Başkal, yaptığı açıklamada, memur ve emeklilerin alım gücünün artırılması, gelir kayıplarının telafi edilmesi ve ülkenin refahından adil pay almaları için bütçede gerekli kaynakların ayrılması gerektiğini belirtti.
Bütçenin yalnızca devletin gelir ve giderlerini gösteren bir cetvel olmadığını, kaynakların hangi önceliklere göre kullanılacağını ortaya koyduğunu ifade eden Başkal, 2027 yılı bütçesinde emeğin korunması, sosyal adaletin güçlendirilmesi ve gelir dağılımının iyileştirilmesi gerektiğini kaydetti.
Memur ve emeklilerin maaşlarına ek zam yapılması ve refah payı verilmesi için bütçeye kaynak ayrılmasını isteyen Başkal, hayat pahalılığı karşısında maaşların korunamadığını, geçmiş dönemdeki gelir kayıplarının telafi edilmesi gerektiğini ifade etti.
Başkal, kamu çalışanlarına verilen ilave ek ödemenin memur emeklilerine de yansıtılmasını talep ederek, aynı kamu hizmetine yıllarını veren çalışanlar arasında emeklilik döneminde gelir kaybına neden olan uygulamanın sona erdirilmesi gerektiğini belirtti.
Bu konuda gerekli yasal düzenlemenin yapılmasını ve 2027 yılı bütçesinde kaynak ayrılmasını isteyen Başkal, uygulamanın eşitlik ve sosyal devlet ilkeleri doğrultusunda ele alınması gerektiğini kaydetti.

Birinci dereceye gelen kamu görevlilerinin ek göstergelerinin 3600'e yükseltilmesine ilişkin düzenlemenin hayata geçirilmesini isteyen Başkal, 2023 ve 2025 yıllarındaki toplu sözleşme süreçlerinde gündeme gelen konunun artık sonuçlandırılması gerektiğini ifade etti.
Başkal, kamu görevlilerinin yiyecek yardımı ve harcırahlarına ilişkin kararların da uygulamaya geçirilmesini talep etti.
Yiyecek yardımının bütün kamu görevlilerini kapsayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirten Başkal, kurumlar ve personel grupları arasındaki farklılıkların giderilmesini istedi.
Harcırahların da kamu görevlilerinin görev sırasında karşılaştıkları yemek, konaklama ve diğer zorunlu giderleri karşılayabilecek seviyeye yükseltilmesi gerektiğini bildiren Başkal, görev giderlerinin çalışanların kendi maaşlarından karşılanmak zorunda kalmaması gerektiğini kaydetti.
Koruyucu giyim yardımından yararlanması gereken bütün kamu görevlilerinin haklarına erişebilmesi gerektiğini belirten Başkal, uygulamadaki farklılıkların giderilmesini ve bütçede yeterli ödenek ayrılmasını istedi.
Fazla mesai ve nöbet ücretlerinin de çalışma koşulları ve görevin sorumluluğu dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade eden Başkal, bir saatlik fazla mesai ücretinin en az çalışanın normal çalışma süresindeki bir saatlik ücretine denk olması gerektiğini kaydetti.
Başkal, nöbet ücretlerinin de görevin riski ve çalışma şartları göz önünde bulundurularak adil bir seviyeye yükseltilmesini talep etti.
Toplu sözleşme süreçlerinde alınan kararların yıllar geçmesine rağmen sonuçlandırılmamasının çalışanların toplu sözleşmeye duyduğu güveni zedelediğini belirten Başkal, imza altına alınan ve uygulanması beklenen düzenlemelerin sürekli ertelenmemesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye Kamu-Sen olarak hükümetten ve TBMM'deki milletvekillerinden bütçe görüşmelerinde memur ve emeklilerin taleplerini dikkate almalarını beklediklerini bildiren Başkal, ek zam, refah payı, emeklilere ilave ek ödeme, 3600 ek gösterge, yiyecek yardımı, harcırah, koruyucu giyim yardımı ve adil fazla çalışma ücretleri konusunda somut adımlar atılmasını istedi.
Kamu çalışanları ve emekliler için ayrılan kaynağın ailelerin huzuruna, toplumsal refaha ve kamu hizmetlerinin niteliğine yapılan bir yatırım olduğunu belirten Başkal, 2027 yılı bütçesinin birikmiş sorunları ve gelir kayıplarını gidermesini beklediklerini kaydetti.
Başkal, "2027 yılı bütçesi, memurun ve emeklinin bütçesini korumalıdır" ifadesini kullandı.




