Ramazan ayına ait eğlencelerin başında Karagöz ile Hacivat ilk sırada akla gelir. Bu oyun tamamen bir gölge oyunundan ibarettir. Gölge tekniğinin ne zaman, nasıl kullanıldığına dair kesin bir bilgi bulunmamaktadır.
Karagöz top sakallı şapkasında çiçek figürü bulunan, sevimli, biraz tuhafça olan, aklına geldiği gibi konuşan, lafını düşündüğü gibi söyleyen süzgeçten geçirmeyen, özü sözü bir olan kişidir.
Hacivat ya da Hacı cav cav çenesine doğru iki elini üst üste getirip tutan, sivri sakallı, biraz mürekkep yalamış, yabancı kelimeler kullanarak konuşmayı seven tüm zamanların adamıdır.
Karagözün tam zıddı bir kişiliğe sahiptir. Gölge oyununda birbirleriyle sürekli atışarak komiklikler yaparlar. Sataşmaları atışmaları komiklikler içinde gerçekleşir. Konuşmalar kafiyeli bir şekilde seyircilere sunulur. Yaptıkları bu komikliklerle de izleyenlere keyifli anlar yaşatırlar.
Gölge oyununun sergilenmesini gerçekleştirenler Karagöz ustalarıdır.
Ramazan ayının diğer eğlencesi de Ortaoyundur. Ortaoyun canlı olarak yapılır. Açık alanlarda tiyatro oyunu gibi oynanır. Oyunun belirli bir konusu yoktur. Oyuncular da ortaoyunu sanatçılarından oluşur. Dekor ise azdır. Sadece ihtiyaca yetecek kadar olanı kullanılır.
Kavuklu, Karagöz gibi esas komik olandır, güldürür. Pişekar da Hacivat’a benzetilir. Kültürlü olduğu kadar akıllıdır da.
Kısacası Karagöz Kavuklu, Hacivat da Pişekar olarak düşünülebilir.
Bir de meddahlık vardır. Oldukça ilgi gören bir eğlence olmuştur.
Maddahlıkta önemli olan taklit yeteneğinin bulunmasıdır. Tek kişinin oynadığı bir oyundur. Büyük sanatlardan biri olarak kabul görmüştür.
Karagöz, Hacivat, Kavuklu, Pişekar ve meddahlık en önemli kültürel hazinemizdir, mirasımızdır. Bütün bunlar nostaljik ramazan eğlencelerimizdir.
Alçacık dallı
Yemesi ballı (kiraz)
Hanım içerde
Saçı dışarıda (mısır, darı)
Dalında yeşil
Çarşıda siyah
Evde kırmızı (çay)
İki kaşık
Duvara yapışık (kulak)