Yozgat\'ta yıllardır atıl durumda bırakılan eski Küçük Sanayi Sitesi alanı, gerçekten ciddi bir görüntü kirliği yaratıyor.
Üstelik, uluslararası E-88 Karayolunun geçtiği bölgede bulunması ayrı bir sıkıntı...
Yozgat\'ı tanımayanların kente giriş veya çıkış yaparken karşılaştığı bu manzara, kentin geri kalmışlığının yanında, yapılaşmadaki yaşadığı çirkinliği de adeta gözler önüne seriyor gibi.
Zira, yol kenarından bakıldığında, çöplükten farksız bir alan içerisinde harabeye dönmüş, yıkık, dökük, kir, pas içerisinde binalar...
Biraz kafasını kaldırdığında, daha önce \'\'Çin Mahallesi\'\', şimdilerde ise \'\'Çinçin Mahallesi\'\' adını verdiğimiz, modern görünümlü, yüksek katlı \'\'Sıra dağlar\'\' gibi dizilmiş, rengarenk binalar...
Siz olsanız böyle bir manzara karşısında ne düşünürsünüz?...
Böyle bir manzara karşısında kenti nasıl yorumlarsınız?...
Sizler ne düşünüyor ve nasıl bir yorum yapıyorsanız...
Doğu Anadolu Bölgesi\'nden batı bölgelerine...
Batı bölgelerinden de Doğu Anadolu bölgelerine...
Seyahat edenler de aynısını düşünüyor!...
Merak etmeyin...
Bu kirliliğin ortadan kaldırılması adına birden çok girişimde bulunuldu...
Bir türlü sonuç alınamadı...
Yozgat Belediye Başkanı Yusuf Başer, geçtiğimiz günlerde açıkladı...
-\'\'Eski Küçük Sanayi Sitesi bölgesiyle ilgili TOKİ ile ön sözleşme imzalandı. Yozgat\'ın yüzakı bir yapı ortaya çıkacak. Şahıslara ait tapular çıkartılıyor, arsa bedelleri belirleniyor, tapu sahipleriyle oturulup, konuşulup, anlaşmaya varılacak.\'\'
Böyle dedi, kafamda kalan soruyu yönelttim:
-\'\'Geçmişte olduğu gibi, anlaşmaya yanaşmayanlar olur, yine itiraz edip, mahkemeye başvurulursa!...\'\'
Belediye Başkanı Başer, \'\'Olmaz, sanmıyorum ama olsa bile mahkeme süreci devam edecek, binanın inşaatının devam etmesi engellenemeyecek!\'\' diye yanıt verdi...
Umarım öyle olur...
\'\'Umarım\'\' diyorum, altını çizerek...
Zira, daha önce aynı sözleri duydum, yaşadım...
Bugün de ortaya çıkanları, herkes gibi ibretle görüyorum...
Meydan Yeri, Tol Çarşı bölgesindeki adı \'\'Yeni\'\' olan, gerçekte ise \'\'Garibe\'\' olan, binaları...
O binaların bulunduğu bölgelerdeki işyerleriyle ilgili proje hazırlanıp, uygulamaya konulduğu dönemlerde de aynısı söylendi...
\'\'18 uygulaması var\'\' denildi, \'\'Kimse bir şey yapamaz!\'\' güvencesi vardı...
İtirazlar yapıldı, yargı \'\'Durdurma\'\' kararları verip, inşaat mühürlendi...
Her itiraz, her mahkeme kararı projede yeni değişiklikleri beraberinde getirdi...
Hazırlanan, uygulanmak istenilen proje, kağıt üzerinde kaldı...
Ortaya böylesine \'\'Kırk yamalı\'\' sözümona bir \'\'Ticaret Merkezi!\'\' garibesi ortaya çıktı...
Şimdi hepimiz, argomuzun sınırlarını zorlayarak bahsediyoruz, bu binalardan...
Üstelik kendimize toz kondurmadan...
\'\'Günah Keçisi\'\' ilan ettiklerimize, \'\'Vurun Abalıya\'\' diyerek, ağzımız dolusu yükleniyoruz...
Aynı şeylerin eski Küçük Sanayi Sitesi alanında olsun, yaşansın istemiyorum...
Herkesin iyi düşünüp, bir defaya mahsus karar vermesi gerekir...
Herkesin niyeti halis olmalı...
Maksat \'\'Üzüm yemeye\'\' hasıl olmalı...
\'\'Bağcıyı\'\' herkes her daim dövüyor...
Ama bahane ile bağcı dövüldüğünde yırtılan sadece \'\'Tüfekçi Bekir\'in yakası\'\' olmuyor...
Bizlerinde üstü başı, yırtılıyor, çamurdan, pislikten görünmez hale geliyor...
Benden hatırlatması....