Britanya’daki hayvancılık işletmeleri, mavi dil hastalığındaki artış nedeniyle son yılların en yoğun dönemlerinden biriyle karşı karşıya kaldı.
Birleşik Krallık Çevre, Gıda ve Köyişleri Bakanlığı (Defra) verilerine göre, 1 Temmuz 2026 ile 30 Haziran 2027 arasını kapsayan sezonda şimdiye kadar 2 bin 201 vaka kaydedildi. Sezonun henüz üç aylık bölümünün geride kalmasına rağmen ulaşılan bu sayı, önceki üç sezonun toplamını geçti.
Defra, en az bir mavi dil hastası hayvanın bulunduğu işletmeyi bir vaka olarak kabul ediyor. Bu nedenle hastalıktan etkilenen hayvanların toplam sayısının açıklanan işletme vaka sayısından daha yüksek olması mümkün.

Hastalık Hayvanlarda Belirtilere Yol Açıyor
Mavi dil hastalığı, koyun ve sığırların yanı sıra bazı diğer hayvanları da etkileyebilen viral bir hastalık olarak biliniyor.
Hastalık hayvanlarda ateş, ülser, baş bölgesinde şişme ve topallama gibi belirtilere neden olabiliyor. Bazı vakalarda hayvanın dili mavi renge dönüşebilirken, dilin ağızdan dışarı çıkması da görülebiliyor.
Hastalığın en ağır seyrettiği durumlarda ise hayvanların yaşamını yitirebildiği belirtiliyor.
Virüs Küçük Sineklerle Yayılıyor
Afrika kökenli olan mavi dil virüsü, ısırıcı küçük sinekler aracılığıyla bulaşıyor. Virüsün son 20 yılda Avrupa’ya yayıldığı belirtilirken, Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü bu gelişmeyi iklim kriziyle ilişkilendiriyor.
İngiltere’de mevcut vakalara neden olan ve BTV-3 olarak bilinen mavi dil virüsü serotipinin ilk kez 2023 yılında tespit edildiği aktarıldı.
Hastalık insanları veya gıda güvenliğini etkilemiyor. Buna karşın hayvancılık işletmeleri açısından hastalığın takibi ve hayvanların korunması önem taşıyor.
Çiftçiler Aşı Temininde Zorluk Yaşıyor
Çiftçiler hayvanlarını mavi dil hastalığına karşı aşılayabiliyor. Ancak Ulusal Çiftçiler Birliği Başkan Yardımcısı Robyn Munt, aşı tedarikinin “talebe göre işleyen bir süreç” olması nedeniyle çiftçilerin aşılara ulaşmakta “gerçekten zorlandığını” söyledi.
Munt, çiftçilerin hayvanlarını belirtilere karşı sürekli kontrol etmek zorunda olduğunu belirterek, mevcut koşulların işletmeler üzerindeki yükü artırdığını ifade etti.
Munt, “Kuraklığın iklim kaynaklı etkileri nedeniyle hayvancılık işletmelerinin beklemedikleri pek çok maliyetle karşılaştığı bir yılda, hayvanları aşılamak ve ardından muhtemelen mavi dil hastalığına yakalanan hayvanları tedavi etmek zorunda kalmak, çiftlik işletmeleri üzerinde daha fazla iş yükü ve stres yaratıyor” dedi.
Hastalık İskoçya’ya Kadar Ulaştı
Mavi dil hastalığının bu yaz ilk kez İskoçya’ya geçtiği ve kuzeyde Aberdeenshire’a kadar uzanan bölgelerde tespit edildiği belirtildi.
Birleşik Krallık’ın birçok bölgesinde sıcaklıkların, virüsü taşıyan sineklerin bünyesinde gelişmesine elverişli seviyelerde kalmaya devam ettiği ifade edildi.
Enerji ve İklim İstihbarat Birimi kıdemli analisti Tom Cantillon, bu yıl yaşanan rekor salgının “gelecekte yaşanacakların habercisi” olduğunu söyledi.
İklim Değişikliği Hastalıkların Yayılımını Etkiliyor
Cantillon, “İklim değişikliği daha ılıman kışların ve daha sıcak yazların yaşanma olasılığını artırırken, bir zamanlar burada hayatta kalamayan zararlılar ve hastalık etkenleri artık yerleşebiliyor. Bu durum yalnızca çiftçileri değil, toplumun genelini de derinden etkileyecek” dedi.
Bu yazın başlarında Zika virüsü ve dang hummasını bulaştırabilen sivrisineklerin Londra’nın doğusundaki evlerde ürediğinin tespit edildiği aktarıldı.
Uzmanlar, hızla ısınan iklimin “istilacı sivrisineklerin daha fazla yayılmasına” yol açabileceğini öngörüyor.




