Şerefli, “Aile ve Nüfus On Yılı Projeksiyonu” çerçevesinde ilan edilen Milli Aile Haftası’nın, aile kurumunu geleceğe taşıma iradesinin yeniden vurgulanması gereken önemli bir dönem olduğunu ifade etti.
Türkiye’de nüfusun yaşlandığını ve doğurganlık oranının gerilediğini belirten Şerefli, genç nüfusun azalmasının önemli bir mesele olduğunu kaydetti.
Şerefli, “Bugün 100 milyon nüfus hedefimiz varken doğurganlık oranı 1,42’ye gerileyen bir Türkiye gerçeğiyle karşı karşıyayız. Nüfusu azalan Türkiye’nin yüzyıla damga vuramayacağı unutulmamalıdır.” ifadelerini kullandı.

“Aileyi Koruyan Düzenlemeler Öncelikli Olmalı”
Yeni anayasa sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Şerefli, birlik ve kardeşliği güçlendiren düzenlemelerin yanı sıra aile kurumunu güvence altına alan adımların da öncelikli olarak ele alınması gerektiğini belirtti.
Şerefli, “Anayasa Değişsin, Aile Korunsun” kampanyasında dile getirilen taleplerin dikkate alınmasını beklediklerini ifade etti.
“Aile Dostu Çalışma Hayatı İstiyoruz”
Aileyi güçlendirmenin önemli yollarından birinin çalışma hayatının aile dostu bir anlayışla yeniden yapılandırılması olduğunu vurgulayan Şerefli, annelik ile çalışma hayatı arasında sıkışmayan kadınlar, güçlenen aileler ve ihmal edilmeyen çocuklar için adil ve sürdürülebilir bir çalışma düzeni talep ettiklerini kaydetti.
Şerefli, Eğitim Bir Sen olarak “Güçlü Aile, Güçlü Türkiye” anlayışıyla aileyi Türkiye Yüzyılı’nın en güçlü teminatı olarak gördüklerini sözlerine ekledi.





