Sorgun ilçesinde bulunan Şeker Fabrikasını'nın özelleştirme kapsamına alınmasının getirdiği sorun ve sıkıntılar defalarca gündeme getirildi, konuşuldu, tartışıldı, tartışılıyor, tartışılacak.
Geçtiğimiz yıl yanılmıyorsam Ekim ayı içerisinde Yozgat'a gelen Türkiye Şeker Sanayi İşçileri Sendikası Şube Başkanı Ömer Macit ve arkadaşları, yaptıkları görüşmeler sonucunda, özelleştirmenin durdurulup, yeni çıkacak olan yasa ile fabrikanın kapatılmayacağını, satışın öncelikle üreticiye ve çalışana yapılmasının önünü açılacağını vurguladı.  Yapmış olduğu basın açıklaması da yerel basında geniş yer buldu.
Bunun doğru olması temennisinde bulunmama karşın, söylemlerin gerçeği yansıtmadığına dikkat çekip, o dönemde gündemde olan yerel seçimlerin bir yıl önceye alınmasına yönelik çalışmalarla bir bağlantısının bulunduğunun altını çizmiştim.
''Umarım umutlarınmız boşa çıkmaz'' diyerek başladığım konuşmamda, ''Size söz verenler doğruyu söylemiyor, siyaset yapıyorlar. Bu sizin direncinizi kırmaya yönelik bir adım'' uyarısında bulunduğum da Macit, ''Yok bu sefer kesin, söz verdiler'' dedi, bu sözün takipçisinin de hükümetin iki numaralı isminin olduğunun altını çizdi.
Yeri gelmişken itiraf etmekte yarar görüyorum; ''Hükümetin Yozgatlı iki numarası bir konuda söz vermiş ise, onun gerçekleşmeyeceği gibi, tam tersinin hayat bulacağı gibi'' bir his var içimde. Bu hissimde de bugüne kadar yanılmayı, vermiş olduğu bir sözün yerine getirilmiş olmasını çok isterdim, olmadı, olmuyor, olmayacak gibi.
Her ne ise, o konu başka bir konu. Biz asıl konumuza dönersek, dünkü gazetelerde Macit'in yeni bir açıklamasına yer verildi. ''Yeni Şeker Kanunu tasarısının şeker üreticisinin beklentilerini boşa çıkardığını'' belirten Macit, ''Yeni tasarıda şeker katılan NBŞ kotasının artırılıp, yerine diğer tatlandırıcılar tabirinin kullanılmasını büyük bir kaygıyla takip ettiklerini'' bildirdi.
Keşke, çok oldu geçeli ama hepsi birer ''1 Nisan Şakası'' olsaydı. Ama değil. Dünyada tarım sektörü özel bir konuma gelip, organik üretim konusunda ciddi adımlar atılırken, Türkiye'de ne yazıkki tarım sektörünün önüne konulan engellerin sayısı ve boyutu da giderek artırılmaktadır. Sesi çok çıkan insanların önüne çıkartılan ''Korku Tüneli'' şimdilerde yerini, ''Ödüllendirme'' taktiğine bırakmıştır.
Yozgat'ta Şeker Fabrikası çalışanları ''Erken seçim'' havası içerisinde kandırılmış, rehavete sürüklenip, daha önce kabul edilmeyenlerin üzerine daha ağırları konulara yasalaştırılmıştır. Şimdi şeker çalışanları ve üreticileri feryat etsede, iş işten geçmiş, her şey ''Oldu bittiye'' getirilmiştir.
Gerçi, ''Yaptım'' demiş olsalar da değişen pek bir şey yok. Sokakta konuşmaktan korkan bir toplum, sandık başına gittiğinde de korkmalı ki, sonuç değişmiyor. Dün destek verenlerin sayısı her geçen gün biraz daha artıyor.
Yeni bir anket sonucu geldi. Ne kadarı doğru bilmem ama yapılacak olan ilk seçimlerde yine benzer tablonun çıkacağı gerçek.