Siyasi yaşamında parti değişikliğine de giden Şık, 4 Mayıs 2020'de HDP'den ayrıldı, 19 Nisan 2021'de ise Türkiye İşçi Partisine (TİP) katıldı. Şık, aynı zamanda TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda görev yapıyor.
Ahmet Şık kimdir?
10 Mayıs 1970 tarihinde Adana'da dünyaya gelen Ahmet Şık, Fatma ve Hüseyin Şık'ın oğlu. Bülent ve Uğur isimli iki kardeşi bulunan Şık'ın ailesinin kökeninin Antalya'nın Kumluca ilçesine dayandığı belirtiliyor.
Üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünde tamamlayan Şık, gazeteciliğe henüz üniversitenin birinci sınıfında başladı.
Gazetecilik kariyerine Milliyet'te başladı
Ahmet Şık, meslek hayatının ilk döneminde Milliyet gazetesinde stajyer muhabir olarak çalıştı.
Şık, daha sonra 1991-2007 yılları arasında Cumhuriyet, Evrensel ve Yeni Yüzyıl gazeteleri ile Nokta dergisinde muhabirlik yaptı. Aynı dönemde Reuters haber ajansında foto muhabir olarak da görev aldı.
Gazetecilik kariyerinde özellikle siyasi gelişmeler, güvenlik bürokrasisi ve kamu kurumlarına ilişkin araştırmalarıyla öne çıktı.
2005 yılında Radikal gazetesinde çalıştığı dönemde Doğan Grubuna açtığı alacak davası nedeniyle işten çıkarıldığı, daha sonra görev yaptığı Aktüel dergisindeki işine de açtığı dava gerekçe gösterilerek son verildiği bilgisi yer alıyor.
Şık ayrıca 8 Mart 2007 tarihinde, medyanın askerler tarafından fişlendiğinin iddia edildiği “Askerin medya notları!” başlıklı habere imza attı.
Ergenekon davasında beraat etti
Ahmet Şık, gazeteci Ertuğrul Mavioğlu ile birlikte hazırladığı “Kontrgerilla ve Ergenekon'u Anlama Kılavuzu” ile “Ergenekon'da Kim Kimdir?” kitapları nedeniyle de yargı sürecine dahil oldu.
Söz konusu kitaplarda Ergenekon soruşturmasının gizliliğini ihlal ettiği iddiasıyla hakkında dava açılan Şık, üç yıla kadar hapis istemiyle yargılandı. Davada 13 Mayıs 2011 tarihinde beraat etti.

“İmamın Ordusu” kitabı nedeniyle tutuklandı
Ahmet Şık'ın en fazla gündeme geldiği hukuki süreçlerden biri ise “İmamın Ordusu” olarak adlandırmayı düşündüğü ve Fethullah Gülen yapılanmasının emniyet teşkilatındaki örgütlenmesine ilişkin hazırladığı kitap çalışması nedeniyle yaşandı.
3 Mart 2011 tarihinde, Ergenekon soruşturması kapsamında Şık'ın evinde ve İstanbul Bilgi Üniversitesindeki odasında arama yapıldı. Aramaların ardından gözaltına alınan Şık, iki günlük gözaltı sürecinin ardından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi.
6 Mart 2011 tarihinde, “Ergenekon terör örgütüne üye olma” suçlamasıyla tutuklanan Ahmet Şık, gazeteci Nedim Şener ile birlikte Metris Cezaevine gönderildi.
Şık, yaklaşık bir yıl sonra, 12 Mart 2012'de tahliye edildi.
Tahliyesinin ardından yaptığı açıklamalar nedeniyle hakkında ayrıca dava açıldı. Özel yetkili savcı Muammer Akkaş tarafından 19 Mart 2012 tarihinde, “kamu görevlilerine görevinden dolayı hakaret ve tehdit” suçlamasıyla dava açılan Şık, bu davada da 8 Kasım 2017 tarihinde beraat etti.
FETÖ, DHKP-C ve PKK propagandası iddialarıyla tutuklandı
Ahmet Şık, 2016 yılının sonunda sosyal medya paylaşımları nedeniyle bir başka soruşturmanın da konusu oldu.
Tahir Elçi, devlet ve FETÖ soruşturmalarına ilişkin çeşitli ifadeler içeren sosyal medya paylaşımları nedeniyle Şık hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” ve “Türkiye Cumhuriyeti ve kurumlarını alenen aşağılama” suçlamaları yöneltildi.
