Smith’in iddialarına göre, bu dini hareket, 1820’li yıllarda başlayan bir dizi vahiyyle şekillenmiş olup, Mormonizm, kendine özgü inançları ve öğretileriyle Hristiyanlıkla ciddi teolojik farklar barındırır. Mormonizm, tarihi açıdan, geleneksel Hristiyanlığın inançlarına dayanmayan, farklı bir din olarak ortaya çıkmıştır.

JOSEPH SMİTH VE MORMONİZMİN KURULUŞU
Mormonizmin temelleri, Joseph Smith’in 1820’lerde, New York’un Palmyra kasabasında yaşadığı ruhsal deneyimlere dayanır. Smith, bu dönemde, kendisinin İsa Mesih ve melek Moroni tarafından görüldüğünü iddia etmiş ve bu olaylar, Mormon hareketinin başlangıcını oluşturmuştur. Smith'in anlatısına göre, 1823 yılında Moroni, ona altın levhaları keşfetmesi için bir yönlendirme yapmış ve 1827 yılında bu levhalardan, "Mormon Kitabı"nı yazması için Smith'e vahiy verilmiştir.
Resmi olarak Mormon hareketinin doğuşu, 1830 yılına dayanır. Joseph Smith, yazdığı "Mormon Kitabı"nı yayımlayarak, kendi dini inançlarını topluluğa sunmuştur. Bu kitap, Smith’in iddialarına göre, 4. yüzyılda yaşamış Moroni adlı bir melek tarafından eski bir Amerikan uygarlığına ait bilgileri içeren levhalardan aktarılmıştır. Mormon Kitabı, New York’un Palmyra köyünde altın levhalara yazılmıştır. Kitabın içeriği, Amerika kıtasında bir zamanlar var olan eski halkların inançlarını ve tarihlerini anlatmaktadır.
Mormonlar, kendilerini Hristiyan olarak tanımlasalar da, inanç sistemlerinin temelinde Hristiyanlıkla büyük teolojik farklılıklar bulunmaktadır. Mormonizm, Hristiyanlığın birçok temel inancını benimsemez ve geleneksel Hristiyanlıkla önemli çelişkiler içerir. Örneğin, Mormonlar Tanrı'nın, başlangıçta ölümlü bir insan olduğuna, daha sonra Tanrı olmayı başardığına inanırlar. Bu inanç, Hristiyanlığın temel doktrinlerinden biri olan Tanrı'nın kutsal ve ezeli doğasıyla doğrudan çelişir.

Mormonizmde, "Üçlü Birlik" kavramı da geleneksel Hristiyan inançlarından farklıdır. Hristiyanlıkta Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un bir ve aynı Tanrı olduğu kabul edilirken, Mormonlar bu üç figürün farklı Tanrılar olduğuna inanırlar. Bu anlayış, Mormonizmin, Hristiyanlıkla teolojik olarak ne denli farklı bir yol izlediğini gösteren temel bir örnektir.
KUTSAL KİTAP VE MORMON KİTABI ARASINDAKİ ÇELİŞKİLER
Mormonlar, hem Kutsal Kitap'ı hem de "Mormon Kitabı"nı kutsal kabul ederler, ancak bu iki metin arasında birçok konuda büyük çelişkiler bulunmaktadır. Kutsal Kitap'ta, Tanrı ve insan arasındaki ayrımın, Adem ve Havva'nın yasak meyveden yemesiyle başladığı belirtilir. Bu olay, Hristiyanlıkta insanın günahkâr doğasının temelini oluşturur. Ancak Mormonlar, Adem ve Havva'nın yasak meyveden yemesinin kötü bir şey olmadığını savunurlar. Onlara göre, bu eylem, insanlara bilgi ve farkındalık kazandırmış, dolayısıyla insanlık için iyi bir sonuç doğurmuştur.
Bunun yanı sıra, Mormonizmde Aden Bahçesi'nin Amerika kıtasında yer aldığı iddia edilir. Ancak Kutsal Kitap ve tarihsel veriler, Aden Bahçesi'nin Orta Doğu’da, özellikle de Mezopotamya bölgesinde olduğunu belirtmektedir. Bu da, Mormonizmin tarihsel ve coğrafi bağlamda Kutsal Kitap’la çelişen bir görüş sunduğunu ortaya koyar.

Mormonlar, Tanrı’nın lütfuna ancak insanın kendi çabalarıyla ve elinden gelen her şeyle layık olabileceğini savunurlar. Kutsal Kitap’a göre ise, insanın kendi çabası ve yapabileceği şeyler, Tanrı'nın bağışlayıcı lütfunu elde etmeye yetmez. Hristiyanlık, İsa Mesih’in çarmıhta ölmesinin, insanların günahlarının bağışlanmasının tek yolu olduğunu öğretirken, Mormonlar bu öğretiyi reddeder. Mormonizme göre, insan çabası ve İsa Mesih’in kurbanı, bir bütün olarak kurtuluşun sağlanmasında önemli bir rol oynar.
Bununla birlikte, Mormon Kitabı'nda Kutsal Kitap'ta yer alan pek çok kavram ve öğreti yer almaz. Örneğin, Kutsal Kitap'ta yer alan "Antlaşma Sandığı", "Kefaret Günü", "Çardaklar Bayramı" gibi dini ritüel ve kavramlar, Mormon Kitabı'nda yer bulmaz. Bu da, Mormonizm ile Hristiyanlık arasındaki derin inanç farklarını pekiştiren bir başka örnektir.
Mormonizm, Hristiyanlıkla birçok temel inançta çelişen, 19. yüzyılda ortaya çıkmış bir dindir. Smith’in yazdığı "Mormon Kitabı", Kutsal Kitap ile çelişen bir dizi öğreti sunar ve bu kitap Mormonizm'in temel metni olarak kabul edilir. Hristiyanlık, başlangıcından itibaren belirli bir doktrin etrafında şekillenmişken, Mormonizm bu doktrine yeni öğretiler ekleyerek, 1800 yıl sonra farklı bir yol izlemiştir.
Hristiyanlıkta Tanrı’nın birliği ve ezeli sözünün değişmediği kabul edilirken, Mormonizm farklı iddialarla bu öğretileri sorgular. Mormonizm, Hristiyanlığın geleneksel öğretilerine ek olarak yeni bir doktrin geliştirmiştir ve bu doktrin, pek çok Hristiyan tarafından kabul edilmemektedir. Sonuç olarak, Mormonizm, Hristiyanlıktan bağımsız olarak, kendi özgün dini yapısını oluşturmuştur.





