Genel Başkan Taşkın, memur ve emeklilerin maaşlarıyla geçinemediğini, geçimlerini sürdürebilmek için bankalara borçlanmak zorunda kaldığını ifade etti.
Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, ekim ayı enflasyon rakamlarının ardından yaptığı açıklamada, farklı kurumların açıkladığı enflasyon verilerine dikkati çekti.
İstanbul Ticaret Odasının (İTO) verilerine göre İstanbul'da tüketici fiyatlarının ekim ayında aylık yüzde 2,47, yıllık yüzde 32,47 arttığını belirten Taşkın, toptan fiyatlardaki aylık artışın yüzde 1,20 olduğunu aktardı.
Mutfak enflasyonunun aylık yüzde 0,59, 12 aylık yüzde 33,83 ve yıllık ortalama yüzde 39,26 olarak hesaplandığını kaydeden Taşkın, Enflasyon Araştırma Grubunun (ENAG) ekim ayı tüketici fiyatlarındaki artışı yüzde 2,68, yıllık enflasyonu ise yüzde 45,12 olarak açıkladığını hatırlattı.
Taşkın, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) verilerine göre ise ekim ayında tüketici fiyatlarının aylık yüzde 2,58, yıllık yüzde 29,77 arttığını ifade etti.
Ekonomik koşulların dar ve sabit gelirli vatandaşlar üzerindeki etkisine değinen Taşkın, ekim ayı itibarıyla 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının 38 bin 24 liraya, yoksulluk sınırının 123 bin 856 liraya ulaştığını belirtti.
Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyetinin 49 bin 124 lira olduğunu aktaran Taşkın, kasım ayı kira artış oranının yüzde 31,23 olarak hesaplanmasının geçim yükünü artıracağını savundu.
Taşkın, "Bu veriler, dar ve sabit gelirli memur ve memur emeklilerinin maaşlarıyla geçinemediklerini, hayatta kalabilmek için bankalara borçlanmak zorunda kaldıklarını açıkça ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı.
Vergi sistemi ve gelir dağılımındaki eşitsizliğe de değinen Taşkın, az ve çok kazananların aynı vergi oranına tabi tutulmasının adaletsizlik oluşturduğunu ileri sürdü.
Kamu çalışanlarının her geçen gün yoksullaştığını belirten Taşkın, sabit gelirli memur ve emeklilerin yüksek fiyatlar karşısında alım gücünü kaybettiğini, sermaye sahiplerinin ise servetlerini artırdığını savundu.
Taşkın, "Toplumun motoru ve istikrar unsuru olan orta sınıf erimiş, toplum zengin ve yoksul olarak ikiye bölünmüştür. Bu kutuplaşma, toplumsal barışı baltalamaktadır" değerlendirmesinde bulundu.
Enflasyonun toplumsal ve ahlaki etkilerine de dikkati çeken Taşkın, sürekli değişen fiyatların ve geçim sıkıntısının toplum psikolojisini olumsuz etkilediğini ifade etti.
Fahiş fiyat uygulamaları, ticarette hile ve fiyatların daha da artacağı endişesinin toplumsal değerleri zedelediğini belirten Taşkın, ekonomik belirsizliğin toplumsal çözülmeyi hızlandırdığını kaydetti.
Sorunun çözümü için ekonomik sistemde köklü değişikliklere ihtiyaç olduğunu ifade eden Taşkın, yetkililere çağrıda bulundu.
Dar ve sabit gelirli memur ve memur emeklilerinin maaşlarının enflasyon karşısında reel olarak korunması gerektiğini vurgulayan Taşkın, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Fiyat artışları karşısında ezilen değil, enflasyona karşı gelirin mutlak suretle korunacağı adil ve kalıcı bir ekonomik düzen kurulmalıdır."