Sorgusunda, 2015 yılında İstanbul Adalet Sarayında savcı Mehmet Selim Kiraz'ın öldürülmesi, MİT TIR'ları soruşturmasıyla ilgili savcı Özcan Şişman'ın mektubu ve bazı örgüt bağlantılarına ilişkin çeşitli soruların yöneltildiği belirtildi.
Şık, sorgusunun ardından FETÖ, DHKP-C ve PKK propagandası yaptığı iddiasıyla tutuklandı.
Aynı süreçte sosyal medya paylaşımları üzerinden yeni bir soruşturmanın da yürütüldüğü ve bazı paylaşımlarının ifade özgürlüğünün sınırlarını aştığı iddiasıyla hakkında ayrıca dava açıldığı aktarıldı.
2018'de milletvekili seçildi
Hukuki süreçleri devam ederken Ahmet Şık, 2018 genel seçimlerinde Halkların Demokratik Partisinden (HDP) İstanbul milletvekili adayı oldu.
Seçim sonucunda İstanbul milletvekili seçilen Şık, böylece parlamentoda görev yapmaya başladı.
Şık, 4 Mayıs 2020 tarihinde HDP'den istifa etti. Yaklaşık bir yıl sonra, 19 Nisan 2021 tarihinde Türkiye İşçi Partisine katıldı.
Şık'ın halen TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri arasında yer aldığı belirtiliyor.

2018 yılında tahliye edildi
Ahmet Şık'ın Cumhuriyet gazetesi davası kapsamında tutukluluğu da uzun süre devam etti.
9 Mart 2018 tarihinde görülen davanın altıncı duruşmasında verilen ara kararla Ahmet Şık ve Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.
Aynı duruşmada Cumhuriyet gazetesi İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay'ın tutukluluğunun devamına karar verildi.
Tahliye sonrasında Silivri Cezaevi önünde yaptığı konuşmada Şık, kendisinin serbest bırakılmasına sevinmediğini ve Akın Atalay cezaevinde olduğu sürece bunun sevinilecek bir durum olmadığını ifade etti.
Siyasi tutumu
Ahmet Şık, siyasi görüşleriyle ilgili açıklamalarında kendisini farklı dönemlerde laiklik, Kemalizm, liberalizm ve sosyalizm ekseninde değerlendirdi.
Avrupa Parlamentosunda yaptığı bir konuşmada “Ben aşırı laik veya kökten Kemalist değilim” ifadelerini kullanan Şık, başka bir yazısında ise liberal olmadığını, kendisini sosyalist olarak tanımladığını belirtti.
Şık'ın siyasi tutumu, gazetecilik dönemindeki yazıları ve parlamentodaki faaliyetleri üzerinden kamuoyunda tartışılan başlıklardan biri oldu.
2026 yılında Abhazya girişimine destek verdi
Ahmet Şık'ın 2026 yılında, Abhazya'ya yönelik izolasyonun kaldırılmasını savunan “Abhazya İçin İzolasyona Son İnisiyatifi” adlı girişime destek verdiği belirtildi.
Söz konusu girişim, Abhazya'ya uygulanan izolasyonun sona erdirilmesi amacıyla faaliyet yürütürken, metinde Abhazya yönetimine ilişkin Birleşmiş Milletler tarafından tanınmama ve çeşitli ihlal iddiaları da yer aldı.
Hakkındaki davalarla gündeme geldi
Ahmet Şık'ın gazetecilik ve siyaset kariyerine, farklı dönemlerde açılan davalar ve soruşturmalar eşlik etti.
Hrant Dink suikastı sonrasında Nokta dergisinde yayımlanan bir röportaj ve Hayata Dönüş Operasyonunun yıldönümünde gerçekleştirilen bir söyleşi nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesi kapsamında yargılanan Şık, bu davalardan beraat etti.
Ergenekon soruşturması, “İmamın Ordusu” kitabı ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle yürütülen soruşturmalar ise kariyerinin önemli hukuki başlıkları arasında yer aldı.
Ahmet Şık, gazetecilikten siyasete uzanan kariyeri boyunca özellikle kamu kurumları, güvenlik bürokrasisi ve siyasi gelişmelere ilişkin açıklamalarıyla gündemde kalırken, farklı dönemlerde yaşadığı yargı süreçleri de kamuoyunda geniş yankı buldu.





