Anahtar Parti Yozgat İl Başkanı Olgun Sadık Karaca, petrol fiyatlarında yaşanan küresel artışın Türkiye ekonomisine etkilerine ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’da başlayan askeri gerilim ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından petrol fiyatlarının hızla yükseldiğini belirten Karaca, bu durumun Türkiye ekonomisindeki kırılganlıkları bir kez daha ortaya çıkardığını ifade etti.
Karaca, akaryakıt fiyatlarındaki artışı sınırlamak amacıyla uygulanan Eşel Mobil Sisteminin vatandaş açısından kısa vadede olumlu bir adım olduğunu ancak uzun vadede bütçe üzerinde ciddi bir yük oluşturabileceğini dile getirdi.

Petrol Fiyatlarındaki Artışa Dikkat Çekti
Karaca yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 12 Şubat 2026 tarihli Enflasyon Raporu’nda Brent petrol fiyatının 60,9 dolar olarak öngörüldüğünü hatırlattı. Ancak 28 Şubat ile 2 Mart tarihleri arasında petrol fiyatlarının 91 dolara kadar yükseldiğini belirten Karaca, bu durumun ekonomik öngörülerde ciddi bir sapma yarattığını söyledi.
Petrol fiyatlarındaki bu artışın Türkiye’nin makroekonomik dengelerini doğrudan etkilediğini belirten Karaca, küresel gelişmelerin yeterince dikkate alınmadığını savundu.

“Yük Yine Vatandaşa Döner”
Akaryakıt fiyatlarındaki artışın pompaya yansımaması için devreye alınan Eşel Mobil Sistemi’ni değerlendiren Karaca, uygulamanın kısa vadede vatandaşın lehine olduğunu söyledi.
Ancak bu yöntemin bütçeye ek yük getirdiğini ifade eden Karaca, şu değerlendirmede bulundu:
“Bugün pompada fiyat artışı vatandaşa yansıtılmıyor olabilir; fakat bu yük bütçeye, dolayısıyla dolaylı biçimde yine millete taşınıyor.”

“Jeopolitik Riskler Yeterince Dikkate Alınmadı”
Karaca, petrol fiyatları ve ekonomik tedbirler açısından üç olasılığın bulunduğunu belirterek, mevcut tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Buna göre risklerin ya hiç dikkate alınmadığını, ya bilindiği halde bir B planı hazırlanmadığını ya da kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediğini ifade etti.
Karaca, bu durumun kurumsal kapasite ve stratejik planlama açısından ciddi bir zafiyet ortaya koyduğunu savundu.

Mali Tedbirleri de Eleştirdi
Açıklamasında savaş sonrası gündeme gelen mali düzenlemelere de değinen Karaca, bazı adımların bütçe gelirlerini artırmayı hedeflediğini ancak uzun vadeli çözüm sunmadığını söyledi.
Kripto varlıklar, kıymetli taşlar ve bedelli askerlik gibi düzenlemelerin geçici gelir sağladığını ifade eden Karaca, bu tür adımların kalıcı ekonomik iyileşme için yeterli olmayacağını dile getirdi.

“DPT Yeniden Kurulmalı”
Türkiye’nin makroekonomik yönetim anlayışında köklü bir değişime ihtiyaç olduğunu vurgulayan Karaca, krizlere karşı daha güçlü bir kurumsal yapı gerektiğini ifade etti.
Karaca açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Makroekonomik politika yapımı, güneşli havada iyimser senaryolar yazmak değildir. Asıl mesele, fırtınayı önceden görmek ve geminin rotasını kriz çıkmadan ayarlamaktır.”
Karaca ayrıca Türkiye’de ekonomik planlama kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, kurumlar üstü bir planlama otoritesi olarak Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) yeniden kurulması çağrısında bulundu.




