Abdülkadir Geylânî, 1077 yılında günümüz İran'ının Gilan Eyaleti'nde dünyaya gelmiş, Büyük Selçuklu Devleti döneminde İslam dünyasında derin izler bırakmış önemli bir âlim ve mutasavvıftır. Kadiriye tarikatının kurucusu ve İslam filozoflarından biri olan Geylânî, aynı zamanda Hanbeli mezhebinin önemli savunucusuydu. 21 Şubat 1166 tarihinde Bağdat'ta vefat eden Geylânî'nin türbesi, günümüzde de önemli bir ziyaretgah olarak Bağdat'ta yer almaktadır.

KİMLİĞİ VE AİLESİ

Abdülkadir Geylânî, Fars kökenli bir Sünni Hanbeli sufi olarak tanınmaktadır. Babası Ebû Salih Musa Zengidost, annesi ise Fatıma’dır. Hem baba hem de anne tarafından peygamber soyundan gelen Geylânî, aynı zamanda "Seyyid" ve "Şerif" unvanlarına sahiptir. Edebî ve dini anlamda "Gavs-ül-A'zam", "Kutb-i Rabbani" gibi pek çok unvanla anılmıştır.

Abdülkadir Geylânî Kimdir

EĞİTİM HAYATI VE DÖNEMİNDEKİ ETKİSİ

Geylânî, çok küçük yaşlardan itibaren dini ilimlere büyük ilgi duymuş ve Bağdat'a gittiği 1095 yılından itibaren dönemin önde gelen âlimlerinden dersler alarak hadis, fıkıh ve tasavvuf alanlarında derinleşmiştir. Özellikle Ebu Said Mahzumi’nin medresesinde verdiği dersler, büyük bir ilgiyle takip edilmiştir. Tasavvufu, halkın anlayabileceği şekilde sunmuş ve bununla birlikte Hanbeli mezhebinin yayılmasında önemli bir rol oynamıştır.

ESERLERİ VE TASAVVUFİ DÜŞÜNCESİ

Abdülkadir Geylânî, çeşitli dini ve tasavvufi eserler kaleme almıştır. Bunlardan en bilinenleri arasında El-Gunye li-tâlibî tarîki’l-hak, El-Fethu’r-rabbânî ve’l-feyzü’r-rahmânî ve Fütûhu'l-gayb yer almaktadır. Bu eserlerinde, İslam’ın temel inanç esasları, ahlâk ve ibadetlerin fazileti üzerinde durmuş, aynı zamanda tasavvufun özünü geniş kitlelere ulaştırmak için açık bir dil kullanmıştır.

Eserlerinde, Selef akidesiyle uyumlu olarak Şiilik ve Mu‘tezile gibi mezhepleri eleştirmiş ve Allah’ın mutlak birliğine vurgu yapmıştır. Tasavvuf konularında ise zühd ve takvâ üzerinde yoğunlaşmış, İslam toplumunun manevi kalkınmasına katkıda bulunmuştur.

AİLESİNİN VE TARİKATININ YAYILMA SÜRECİ

Abdülkadir Geylânî'nin ailesi, özellikle çocukları ve torunları aracılığıyla Kadiriye tarikatını yaymıştır. Oğlu Ebu Abdurrahman Şerafeddin İsâ, Mısır’a yerleşerek burada Kadirilik şeriflerinin atası olmuştur. Kadiriye tarikatı, Mısır, Kuzey Afrika, Endülüs, Irak, Suriye ve Anadolu gibi geniş bir coğrafyada etkisini hissettirmiştir.

ÖLÜMÜ VE SONRASI

Abdülkadir Geylânî, 21 Şubat 1166 tarihinde Bağdat'ta vefat etmiştir. Ölümünün ardından, türbesi Bağdat’ın Dicle Nehri’nin doğu kıyısında Rusafa bölgesinde yer alan Babul-Şeyh medresesindeki bir türbeye defnedilmiştir. Geylânî’nin türbesi, Safevi hükümetinin yıkımına uğramış ancak Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman döneminde restore edilmiştir.

DOĞUM VE ÖLÜM YILDÖNÜMÜ ANMALARI

Yozgat Valiliği’nden hem çevre hem yangın uyarısı
Yozgat Valiliği’nden hem çevre hem yangın uyarısı
İçeriği Görüntüle

Abdülkadir Geylânî’nin doğum günü, İslam dünyasında 1 Ramazan’da kutlanırken, ölüm yıldönümü ise 11 Rabi'u't-Sani’de anılmaktadır. Hindistan alt kıtasında ise bu tarih, "Giyarwee Shareef" ya da "Onurlu Gün" olarak kutlanır.

Abdülkadir Geylânî, İslam tasavvufunun en önemli figürlerinden biri olarak, tasavvufi düşünceyi geniş kitlelere ulaştırmayı başarmış ve günümüze kadar etkisini sürdürmüştür.

Kaynak: Haber Merkezi