Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmesi beklenen 12’nci Yargı Paketi kapsamında, banka hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik daha ağır yaptırımlar getirilmesi planlanıyor.
Hazırlanan düzenleme ile özellikle suç örgütlerinin ve dolandırıcılık şebekelerinin para transferlerinde kullandığı banka hesaplarının önüne geçilmesi amaçlanırken, hesaplarını bilerek kullandıran kişiler için ayrı bir suç tanımı oluşturulması gündemde bulunuyor.

IBAN Dolandırıcılığına Karşı Yeni Adım
Son dönemde birçok vatandaş, bilgisi dışında gerçekleştirilen para transferleri ve dolandırıcılık faaliyetleri nedeniyle mağduriyet yaşarken, soruşturmalarda suç gelirlerinin çoğu zaman üçüncü kişilere ait banka hesapları üzerinden aktarıldığı tespit ediliyor.
Adalet alanında hazırlanan yeni düzenleme ile birlikte, banka hesaplarını belirli bir ücret veya menfaat karşılığında başkalarının kullanımına açan kişilerin doğrudan sorumlu tutulması hedefleniyor. Böylece dolandırıcılık zincirinde yer alan hesap sahiplerinin tespiti ve cezalandırılması daha kolay hale gelecek.
Taslak çalışmada dikkat çeken en önemli başlıklardan biri, “hesap kullandırma” fiilinin bağımsız bir suç olarak düzenlenmesi oldu.
Mevcut uygulamada hesap sahipleri çoğu zaman nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendiriliyor. Ancak yeni düzenleme ile hesabını bilerek ve isteyerek suç faaliyetlerinde kullanılmak üzere başkasına veren kişiler için ayrı bir ceza mekanizması oluşturulacak.
Bu sayede dolandırıcılık eylemini gerçekleştiren kişiler ile hesabını kullandıran kişilerin hukuki sorumluluklarının daha net şekilde belirlenmesi amaçlanıyor.
1 Yıldan 3 Yıla Kadar Hapis Cezası Gündemde
Taslak metin üzerinde yürütülen çalışmalarda, hesaplarını suç amaçlı kullanıma açan kişiler için 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.
Bunun yanı sıra hapis cezasına ek olarak adli para cezası uygulanması seçeneği de değerlendiriliyor. Düzenlemenin yasalaşması halinde, banka hesabını kiralayan veya para karşılığı kullandıran kişiler ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kalabilecek.
Yetkililer, özellikle gençlerin ve ekonomik sıkıntı yaşayan vatandaşların küçük miktarlarda para karşılığında hesaplarını başkalarına kullandırmalarının ileride ağır hukuki sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Yeni düzenlemede en kritik başlıklardan biri de “kast” unsurunun belirlenmesi olacak.
Yargı makamları, hesabın suçta kullanıldığını kişinin bilip bilmediğini ve kullanımın bilinçli şekilde gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirmeye devam edecek. Yargıtay kararlarında da uzun süredir kast unsurunun önemli bir kriter olarak kabul edildiği biliniyor.
Bu nedenle hesabını farkında olmadan kullandıran kişiler ile bilinçli şekilde suç faaliyetlerine aracılık eden kişiler arasındaki ayrımın daha net yapılması hedefleniyor.
Vatandaşlara e-Devlet Üzerinden Hesap Kontrolü Çağrısı
Uzmanlar, dolandırıcılık risklerine karşı vatandaşların kendi adlarına kayıtlı banka hesaplarını düzenli aralıklarla kontrol etmelerini öneriyor.
e-Devlet üzerinden erişilebilen “Mevduat/Katılım Fonu Hesabı Bulunan Banka Sorgulama” hizmeti sayesinde vatandaşlar, hangi bankalarda aktif hesaplarının bulunduğunu görüntüleyebiliyor. Bu yöntemle kişinin bilgisi dışında açılmış olabilecek hesapların tespit edilmesi mümkün oluyor.
Uzmanlar ayrıca banka hesap bilgilerinin, IBAN numaralarının, mobil bankacılık şifrelerinin ve doğrulama kodlarının üçüncü kişilerle paylaşılmaması gerektiğini vurguluyor.
IBAN dolandırıcılığıyla mücadele kapsamında hazırlanan düzenlemenin, etki analizlerinin tamamlanmasının ardından 12’nci Yargı Paketi içerisinde TBMM Başkanlığı’na sunulması bekleniyor.
Teklifin yasalaşması halinde, banka hesabını para karşılığında kullandıran veya suç örgütlerine aracılık eden kişilere yönelik yaptırımların artırılmasıyla birlikte dijital dolandırıcılık olaylarının azaltılması hedefleniyor. Yeni düzenleme, özellikle son yıllarda hızla artan IBAN ve hesap kiralama yöntemleriyle işlenen dolandırıcılık suçlarına karşı önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.







