açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini savunuyor.

Giyilebilir teknolojiler yeni bir gözetim tartışması başlattı

Akıllı telefonların ardından akıllı gözlüklerin de günlük yaşamda daha fazla kullanılmaya başlanması, gözetleme teknolojilerinin kapsamının genişleyebileceğine ilişkin endişeleri artırıyor.

Kameralı gözlüklerin kullanıcı tarafından fark edilmeden çevredeki kişileri görüntüleyebilmesi, yüz tanıma sistemlerinin bu görüntüler üzerinde çalışması halinde, insanların kamusal alanlarda dahi sürekli izlenebileceği yönündeki kaygıları beraberinde getiriyor.

Uzmanlar, bu tür sistemlerde toplanan biyometrik verilerin nerede saklandığı, kimlerin erişebildiği, ne kadar süreyle muhafaza edildiği ve hangi amaçlarla kullanılabileceği gibi soruların açık biçimde yanıtlanması gerektiğine işaret ediyor.

Meta'nın Akıllı Gözlüklerindeki Yüz Tanıma Sistemi Tartışma Yarattı (2)

Meta'nın geçmiş uygulamaları da tartışma konusu

Meta'nın geçmişte yüz tanıma ve biyometrik veri kullanımı konusunda attığı adımlar da yeni patent başvurusuyla birlikte yeniden gündeme geldi.

Şirketin yapay zeka hizmetlerinde yüz tanıma teknolojilerinin kullanımına ilişkin daha önce yaşanan tartışmaların yanı sıra kolluk kuvvetlerine ve güvenlik sektörüne yönelik teknolojiler geliştiren şirketlerle kurulan iş birlikleri de gizlilik savunucularının eleştirilerine konu olmuştu.

Araç plakalarının izlenmesi ve geniş kapsamlı görüntü verilerinin işlenmesine yönelik sistemlerde yaşanan tartışmalar da gözetleme teknolojilerinin sınırlarının nerede çizileceği sorusunu gündemde tutuyor.

Meta'nın söz konusu patent başvurusundaki teknolojiyi ticari bir ürüne dönüştürüp dönüştürmeyeceği ise henüz netlik kazanmış değil.

Patent başvurularının tek başına bir ürünün kesin olarak piyasaya sürüleceği anlamına gelmediği belirtilirken, teknoloji şirketlerinin yapay zeka ve biyometrik sistemleri günlük kullanılan cihazlara entegre etme çabaları, kişisel verilerin korunması ile teknolojik yenilik arasındaki sınırların nasıl belirleneceği tartışmasını daha da önemli hale getiriyor.

Kaynak: Haber Merkezi