Eğitim Bir Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, sendika olarak Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, İhtiyaç ve Norm Kadro Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Duyurusu ile İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Duyurusu’nda yer alan bazı hükümlerin iptali istemiyle yargı yoluna başvurduklarını bildirdi.
Şerefli, 9 Ocak 2026 tarihli ve 33132 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nde hukuka aykırı olduğunu değerlendirdikleri birçok düzenlemenin dava konusu yapıldığını belirtti. Dava dilekçesinde, nöbetçi belletici öğretmen tanımı, belletici öğretmenlik görevine ilave hizmet puanı verilmemesi, pansiyonlu okullar arasında hizmet puanı yönünden ayrım yapılması ve zorunlu hizmetini tamamlayan öğretmenlere artırımlı hizmet puanı verilmemesi gibi hükümlerin yer aldığı ifade edildi.

Bunun yanı sıra, 12 yıllık görev süresini tamamlayan öğretmenlerin yer değişikliği, norm kadro fazlası öğretmenlerin istekleri dışında alan değişikliğine tabi tutulabilmesi, norm fazlası öğretmenlerin tercihli atamalarında önceki görev sürelerinin dikkate alınmaması, denetim ve soruşturma sonucunda mesleki yetersizlik gerekçesiyle hizmet sınıfı değişikliği yapılabilmesi, alan değişikliğine bağlı yer değişikliğinin belirli illerle sınırlandırılması ve ilçe grupları düzenlemesine ilişkin hükümlerin de dava kapsamına alındığı belirtildi.
Eğitim Bir Sen’in, İhtiyaç ve Norm Kadro Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Duyurusu’nun tamamı hakkında da dava açtığını aktaran Şerefli, öğretmenlerin norm fazlası sayılarını ve hizmet puanlarını bilmeden tercih yapmaya zorlanmalarının, resen atamalarda aile bütünlüğünün gözetilmemesinin ve engelli öğretmenler açısından hak ihlali doğurabilecek düzenlemelerin yargıya taşındığını kaydetti.
Şerefli ayrıca, 2026 yarıyıl tatili kapsamında yayımlanan İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Duyurusu’nda yer alan ve mazeretin bulunduğu yerde son iki yıl içinde 360 gün sigortalı çalışma şartı aranmasına ilişkin hükmün de kazanılmış haklara ve hukuki belirlilik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu edildiğini ifade etti.





