İl Başkanı Aydoğmuş, “Cumhuriyet Halk Partisi'nde hukuki ve siyasi açıdan son derece tartışmalı olan, kamu vicdanında karşılığı bulunmayan bir mutlak butlan kararı üzerinden yeniden genel başkanlık koltuğuna oturma arayışı içerisinde olan Kemal Kılıçdaroğlu'nun tutumunu hayretle ve üzüntüyle izliyoruz.

Bugün gelinen noktada, CHP kurultayına ilişkin verilen ve toplumda geniş kabul görmeyen, kamu vicdanını yaralayan, toplumsal karşılığı olmayan ve hukuki meşruiyeti ciddi şekilde tartışılan bir karar üzerinden siyaset dizayn edilmeye çalışılması kabul edilemez bir durumdur. Demokrasiye inanan hiçbir kesim, siyasi partilerin yargı eliyle şekillendirilmesini doğru bulmamaktadır. Çünkü demokrasi, mahkeme salonlarında değil, milletin sandıkta ortaya koyduğu iradeyle yaşar ve güçlenir” dedi.

“Milletin Gündemi Geçim Derdidir”

Asıl konuşulması gereken konuların belli olduğunu belirten Aydoğmuş, “Çiftçi artan mazot, gübre ve üretim maliyetleri altında ezilmektedir. Esnaf yüksek kiralar, vergiler ve düşen alım gücü nedeniyle ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Öğrenciler eğitim masrafları ve gelecek kaygısıyla karşı karşıyadır. Emekliler ve dar gelirli vatandaşlar temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hâle gelmiştir. Gençler ise umutlarını başka ülkelerde aramaya başlamıştır.

Gelecek Partisi Yozgat İl Başkanı: Yalçın asla unutulmayacak
Gelecek Partisi Yozgat İl Başkanı: Yalçın asla unutulmayacak
İçeriği Görüntüle

Türkiye'nin gündemi CHP'nin nasıl yönetileceği değil; geçinemeyen vatandaşın, borç yükü altında ezilen çiftçinin, kepenk kapatma noktasına gelen esnafın ve geleceğinden endişe duyan gençlerin sorunlarıdır” ifadelerini kullandı.

Ömer Aydoğmuş (2)

“İktidar Milletin Değil, Bir Kişinin Geleceğini Düşünüyor”

Başkan Aydoğmuş, “Bugün gelinen noktada Cumhur İttifakı'nın ülkenin gerçek sorunlarına çözüm üretmekten çok, milletin menfaatleri yerine bir kişinin siyasi geleceğini ve iktidarını korumaya odaklandığı yönündeki kanaat toplumun geniş kesimlerinde giderek güçlenmektedir. Vatandaş geçim derdindeyken, çiftçi üretimden koparken, esnaf ayakta kalmaya çalışırken ve gençler gelecek umudunu kaybederken iktidarın önceliği millet olmalıdır. Ancak ne yazık ki iktidar, milletin gerçek sorunlarını çözmek yerine gündemi farklı tartışmalarla değiştirmeyi tercih etmektedir. Bugün CHP'ye yönelik olarak yaşanan siyasal müdahale girişimleri, iktidarın asli görevlerinden ve milletin gerçek gündeminden ne kadar uzaklaştığını göstermektedir. Çiftçinin, esnafın, emeklinin, işçinin ve öğrencinin sorunlarına çözüm üretmek yerine muhalefetin iç tartışmalarına odaklanılması, iktidarın hedefinden saptığının ve milletin sorunlarını unuttuğunun açık göstergesidir. Millet artık geçim sıkıntısının, işsizliğin, hayat pahalılığının ve adaletsizliğin çözülmesini beklemektedir. Vatandaşın gündeminde siyasi mühendislik hesapları değil, mutfağındaki yangın vardır. Türkiye'nin ihtiyacı muhalefeti dizayn etmeye çalışan bir iktidar değil; milletin sorunlarına çözüm üreten, hesap veren ve halkın sesine kulak veren bir yönetim anlayışıdır. Bugün toplumun çok geniş kesimlerinde erken seçim talebi her geçen gün daha güçlü şekilde dile getirilmektedir. Çünkü millet sözün yeniden kendisine verilmesini istemektedir. Demokrasilerde en doğru hakem millettir. Milletin sesine kulak vermenin yolu da sandığı milletin önüne koymaktan geçmektedir. Türkiye'nin ihtiyacı yeni tartışmalar değil, milletin iradesine başvurulacak bir seçimdir” şeklinde konuştu.

