ABD’ de uçan Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's (S&P) kelebeği, ABD'nin "AAA" olan kredi notunu geçtiğimiz hafta cuma günü "AA "ya indirdi, bununla da kalmadı ABD'nin uzun vadeli borcuyla bağlantılı mortgage devleri Fannie Mae ve Freddie Mac'in de kredi notunu düşürdü. İki kuruluşun kredi notu da AAA'dan AA'ya indirdi.
    Durum böyle olunca da dünyanın bir çok bölgesi fokurdamaya başladı. Türkiye’ de bu küresel ısınmadan payını aldı ve almaya da devam ediyor… Dolar 1,77; Euro 2.51; çeyrek altın ise 1.75’ leri gördü.  İMKB ise hemen her gün % 5 - 10 civarında eriyor…
    Çarşambanın gelişi Perşembeden belli değil miydi? Hatta Cumadan beridir bilinmiyor, beklenmiyor muydu?
    Tabii ki biliniyordu ve seçimlerden hemen sonra birazcık piyasayı bilen, okuyan vekiller, bakanlar uyarıda bulunmuş, dikkatli olmamızı belirtmişlerdi, bu da aynen sel yağışlardan dolayı çiftçiyi sele karşı uyaran meteoroloji düzeyinde olmuş, hiç kimse üzerine almamıştı, zar alsaydı da pek de fazla bir şey fark etmeyecekti ya…
    Hükümet Başkanı da çok değerli ve engin ekonomi bilgisi ile geç de olsa bizleri geçtiğimiz hafta uyardı ve araba alacağınıza ev alın kiradan kurtulun, lüks evlere ise şimdilik fazla bulaşmayın, israf da etmeyin, dedi…
    Evet, Türk Milleti de zaten bu önemli açıklamayı bekliyordu zaten (!)
    Ramazan nedeni ile 0.75 kuruş olan biber bile 3 TL’ yi bulmuş, emekli, esnaf, gariban evine rızkını götürme derdinde, piyasa fiyat artış rekorları kırıyor, araba almayın ev alın, sakın lüks eve meyletmeyin, zinhar israf etmeyin, demek acep ne ola?
    Gündemde ise varsa yoksa Somali’ deki açlar, tamam ben de yardımda bulundum, eyvallah da, onlarca yıldır Afrika’ nın her yerinde açlıktan ölümler yoktu da, bu sorun bir günde mi ortaya çıktı, üstelik Türk uçaklarının önünde secdeye kapanıyorlarmış, ben de ailem ile birlikte oraya gitmeyi planlıyorum, diye açıklamalar yapılıyor, eeee gidilecek de ne olacak?
    Bir de her türlü iç sorunumuzu halletmişiz gibi kendi kendimize, pardon, -ABD ile birlikte- gelin-güvey olduğumuz Suriye meselesi ile enerjimizi tüketip, duruyoruz… Dışişleri Bakanımız 6,5 saat boyunca Esed’ e nasıl bir yanlış yolda olduğunu anlattı, aradan 24 saat geçmeden dış politikada büyük bir başarı olarak gösterilen Hama’ daki tank ve ağır silahların geri çekilmesi ile övünüp, duruyoruz.
    Eyvallah, belki bu da bir başarıdır ama seçimlerden bu yana 60 civarında şehidimizin olduğu konuda Yılmaz Özdil üstadın da belirttiği üzere ancak oğlunun sünnet düğününü, doğum gününü göremedi, Ramazan, Ramazan’ da şehit oldu gibi bağlantılısı olmayanların haber konusu olamadığı, mekânları cennet ile müjdelenmiş şehitlerimizin haber bile olamadığı buz gibi gerçeklerimiz ile ilgili en ufak bir girişim bile yok…
    Anayasa değişikliği ile ilgili konuların üstü kalın bir perde ile örtülü iken alelacele 2 B’ nin geçirilip nerede ise bedavaya satılmaya çalışılması ise mevcut hükümetin Ülkemiz sorunlarına bakışının bir aynası gibi.
    Ne yaparsınız, Ortadoğu’ ya, Balkanlar’ a, Avrupa’ ya, KKTC’ ye hatta tüm Âlem’ e Nizam verme gayretkeşliği içerisindeyiz ne var ki ne evimizin önünü temizleyebiliyoruz ne de arka bahçemizdeki ayrık otlarını görüyoruz.
    Varsa yoksa Türk Milleti’ ne “Uyusun da büyüsün” ninnisini terennüm edenleri alkışlamaya devam, uyanınca bizi nasıl bir Türkiye bekleyecek?
    Ne siz sorun ne de ben söyleyeyim…