Mecnu'nun sevdası ,önde bulunuan Leyla'ya kavuşmak,devenin sevdası ardına dönüp yavrusuna ulaşmak.
Mecnun, bir an bile kendisinden geçtimi deve,hemencecik geri döner,geriye giderdi. Mecnun,tamamiyle aşkla ,sevda ile dolu olduğundan kendisinden geçmemesine imkan yoktu.
Kendisini gözetleyen akıldı.. fakat aklını Leyla'nın sevdası kapmıştı! Deveye gelince o,çevikti,fırsat gözleyip durmaktaydı.. yularını gevşek hissetti miAnlardıki Mecnun daldı gitti..
    Hemen geriye yüz tutar ,yavrusunun bulunduğu tarafa doğru gitmeye başlardı.
    Mecnun ,kendisine gelir,evvelce bulundukları yerden fersahlarca geriye gittiğini anlardı.         Üç gün böyle yol aldılar..Mecnun ,adeta yıllarca tereddüt içinde kaldı.
    Nihayet dediki: A deve,ikimizde aşıkız ama birbirimize aykırıyız..
    Yoldaşlığa layık degiliz! Senin sevgin de bana uygun değil, yuların da..
    Senden ayrılmak gerek! Bu iki yoldaş da,birbirinin yolunu vurmada ..
    Tenden aşağı inip ayrılmayan can,yol azıtır gider! Senin canın da arşın ayrılığiyle yoksulluğa düşmüş..
    Teninse diken aşkiyle deveye dönmüş!Can ,yücelere kanadlar açmada...
    Ten,tırnaklariyle yere sarılmada!Ey vatan aşkiyle ölmüş deve,sen benimle oldukça canım,Leyla'dan uzak kaldı gitti!
    Adeta Musa kavminin yıllarca çölde kalışı gibi ben de seninle bu hallere düştüm..
    Ömrüm geldi geçti! Bu yol ,vuslata erişmek için iki adımdan ibaret..
    Halbuki ben,senin hilenle tam altmış yıldır ,bu iki aydınlık yolda kalakaldım! Yol yakın..fakat ben pek geç kaldım.
     Bu binicilikten adamakıllı usandım artık!Bu sözleri söyleyip kendisini deveden fırlattı attı, niceye bir dertten yanıp yakılacağım, yandım artık, dedi!
    Ona o geniş ova daracık bir hale geldi.. Kendisini bir taşlığa atıverdi!Hem de öyle bir attı ki o yiğitin bedeni ezildi..
     Kendisini yere öyle bir fırlattıki kazara ayağı da kırıldı!
    Ayağını bağladı,top olurum da dedi, onun çevganının önüne düşer ,yuvarlanarak giderim!İşte güzel sözlü hakim ,tenden inmeyen atlıya bu yüzden lanet etmiştir.
    Tanrı aşkı, hiç Leyla 'nın aşkından az değersiz olurmu ?
    Ona top olmak elbette daha doğru,daha yerinde!Top ol da doğruluk yanına at,aşk çevganiyle yuvarlanarak git! Bu çeşit gidiş ,gidişlerden apayrıdır..
    Bu gidiş,cinlerin çalışmasiyle de olmaz,insanların çalışmasiyle de!Bu çekilip gitme, alelade çekilip gitme degildir..
    Bunu Ahmed'in lütfu meydana getirdi vesselam! MEVLANA
DÜRÜST TÜCCAR
Büyük bir ilim adamı olan Ebu Hanife aynı zamanda kumaş ticaretiyle uğraşan bir esnaftı.Bir akşam üzeri dükkanına iki müşteri geldi.Kumaş toplarından birini beğendiler;fakat kumaşları ancak sabah alabileceklerini, parasınıda sabah ödeyeceğini söyleyerek ayrıldılar.
    Sabah olunca dükkana erkenden gelen başka bir müşteri tezgahın üzerindeki kumaşı beğendi ve almak istedi. Ebu Hanife,(Bu kumaş satıldı. Siz başka bir kumaşa bakın.)diyerek adamın isteğini geri çevirdi.
    Ancak adam o kumaşıiki kat para vererek almak istedi. Ebu Hanife,tekrae(Bu kumaş satıldı) diyerek teklifi reddetti. Müşteri ısrarlıydı ve bu defa kumaşın değerinin üç katı para teklif etti.
    Bunun üzerine Ebu Hanife,(İsterseniz değerinin yüz katını verin,yinede bu kumaşı size veremem. Çünkü ben bu kumaşı başka müşterilere sattım, sözümden dönemem.)diyerek adamın isteğini geri çevirdi.