Aydoğmuş’tan Anneler Günü Açıklaması

“Muhalefeti Dizayn Etmek İktidarın Görevi Değildir”

İktidarın, yargının da tartışmaların merkezine çekildiği süreçler üzerinden siyasi gündemi şekillendirmeye çalışmakta olduğunu ifade eden Aydoğmuş, “Muhalefeti dizayn ederek siyaseti tek taraflı şekilde konsolide etme arayışını sürdürmektedir. Demokratik bir hukuk devletinde iktidarın görevi muhalefeti dizayn etmek değil; ülkeyi adaletle yönetmek, ekonomiyi düzeltmek, üretimi artırmak ve vatandaşın refahını yükseltmektir. Muhalefetin iç işlerine müdahale ederek veya siyasi mühendislik hesapları yaparak Türkiye'nin sorunları çözülemez. Çiftçinin tarlası, esnafın dükkânı, öğrencinin geleceği ve emeklinin mutfağı her geçen gün daha fazla sıkıntı içindeyken iktidarın önceliği siyasi rakiplerini şekillendirmek değil, milletin dertlerine çare üretmek olmalıdır. Bugün yaşananlar yalnızca CHP'nin meselesi değildir. Bugün yaşananlar topyekûn demokratik siyasetin, hukuk devletinin ve millet iradesinin meselesidir. Bu nedenle konuya sadece bir parti meselesi olarak bakmak büyük bir yanlıştır. Çünkü bugün bir siyasi partinin iradesine yönelik müdahaleler karşısında sessiz kalanlar, yarın aynı anlayışın başka siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına ve toplumun farklı kesimlerine yönelmesi durumunda itiraz edecek zemin bulamayacaklardır. Demokrasi; yalnızca kendi görüşümüzden olanların haklarını savunmak değil, farklı düşüncelere sahip insanların da demokratik haklarını koruyabilmektir. Bu nedenle siyasi görüşü, partisi ve dünya görüşü ne olursa olsun demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan herkesin bu süreç karşısında duyarlı olması gerekmektedir. Çünkü bugün yaşananlar CHP'nin değil, Türkiye'de demokratik siyasetin geleceğinin meselesidir. Bugün sandığa çökenler, yarın her şeye çökmeye kalkışabilirler. Hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin zedelendiği bir ortamda hiç kimsenin ne malı, ne canı ne de siyasi tercihi güvence altında olamaz. Çünkü demokrasinin zayıfladığı yerde özgürlükler de, hukuk da, mülkiyet hakkı da güvence altında değildir. Bu nedenle mesele herhangi bir siyasi partinin veya herhangi bir siyasetçinin meselesi değildir. Mesele; milletin sandıkta ortaya koyduğu iradeye sahip çıkma meselesidir. Bugün seçilmiş iradeye yönelik müdahalelere sessiz kalanlar, yarın aynı anlayışın kendi kapılarını çalabileceğini unutmamalıdır. Farklı siyasi görüşlere sahip olabiliriz. Ancak millet iradesi, hukuk devleti ve demokratik düzen söz konusu olduğunda tek ses olmak zorundayız. Seçilmiş iradeye sahip çıkmak; Cumhuriyet'e sahip çıkmaktır. Seçilmiş iradeye sahip çıkmak; demokrasiye sahip çıkmaktır. Seçilmiş iradeye sahip çıkmak; milletin egemenliğine sahip çıkmaktır” dedi.

“Koltuk Hesapları Türkiye'ye Kaybettiriyor”

Aydoğmuş açıklamasında son olarak, “Ne yazık ki Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün ortaya koyduğu yaklaşım da bu gerçeği görmekten uzaktır. Yıllarca demokrasi, değişim ve millet iradesi söylemleriyle siyaset yapan bir ismin, bugün toplumsal karşılığı olmayan ve tartışmalı bir kararın arkasına sığınarak yeniden koltuk hesabı yapması kendi siyasi geçmişiyle de çelişmektedir. Muhalefetin görevi kendi içinde koltuk savaşları vermek değil; derinleşen ekonomik krize, adaletsizliğe, yoksulluğa ve gençlerin umutsuzluğuna çözüm üretmektir. Türkiye'nin ihtiyacı daha fazla kutuplaşma değil; daha fazla demokrasi, daha fazla hukuk, daha fazla üretim ve daha fazla refahtır. Millet artık siyasi hesapların değil, kendi sorunlarının konuşulmasını ve çözülmesini istemektedir. Siyasi partiler gelir geçer, makamlar değişir; ancak milletin iradesi her şeyin üzerindedir. Türkiye'nin geleceği kişilerin siyasi hesaplarından, makamlarından ve koltuklarından çok daha değerlidir” şeklinde konuştu.

Kaynak: Gelecek Partisi