Anadolu'nun İlk Futbol Takımı Ve Çanakkale Şehitleri
Yozgat'ta futbolun kökleri, Anadolu'daki diğer birçok şehirden çok daha eskiye dayanıyor. 1910 yılında Mekteb-i Sultani (Yozgat Lisesi) öğretmenleri ve öğrencileri tarafından kurulan takım, Anadolu'da kurulan ilk futbol takımı olma özelliğini taşıyor. Beyaz fanila üzerine kırmızı hilal amblemli formalarıyla sahaya çıkan bu gençler, 1914 yılında seferberliğin ilanıyla birlikte gönüllü olarak cepheye koştu. Çanakkale cephesine giden 207 öğrenciden sadece 15'i geri dönebilirken, bu kahraman futbol takımı adını altın harflerle tarihe yazdırdı.
İlerleyen yıllarda, 1959'da Karagümrük adıyla yeniden alevlenen futbol ateşi, sırasıyla Bozok Spor, Yeni Yozgatspor ve Yimpaş Yozgatspor isimleriyle devam ederek Süper Lig'e kadar uzanan bir başarı öyküsüne dönüştü. Adem Koçak, İlhan Özbay ve Mehmet Topuz gibi birçok yetenek bu topraklardan yetişerek Türk futboluna hizmet etti.

Pehlivanlar Diyarı Yozgat'ın Şampiyon Güreşçileri
Yozgat denildiğinde akla ilk gelen branş şüphesiz güreştir. Osmanlı Sarayı'nın meşhur başpehlivanı Kel Hasan ile başlayan bu şanlı gelenek; minderde fırtınalar estiren Celal Atik, Nasuh Akar, Necmi Gençalp ve günümüzün efsanesi Rıza Kayaalp gibi isimlerle taçlandı.
İngiltere'de Türk bayrağını en üste çektiren olimpiyat şampiyonları Celal Atik ve Nasuh Akar'ın açtığı yoldan ilerleyen Yozgatlı güreşçiler, şehri bir "şampiyon fabrikasına" dönüştürdü. İşitme engelliler kategorisinde kırılması güç bir rekorla 5 kez üst üste Olimpiyat Şampiyonu olan İlhan Çıtak ve ağır sıklette dünyaya meydan okuyan Rıza Kayaalp, Yozgat'ın "yiğidin harman olduğu yer" unvanını uluslararası arenada defalarca kanıtladı.

Unutulmaya Yüz Tutan Geleneksel Sporlar: At Yarışları Ve Cirit
Yozgat spor tarihinde at yarışları ve ciritin çok özel bir yeri bulunuyor. 1900'lü yılların başlarında Sarı Topraklık ve Kırıklı mevkilerinde çevre illerden de yoğun katılımla büyük at yarışları düzenlenirdi. Bir zamanlar il genelindeki at sayısının 100 binin üzerinde olduğu bilinirken, bu gelenek günümüzde Sarıhacılı bölgesindeki haralarda yetiştirilen yarış atlarıyla yaşatılmaya çalışılıyor.
Kurtuluş Savaşı yıllarında Yozgatlı süvarilerin cirit oyunundaki yetenekleri, savaş meydanlarında düşmana karşı büyük bir üstünlük sağlamıştı. Geçmişte cuma namazı çıkışlarında büyük bir coşkuyla oynanan ve Dabağın Şevket Ağa gibi ustaların hünerlerini sergilediği cirit sporu, bugün şehrin kültürel hafızasında yeniden canlandırılmayı bekleyen kıymetli bir miras olarak duruyor.

Şehrin Kayak Sporuyla Tanışması Ve Yaşar Eryaşar
Coğrafi yapısı kış sporlarına son derece elverişli olan Yozgat, 1944 yılından itibaren profesyonel anlamda kayak sporuyla tanıştı. Bu sporun ildeki öncüsü ve simge ismi ise Türkiye'de tramplenle atlayan ilk milli sporculardan olan Yaşar Eryaşar oldu. Eryaşar'ın büyük özverisiyle Çamlık bölgesine kayak evi inşa edilmiş ve Yozgatlı gençler bu spora yönlendirilmişti. Hayatını spora adayan Eryaşar, 2000 yılında çok sevdiği Yozgatspor'un bir maçı esnasında geçirdiği kalp krizi sonucu tribünlerde hayata veda etti.

Salon Sporları Ve Uzak Doğu Branşlarındaki Başarılar
Geleneksel branşların yanı sıra basketbol, voleybol, hentbol ve tekvando gibi alanlarda da Yozgat önemli izler bıraktı. 1980'li yıllardan itibaren okullarda başlayan basketbol hamlesi, Arzu Şahin gibi milli sporcuların yetişmesini sağladı. Hentbolda okul takımlarının elde ettiği Türkiye şampiyonlukları şehre büyük bir ivme kazandırırken, tekvando branşında Ayşen Gülsüm Altan ve Enbiya Taha Biçer gibi gençler Avrupa ve dünya çapında kazandıkları madalyalarla Yozgat'ın modern sporlardaki gücünü temsil etmeye devam ediyor.




