İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Emir Sarıgül, ilk ifadesinde anlatmadığı bazı hususları paylaşmak istediğini belirtti.
Mustafa Sarıgül'ün kendisine devretmeyi taahhüt ettiği taşınmazlar ve Yeni Parti'ye verildiğini öne sürdüğü paralar hakkında beyanda bulunan Emir Sarıgül, suçlamalarla ilgisinin olmadığını savunarak tahliyesini talep etti.
Emir Sarıgül, ifadesinde Yeni Parti'nin kuruluş aşamasında genel merkez binasının iç tefrişatı için 250 bin dolar verildiğini iddia etti.
Sarıgül, Ankara'nın Ümitköy semtinde bulunan bir restoranın çıkışında Mustafa Sarıgül'ün, Özgür Özel'e ait aracın arka kısmına 250 bin dolar bıraktığını öne sürdü.
Söz konusu para teslimatını bizzat görmediğini, bu bilgiyi babasının kendisine anlattığını belirten Emir Sarıgül, ifadesinde şu sözlere yer verdi:
"Yeni Parti'nin kuruluş aşamasında partinin genel merkez binasının iç tefrişatının yapılması için 250 bin dolar parayı Ankara'da Ümitköy'de bulunan bir restoranın çıkışında Özgür Özel'e ait aracın içerisine bıraktığını biliyorum. O gün babam Mustafa Sarıgül ve Özgür Özel 6-7 kişilik bir milletvekili grubuyla yemek yemişlerdi. Restoranın çıkışında bizzat babamın kendisi 250 bin dolar parayı Özgür Özel'e ait aracın arka kısmına bıraktı. Bunu bana doğrudan kendisi anlattı."
Emir Sarıgül, babası Mustafa Sarıgül'ün yaklaşık bir ay önce de Özgür Özel'e 100 bin dolar verdiğini iddia etti.
İfadesinde olayın ayrıntılarını anlatan Sarıgül, babasının kendisinden Vakko'dan iki adet atkı almasını istediğini, daha sonra bu atkıların bulunduğu paketin içerisine 100 bin dolar konulduğunu öne sürdü.
Sarıgül, hediye paketinin İstanbul'dan Ankara'ya götürüldüğünü ve Özgür Özel'e verildiğini babasından ertesi gün öğrendiğini belirterek şöyle konuştu:
"Sonrasında babam İstanbul'daki Ulus Platin Konutları'nda bulunan evde bu atkı paketinin içine 100 bin dolar para koydu. Paraların yanında atkılar da duruyordu. Sonrasında bunu bir hediye paketi şekline getirdik. Babam da bu paketi alarak kendi aracıyla İstanbul Havalimanı'na gitti. Uçakla Ankara'ya gidip önce meclise uğradı, ardından Ümitköy Angora Evleri'ndeki eve geçti. Akşamına da Özgür bey yemeğe gelmiş, burada da bu para kendisine elden verilmiş. Paranın elden kendisine verildiğini de babam bana hemen ertesi gün söyledi."
Emir Sarıgül, ek ifadesinde annesinden kalan miras nedeniyle babası Mustafa Sarıgül ile yaşadığı anlaşmazlığa da değindi.
Dedesinin 1980 yılında öldürülmesinin ardından annesine büyük bir mal varlığı kaldığını, annesinin 1984 yılında vefat etmesi üzerine bu mal varlığının bir bölümünün kendisine bırakıldığını belirten Sarıgül, 18 yaşına geldiğinde mirasın kendi üzerine geçirilmesini istediğini ancak babasının bunu kabul etmediğini ileri sürdü.
Son yıllarda maddi zorluk yaşadığını ve çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiğini anlatan Sarıgül, babasının yaklaşık iki yıl önce kendisine 5 taşınmazı devretmeyi taahhüt ettiğini söyledi.
Söz konusu taşınmazların Nişantaşı, Marmaris, Mecidiyeköy ve Ankara'da bulunduğunu belirten Emir Sarıgül, anlaşmaya ilişkin ayrıca bir senet imzalandığını ifade etti.
Sarıgül, taşınmazların kendisine devredilmemesi halinde 50 milyon dolar ödeneceğine ilişkin senedin avukat huzurunda imzalandığını belirterek, sözleşme ve senedin aslının avukatı Emrah Cengiz'in kasasında bulunduğunu kaydetti.
İfadesinin sonunda iki kızının bakımından sorumlu olduğunu belirten Emir Sarıgül, tahliyesini talep etti. Eşinin yurt dışında olduğunu, çocuklarının ise anneannelerinin yanında bulunduğunu söyleyen Sarıgül, ev hapsi seçeneğinin de değerlendirilmesini istedi.
Can güvenliğinden endişe duyduğunu belirten Sarıgül, tahliye edilmesi halinde devlet koruması talep etti.
Sarıgül, ifadesini "Benim yaşanan olaylarla bir ilgim yoktur. Suçsuzum" sözleriyle tamamladı.




