Dün TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu dün Yozgat'a geldiler, açılış yapıp, plaket törenine katılıp, geldikleri gibi de gittiler.
Halbuki program öncesinde beklentiler çok farklıydı, fazlaydı. Bu durum manşetlere, köşe yazılarına da yansıdı, ''Dev açılış'', ''Büyük gün'' gibi. ''Geldikleri gibi gidecekler'' diyecektim, moral bozmak, umutsuzluk pompalamak istemedim. O nedenle de diyemedim. Diyeceklerimi bugüne bıraktım.
Yozgat'a yapılması düşünülen yatırım ve projeler konusunda ''Keşkelerim'' var ama umudum hiç olmadı. Umutsuzluğumu, nedenleriyle birlikte zaman içerisinde sıkça dile getirdim. Her seferinde de sanıldı ki, ''Muhalefet'' yapıyorum. ''Muhalefet olsun'' diye ''Olmaz'' demedim hiç bir zaman. Sadece olmayacağını bildiğim için ''Olmaz'' deme ihtiyacını duyarken, bir taraftan da olmasını yürekten istiyorum. Bunun tepkisini veriyor, vermeye çalışıyorum.
Meclis Başkanı, Başbakan Yardımcısı, Türkiye'nin en büyük sivil toplum örgütünün başkanın Yozgat'a gelmeleri önemli. En azından hareketli bir gün yaşanmasına vesile oldular. Her ne kadar beklentilerimize cevap vermeden geldikleri gibi gitmiş olsalar da...
Yozgat'ın yönetiminde sahip olanların da ilin sorun ve beklentileri noktasında dertlerini anlatabildiklerini sanmıyorum. Valilik tarafından hazırlanan brifing dosyaları korumaların koltuklarının altlarına tutuşturulup, Ankara'ya varmadan varlığı bile unutulmuştur, incelemeye bile değer görülmemiştir.
Hal böyle olunca da Yozgat bugüne kadar beklentilerine yanıt bulamamış, yatırım ve hizmetlerden nasibini alamamış o nedenle de bu kadar geri kalmış, geri kalmışlığı ''Kaderi'' olarak alnına yazılmış, havası esmeye başlamış...
Yozgat insanı olarak hizmet etmeyene ''Hizmet ediyor'' havası verip, alkışladığımız süre içerisinde bu gidişata ''Dur'' deme şansımızı da kendimiz ortadan kaldırmış oluruz.
''Yozgat tarihinde en fazla yatırım ve hizmeti AK Parti döneminde aldı'' deniliyor. Bunu AK Parti'nin ilk 1,5 yıllık dönemi için söylenirse bir yere kadar kabul ederim. Hani ''Çıraklık dönemi'' deniliyor ya, işte o dönemde Yozgat'ta yapılan yatırım ve hizmetlerden nasibini aldı. Ama ''Kalfalık'' döneminden ''Ustalık'' dönemine geçişten itibaren Yozgat'a yapılan ne yatırım, ne de hizmet var. Genel hizmet ve yatırımlardan bile Yozgat payına düşeni alamaz duruma gelmiştir.
Gelin şu siyaseti bir kenara bırakalım, Yozgat'ın gelişmesi adına birlik olalım. Güç olursak sorunlarımızı daha çabuk çözeriz, yatırımlardan, hizmetlerden payımıza düşeni daha rahat alabiliriz. ''Alkış'' dönemi bitti. Bugüne kadar alkışladıklarımız bizleri bir kalemde silip attı. Biz halen umut besliyoruz, ''Fakirin katığı'' diyerek...