Başkan Kenan Şerefli, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın üniversitelerde ders yükünün azaltılması, tekrar eden içeriklerin ayıklanması ve uygulamalı eğitime daha fazla yer verilmesi yönündeki açıklamalarına ilişkin değerlendirmede bulundu.

Yükseköğretimde nicelikten çok niteliğin ön plana çıkarılması gerektiğini belirten Şerefli, müfredatların sadeleştirilmesinin öğrencilerin derinlemesine öğrenmesine, araştırma yapmasına ve proje geliştirmesine daha fazla imkan sağlayacağını ifade etti.

Şerefli, ders sayısının azaltılmasının tek başına yeterli olmayacağını, sürecin kapsamlı bir müfredat reformuna dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti.

Düzenlemelerin disiplinler arasındaki farklılıklar dikkate alınarak hazırlanması gerektiğini vurgulayan Şerefli, alan uzmanları, ölçme ve değerlendirme ile program geliştirme uzmanlarının yanı sıra kamu ve özel sektör temsilcilerinin de sürece dahil edilmesini istedi.

Türkiye'deki lisans programlarının ders sayıları ve müfredat yapılarının Avrupa Yükseköğretim Alanı'ndaki eşdeğer programlarla karşılaştırılması gerektiğini belirten Şerefli, ders yükünün öğrencilerin toplam öğrenme yükünü artırmayacak şekilde yeniden düzenlenmesinin önemine dikkati çekti.

Farklı derslerde tekrar eden içeriklerin ayıklanması ve birleştirilmesinin, öğrencilerin ezber odaklı eğitimden uzaklaşmasına katkı sağlayacağını ifade eden Şerefli, ölçme ve değerlendirme süreçlerinin de yeniden ele alınması gerektiğini kaydetti.

Yoğun ders programlarının öğrencilerin bilimsel araştırmalara, projelere, sosyal ve kültürel faaliyetlere zaman ayırmasını zorlaştırdığını belirten Şerefli, haftalık ders temposunun hafifletilmesi gerektiğini bildirdi.

Şerefli’den Eğitim Yılı Değerlendirmesi (1)

Proje temelli ve uygulamalı öğrenme faaliyetlerinin artırılmasının teorik bilginin pratiğe aktarılmasını kolaylaştıracağını ifade eden Şerefli, öğrencilerin problem çözme, birlikte çalışma ve üretme becerilerinin geliştirilmesinin önemini vurguladı.

Şerefli, öğrencilerin akademik gelişimlerinin yanı sıra üniversite toplulukları, kültürel ve sportif faaliyetler ile sosyal sorumluluk projeleri aracılığıyla sosyal ve kişisel gelişimlerinin de desteklenmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye'deki lisans programlarının eğitim sürelerinin uluslararası örnekler dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Şerefli, uygun programlarda eğitim niteliğinden ödün verilmeden daha kısa sürede mezuniyet imkanlarının araştırılmasını istedi.

Şerefli, UNESCO verilerine göre yükseköğretimde okul yaşam beklentisi bakımından Yunanistan'ın 7,7 yılla ilk sırada, Türkiye'nin ise 5,2 yılla ilk beş ülke arasında yer aldığını aktardı.

Jülide Kural kimdir? Jülide Kural nereli, kaç yaşında? Kadir İnanır'ın eşi mi? Ahmet Kural ile kardeş mi?
Jülide Kural kimdir? Jülide Kural nereli, kaç yaşında? Kadir İnanır'ın eşi mi? Ahmet Kural ile kardeş mi?
İçeriği Görüntüle

Türkiye'de yükseköğretime devam eden gençlerin ortalama öğrenim süresinin 6,5 yıl olmasının beklendiğini belirten Şerefli, lisans programlarının sürelerinin yeniden ele alınmasının öğrencilerin iş hayatına daha erken atılmasına imkan sağlayabileceğini ifade etti.

Yükseköğretimde yapılacak düzenlemelerde eğitimde fırsat eşitliğinin korunması gerektiğini vurgulayan Şerefli, çalışan, sosyoekonomik açıdan dezavantajlı ve öğrenme imkanları sınırlı öğrencilerin ihtiyaçlarının dikkate alınmasını istedi.

Öğretim elemanlarının araştırma, öğrenci danışmanlığı, uygulamalı eğitim ve öğrencilere nitelikli geri bildirim süreçlerine daha fazla zaman ayırabilmelerini sağlayacak çalışma koşullarının oluşturulması gerektiğini belirten Şerefli, müfredat değişikliklerinin pilot uygulamalarla başlatılmasını önerdi.

Şerefli, uygulamaların öğrenci başarısı, öğrenme kazanımları, mezuniyet süreleri, istihdamla uyum ve öğrenci memnuniyeti üzerindeki etkilerinin bilimsel yöntemlerle izlenerek değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Kaynak: Haber Merkezi