Bu günden tezi yok, söz bitip yemin edilmeli.
    Öyle bir yemin edilmeli ki o yemin adı: “Gök girsin kızıl çıksın” olmalı…
    Hakkari’de bölücü hainlerin düzenlediği şerefsizce saldırının ardından 11 ocağa daha ateş düştü.
    Bu ve bunun gibi nice ateşler yaktı bu milletin bağrını.
    Ama yeter…
    Bu ülkeyi yönetenlerin, etkisi ve yetkisi olan insanların Türk milletinin huzurunda terörü bitirme yemini etmesinin zamanı artık geldi.
* * *
    Düşüne biliyor musunuz bir şehit evinin yaşadığı acıyı, ızdırabı…
    Ateşin düştüğü yeri,
    Yanan yürekleri,
    Ve her şeyden önemlisi üç beş şerefsizin ihanet kurşunu ile yaşanan ölümün ızdırabını.
    Çarşamba günü Hakkari’den geldi yürek yangını.
    O yangın ki yıllardır süre geliyor.
    Bir gün benim evimde, daha sonraki gün senin, daha daha sonraki gün diğerlerinin evinde.
    Ama ihanet yangını hep yanı başımızda.
    Terör her geçen gün azdıkça azıyor.
    Bu azgınlığın sebepleri de var elbette.
    Onlar daha düne kadar inlerinden çıkaramadıkları başlarını bu gün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gezdiriyorlar.
    En afilli toplantılarda,
    Devlet parasıyla yurt dışlarındalar.
    İhanetin pirim yaptığını anladıkları gün şımardıkça şımardılar.
    Kandilden kırmızı halılarla indikleri gün belliydi bu günlerin yaşanacağı.
    İhanetin pazarlığı, orta yolu olur mu?
    Allah aşkına İmralı’daki şerefsizin sözünden senet olur mu?
    Olmazsa o cani düne kadar neden muhatap alındı.
    Alınmadıysa bu saldırıların talimatını kim veriyor, planlar nerede, ne şekilde kimlerin desteği ile yapılıyor?
* * *  
    Biri Yerköy’den 11 askerimizin şehit olduğu son olay yüreklerde yakacak yer bırakmadı.
    Bu gün Yerköy’de şehidine veda edecek Yozgatlı.
    Acısını yüreğine basacak bir yiğidi daha kara toprağın bağrına emanet edecek!
    Ya biz…
    Allah rahmet eylesin’den öteye gitmeyecek üzüntümüz.
    Belki biraz vah, ondan ötesi inan yok!
    Çünkü yangın yeri orası, onu anlamak için her an bir şehit babası, eşi, kardeşi gibi düşünebilir miyiz?
    Nerede o hassas düşünce, nerede o kalp, hissiyat!
    Ne gariptir millet olarak milli değerlere olan hassasiyetimiz de yok olmaya başladı.
    Teröre lanet okumayı, bir devlet politikası olarak gösterilen sözde açılımlara karşı durmak gibi gördüler/gösterdiler!
    İhanet odaklarına şamar atmanın cezasını vatanını ölümüne sevenlere kestiler.
    Ve bu gün ihanet her yerden hortluyor.
* * *
    İki arkadaşım vatani görevlerini yaparken şehit oldular.
    Bir de arkadaşımın ağabeyi,
    Komşumun yarbay oğlu şehit oldu!
    Var mı yanında, yakınında şehidi olmayan.
    Bu günden tezi yok yemin etmeli bu vatanın yönetimini elinde bulunduranlar.
    Demokrasi ve hukuk denilen kavramlar bir kenara bırakılıp ihanet kurşunu sıkanların önce eli,
    Daha sonra nefes alan boğazı kesilmeli…
    Kökünden kurutulmalı arkadaşım kökünden.
    Masa başından ahkam kesiyorum belki, belki kuru sıkı atıyorum, öyle kolay değil bu işler.
    Ama bu işin ucu bucağı kalmadı.
    Bu milletin yüreğinde yanacak yer yok artık.
    Savaş olur anlarız, cephede aslanlar gibi ölümüne koşarız kurşunlar üzerine.
    Ama sen 20 yaşına kadar besleyip büyüteceksin, gözünden sakınacaksın, vatana kurban olsun diye gözünü kırpmadan kışlasına göndereceksin.
    Fakat bir şerefsiz, hain kurşun yolda yürürken vuracak onu.
    Kan davası mı lan…
    O da değil.
    Neyin davası?
    Bu gün bir şehit cenazesi var     Yozgat’ta.
    Orada olmak istemiyorum, yanan yüreklerin gözlerinden süzülen haykırışı görmeye dayanamıyorum.
    Bu günden tezi yok yemin etmeli, dönmemek üzere, bitirmek, kökünü kurutmak üzere,
    Etmeli “Gök girsin kızıl çıksın…”
    Dönmemecesine…
YOZGAT RÜZGARI
Annelerin isyanı…
Nasıl isyan etmesinler.
    Onların da yavrusu var, onların da yürek sızıları.
    9 aylık gezinti mi evlat sahibi olmak.
    Ömürlerini vermişler bir evlat yetiştirmek için.
    Askere, vatan için ölmeye göndereceklerini bildikleri kına kuzular yetiştirdiler.
    Ama bu şekilde öleceklerini düşünmediler hiçbir zaman kalleş bir kurşunla.
    Dün Cumhuriyet Meydanı’na indi 10 kadın.
    Emniyetten izinsiz gösteri yapma pahasına.
    Yüreklerindeki yangını dile getirdiler, yeter dediler…
    Kim için, kendi evlatları için değil belki ama bu güne kadar vatan için can veren ana kuzuları için.
    Her ananın yüreği aynıdır.
    O yürekte koca bir dünya yaşar, o dünyanın hazinesidir evlat sevgisi.
    Bu gün evlat acısı ile yanan annelerin yürek yangını tüm     anneleri yakıyor.
    Kınalı kuzular kara toprağın bağrına düştükçe annelerin yürek yangını büyüdükçe büyüyor. 
    Yakmayın anaların yüreğini, yakmayın!