Bilindiği üzere Tiyatro Sürmeli 11 yıldır bu şehrin en uzun soluklu tiyatro ekibi olmakla birlikte 11 yıldır bu şehirde düzenli bir şekilde farklı farklı oyunlar sergiliyor. Sergilediği oyunlarla 7’den 70’e tüm Yozgat’ı büyülemeye de devam ediyor. Kimsine göre “Amaaan altı astarı tiyatro değil mi izlesek ne olur izlemesek ne olur” iken bize göre tiyator hayatın canlı sergilenişidir. Tabi bilene bu böyledir.
    Yeri gelip köylerde hayatında televizyondan başka sosyal aktivitesi olmayan çocuklara köy meydanlarında oyun sergileyen Tiyatro Sürmeli yeri geldiğinde sahnesi dahi olmayan ilçelerimizde ki düğün salonlarında gerek çocuk oyunlarıyla gerek yetişkin oyunlarıyla Yozgatlıları tiyatro ile tanıştırıyor. Bu kadar uğraşı ve çabayı maddi menfaatler gütmeden ircaa eden Tiyatro Sürmeli bir çok defa da İl dışında Yozgat’ı temsil etmek üzere  yollara düştü ve başarılarla evine dönmesini bildi.
    Hal böyle iken bu yılda yeni bir oyunla sahne alan tecrübeli ekip Yozgat’ın adeta tek efsanesi olan Sürmeli Bey’i canlandırdı. Soner Tumgan’ın yazdığı ve yönettiği oyun tiyatro severler tarafından çok büyük ilgi gördü. Defalarca sahnelenen oyuna genel ilgi bizleri mutlu ederken bir yerde büyük burukluk yaşadık. Oyunumuz biletli ve davetli bir şekilde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Salonunda sergilendi. Oyunumuzun gala gecesinde tüm Yozgat bürokrasisi davet edildi. Gala gecemiz için tüm ekip olarak dört bir koldan davet noktasında büyük çalışma yaptık. Davetiyelerimizi herkese vermeye çalıştık. Oyun zamanı geldi çattı ve karşılaştığımız tablo bizi hayal kırıklığına uğrattı. Sahneye çıktığımızda davetimize icabet eden sadece ama sadece iki kişiyi görebildik. Bunlardan bir tanesi her yönü ile takdir ettiğimiz, Yozgat’ta sanatın ve sanatçının tek dostu, yoldaşı olan Belediye Başkanımız Yusuf Başer, diğeri ise sempatik tavırları, davet edildiği her yere zamanından bile önce giderek kimseyi kırmayan ve işinde başarılı olan Dernekler Müdürü Hakkı Yurtlu ağabeyimizdi. Oyun arasında kuliste birer birer tüm oyuncu arkadaşlarımı ve beni tebrik eden bu iki insan bizim kalbimizi kazanırken bizim hala aklımız kendisini sanatın sanatçının dostu gibi gösteren fakat sadece kamera karşısında sempatik olan diğer davetlilerdi.
    Oysaki ne kimseden sponsorluk adına maddi bir destek istedi bu ekip nede manevi…
    Tek istediğimiz oyunumuzun izlenmesiydi. Hoş Kültür Bakanlığının onadığı bir oyuna Yozgat’ta kim kötü diyebilir ki? Diyecek adama da sorarım zaten bu kaçıncı izlediğin tiyatro oyunuydu diye…
     Yozgat Valiliği sekreterliğine hemen her odaya bırakılmak üzere çok sayıda üstlerinde isim ve makamları yazılı davetiyeler sahiplerine ulaştı mı yoksa ulaşmadı mı bilemiyoruz. Bildiğimiz tek şey oyunumuza halk haricinde hiç kimsenin gelmemesi idi.
    Değerli siyasetçilerimiz oy peşinde koştu ben müsait değilim gelemem şimdi tiyatroya falan dedi. Değersiz üniversite öğrencilerimiz ise aktivite bulamıyoruz diye Yozgat hakkında atıp tutarken ücretsizde oynanan bu oyuna teşrif etmeyip, Cumhuriyet Meydanı’nda çekirdek dişlediler.
    Ne varsa yine benim müstakil vatandaşımda var…
    Yozgat’ın tarihi olan ve sonu belli olmayan Sürmeli Bey’i her defasında yalnız bırakmadan izlediler.
    Son gün yani Çarşamba akşamı sergilenen oyun için değerli Belediye Başkanımız Yusuf Başer dedi ki,” Masraflarınızı ben karışılayım, gelen misafirlerden ücret almayalım, sınava girecek Yozgatlı kardeşlerinize de bir değişiklik olsun sınav öncesi bir daha sahne alın dedi. Kırar mıyız sayın başkanı emredersin dedik hemen. Tabi yine boş durmadık.
    Oyunumuzu izlemediklerini ancak mutlaka izlemek istediklerini belirten Vali Yardımcımız Salih Gelgeç ve Emniyet Müdürü Bekir Akarsu’ya cep telefonlarından ulaştım. Vali Yardımcısı Salih Gelgeç, gelmeyi çok istediğini ancak misafiri olduğunu ama yinede fırsat bulduğu vakit geleceğini belirtti. Kendime karşı çok samimi bulduğum Akarsu ise mutlaka geleceğini belirtti. Işıklar açıldı replikler döküldü ağızlardan tabi gözüm konuklardaydı yine. Bir taraftan oyuna konsantre olmaya çalışırken diğer taraftan gözlerim konuk aradı. Emniyet Müdürümüz Bekir Akarsu ve eşleri Züleyha Akarsu hanımefendiyi gördüm. Bu benim için gururdu ve kendilerine köşemden de bir kez daha teşekkür ediyorum. Yozgatlı iş adamı Hasan Coşkun’u da yazmadan geçemeyeceğim. Hasan Coşkun abim kadar sevdiğim ve saygı duyduğum büyüklerimdendir. Oyunumuza daha önce eşi ve kızı Ece ile gelmişti. Bu defa ise gelemeyeceğini belirtti. İş yerinde çalışan personelini göndereceğini söyledi. Kabul ettik bizde tabiî ki başımızın üstünde yeri vardır tiyatro severlerin. buradan söyleyemeyeceğim fakat ücretsiz oyunumuza “ O sizin alın teriniz, biliyorum ben de sizin neye hizmet ettiğinizi bu sebepten…” dedi. Teşekkürler Hasan Abi…
    Ben basın mensubuyum sayın ağabeyler ablalar… Benim için kıytırık bir muhabir, gazeteci adayı ya da başka şeyler diyebilirsiniz. Benim bulunduğum ortamda, spor için atıp tutabilirsiniz, yardım etmediğiniz spor faaliyetleri için yaptım! Ettim! Benim sayemde! Bile diyebilirsiniz ama sakın ağzınızdan kaçırıp da;
    -Biz hep sanatın ve sanatçının yanındayız
    -Ben sanat dostuyum
    -Ben şuyum, ben buyum demeyin!
    Herkes yese de ben yemem şu saatten sonra. Hele ki defalarca davet edildikleri halde davete icab etmeyen bir resmi kurumun amir ve müdürleri siz hiç boşa nefes tüketmeyin…
    Bir daha ki yazımda bunu resmi kurumu yazacağım. Kalın sağlıcakla…