Duaların gücünü öğretti: Yat, kalk dua et ki baban müzik setinin bozulduğunu farketmedi..
    Mantıklı düşünmeyi öğretti: Ben öyle diyorsam öyledir!
    İleri görüşlülügü öğretti: Çıkmadan önce temiz bir çamaşır
  giy. Yolda Allah korusun başına bir şey gelir, kirli çamaşırla  etrafa rezil olursun.
  Trajikomikliği öğretti: Sen daha gülmeye devam et,
  birazdan ben seni tam güldürecem.
Çelişkileri öğretti: Kapa çeneni çorbanı iç!!
    Dayanıklılığı öğretti: O ıspanak bitene kadar sofradan kalkmak YOK !!!
    Meteorolojiyi öğretti: Su dağınıklıga bak.. Yabanci biri görse, odadan kasırga geçmiş sanar.
    Abartmayı öğretti:  Sana 500 bin defa söyledim, kirli ayakkabılarınla içeri girme diye..
    Korkmayı öğretti: Dinleme bakalım, anne sözü dinleme! Kafana meteor düsecek kenara çekil diye bağırsam, onu bile dinlemezsin di mi?
    Kıskanmayı öğretti: Dünyada senin annen baban gibi mükemmel bir aileye sahip olmayan,  kaç milyon çocuk var biliyormusun?
    Sabırli olmayı öğretti: Baban eve gelsin sen görürsün..
    Diyalog kurmayı öğretti:  Sana bir sey sordugumda cevap ver!
    Ne söyleyeyim anne?
    Sus!! Bana cevap verme!!
    Tıp bilgilerini öğretti: Gözlerini şaşı yaparken bir gün öyle kalıvereceksin.
    Olgunluğu öğretti: Bu tabağın hepsini bitirmezsen asla büyüyemezsin
    Genetiği öğretti: Bütün kötü huyların babana çekti..
    Bilgeliği öğretti: Benim yaşıma gel de anlarsın o zaman..
    Ve,adaleti öğretti: Birgün senin de çocukların olacak.. İnşallah onlar da  sana simdi bana yaptıklariını yaparlar..
Her zaman elinde olanı
düşün olmayanı değil!
    İyi bilinen bir konuşmacı, seminerine 20 dolarlık bir banknotu göstererek başladı. 200 kişinin bulunduğu odaya, bu parayı kim ister diye sordu ve eller kalkmaya başladı ve konuşmacı bu parayı sizlerden birine vereceğim fakat öncelikle bazı şeyler yapacağım dedi. Parayı önce buruşturdu ve dinleyicilere “Hala bu parayı isteyen var mı?” diye sordu, eller yine havadaydı.
    Bu sefer konuşmacı peki bunu yaparsam dedi ve $ 20 i yere attı onun üstüne bastı, ezdi, pisletti ve para simdi pis ve buruşuktu, fakat eller yine havadaydı ve o parayı herkes istiyordu. Ve konuşmacı şöyle dedi:
    “Arkadaşlarım burada çok önemli bir şey öğrendiniz, burada paraya ne yaptıysam hiç önemli değil onu yine de istiyorsunuz, çünkü benim ona yaptığım şeyler onun değerini düşürmedi, o hala 20 dolar.”
    Hayatımızda çoğu kez verdiğimiz kararlar veya hayat şartları nedeniyle hırpalanır, canımız acıtılır, yerden yere vuruluruz, kendimizi kötü hissederiz. Fakat ne olduğu ya da ne olacağı önemli değil, hiçbir zaman değerimizi kaybetmeyiz, hırpalanmış ya da kırılmış, bunların hiç biri önemli değildir. Seni sevenler senin ne kadar değerli olduğunu her zaman bileceklerdir, hayatımızın değeri ne yaptığımız veya kimi tanıdığımızla değil kim olduğumuzla alakalıdır.
    Sen mükemmelsin, bunu asla unutma. Her zaman elinde olanları düşün olmayanları değil.
Bilmeyenle tartışmayın!
Usta bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış.
    Büyük usta öğrencisini uğurlamış.
    Çırağına ''Yaptığın son resmi şehrin en kalabalık meydanına koyar mısın?"" demiş.
    Resmin yanına kırmızı bir kalem bırak insanlara resmin beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi unutma diye ilave etmiş.
    ... Öğrenci birkaç gün sonra resme bakmaya gitmiş. Resmin çarpılar içinde olduğunu görmüş. Üzüntüyle ustasının yanına dönmüş. Usta ressam, üzülmeden yeniden resme devam etmesini önermiş.
    Öğrenci resmi yeniden yapmış.
    Usta yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş. Fakat bu kez yanına bir paket dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını söylemiş.
    Yanına da , insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı bırakmasını önermiş.
    Öğrenci denileni yapmış.
    Birkaç gün sonra birde bakmış ki resmine hiç dokunulmamış.
    Sevinçten ustasına koşmuş.
    Usta ressam şöyle demiş:
    '' İlkinde insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleşitri sağanağı ile karşılaşabileceğini gördün.
    Hayatında resim dahi yapmamış insanlar gelip senin resmini karaladı. İkincisinde, onlardan yapıcı olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir.
Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi.'' Emeğinin karşılığını ne yaptığını bilmeyen insanlardan alamazsın. Değer bilmeyenlere sakın emeğini sunmayasın.
    Asla bilmeyenlerle tartışmayasın…