Yaklaşan genel seçimlere çok fazla bir zaman kalmadı lakin. Yozgat'ın, Yozgat'lının en büyük sorunu yine işsizlik.
    Hatırlarsınız, bundan uzun bir süre önce YOZGAT için; önce Atatürk tarafından 'Cezalı şehir' yok 'Sürgün yeri' olmadı, Alay'ın Yozgat'tan alınıp götürülmesi, ardından Yozgat için çok büyük önem taşıyan, fabrikaların birer birer kapanması ardından, Sanayi'nin doğru yere taşınmaması, iki dağın arasındaki, o Yozgat'ın bir çok Kurumu'nun yıllarca hep aynı yerlerde kalması; Yozgat'ın Sorgun'a yada Yerköy'e doğru gelişmesi için birtek proje, yaklaşımda bulunmayan yöneticilerimiz ile Yozgat'ın yılardır tek caddesi olan, Lise caddesi ki, bir çok insan gibi bu caddeye ben mecburiyet caddesi adını vereceğim. Ve daha bir çok etken...
    İnanın beni en çok üzen şeylerden bir taneside yıllardır Yozgat'lının bir birini tutmamasının yanında dışarı'dan gelen yabancı insanlar'a inanıp, kucak açması olmuştur. Kısaca, bir Kayseri, bir Kırşehir, bir Çorum illeri kadar olamamamız, en büyük ayıbımız değilmidir?
    Kendi insanı ile hiç bir zaman barışık olmayan tek il, olması garip değil mi? Böyle oluncada sahipsiz bir şehir olmak'tan asla kurtulamamıştır.
    Evet 1950'den 1975'li yıllar arasında Yozgat gerçek'ten şehir hayatı'nın yaşandığı bir il idi. Bu yıllarda Yozgat'ta Eğitim, Öğretim seviyesi, çok yüksek bir şehir olması'nın yanıda, Sosyal, Kültürel olayların var olduğu ve wwwwtürkiye'ye bu zaman dilimlerinde çok kıymetli insanlar yetiştirile bilen Yozgat iken, bugün ne yazık ki hep geriye gider olduk.
    Oysa gelin görün ki, Ankara'yave Kayseri'ye çok yakın olan bu şehrin, şu an bu durumda olması da gerçekten de garip!
    Hiç değişmeyen, hiç gelişmeyen bir şehir olmamalıydı. Bu ne Yozgat'a, nede Yozgat'lıya yakışmıyor.
    Bütün bu gerçeklere rağmen, bakıyorum da etrafım'a ağzı olan herkes konuşuyor, konumaya, konuşarak iş yapılmadı, yapılmaz da!
    Ama bakıyorum da konuşmaya, eleştirmeye gelince herkes konuşuyor, küçüğünden tutunda büyüğüne kadar konuşuyor, eleştiriler hep olumsuz, hep negatif o kadar ki, kahvelerimiz, cafelerimiz işsiz insanlar ile dolup taşmakta ve bu kahvehanede ki işsiz insanlar özellikle onlar, en iyi ekonomiyi yürüten, siyaseti en iyi yapan'da yine bu insanlar. Lakin bu kahveleri dolduran insanlarımız'ın en büyük sorunu, evlerine, çocuklarına bir ekmek götürememek!
    Yozgat'ın elinde şu an Akparti iktidarın da ki, en güçlü ismine, en güçlü temsilcisi olan Sn; Cemil çiçek gibi çok kıymetli bir fırsat var iken, bizler, bizi yöneten bürokratlarımız, yöneticilerimiz bu insan'dan istifade etmedik, edemedik'te, ama neden Sayın Cemil Çiçek ve diğer bürokratlarımız, ve Yozgat'ın ileri gelen Tüccarları, Esnafları, Oda Başkanları, Sn; Belediye Başkanımız bu şehrimize sahip çıkmalı.
    Yeni, yepyeni projeler üretip, ürettiğimiz projelerimizi Sayın Cemil Çiçek'e götürmeli, Yozgatlı için yeni fabrikalar, istihdam alanları kurulmalı, bütün hepimiz taşın altına elimizi koyup çalışmalıyız.     Haydi gelin, Üniversite'yi bütün birimleri ile biran önce gelmesi için çalışalım; sadece konuşmayalım. Yozgat'ı, Yozgat'lıyı bütün sıkıntılarından kurtaracak projeler, fabrika sahaları için savaşalım.