“Yozgat’ta olmaz dediler!”

Bozok Üniversitesi 2017-2018 Akademik Yılı açılış töreni Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın katılımıyla gerçekleşti. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Anadolu’ya açılan yeni üniversiteleri eleştirenlerin o dönem ciddi tepkiler verdiğini ve Yozgat’ta da birilerinin ‘Yozgat’ta o iş olmaz’ dediğini hatırlattı. 

“Yozgat’ta olmaz dediler!”

Bozok Üniversitesi 2017-2018 Akademik Yılı açılış töreni Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın katılımıyla gerçekleşti. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Anadolu’ya açılan yeni üniversiteleri eleştirenlerin o dönem ciddi tepkiler verdiğini ve Yozgat’ta da birilerinin ‘Yozgat’ta o iş olmaz’ dediğini hatırlattı. 

20 Eylül 2017 Çarşamba 07:00
593 Okunma
“Yozgat’ta olmaz dediler!”

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Bozok Üniversitesi’nin ilerleyen yıllarda Türkiye’nin saygın üniversiteleri arasında yer alabileceğine de yürekten inandığını söyledi.
Bozok Üniversitesi Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen akademik yıl açılışına Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Bozok Üniversitesi Rektörü Salih Karacabey, Belediye Başkanı Kazım Arslan, Yozgat Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Ataman, İl Jandarma Komutanı Albay Bilgihan Yeşilyurt, Emniyet Müdürü Seçkin Çengeloğlu, dekanlar, akademisyenler, daire müdürleri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan Bozok Üniversitesi Rektörü Salih Karacabey, katılımcılara üniversitenin gelişme süreci ve geleceğe yönelik hedefleri hakkında bilgiler sundu.
Rektör Salih Karacabey, 2006 yılında kurulan Bozok Üniversitesi’nin kısa sürede 4 fakülte sayısını 11’e ulaştırdığını ve bugün 6 meslek yüksek okulu, 1 araştırma hastanesi ve 12 araştırma merkeziyle önemli ölçüde büyümesini tamamladığını belirtti.
Rektör Salih Karacabey, “Elbette yeni kurulan üniversite olmamız sebebiyle büyümemiz bir açıdan devam ediyor. Her yıl yeni bölümler açıyor ve öğrenci alımı yapıyoruz” dedi.
Bu yıl İletişim Fakültesi’nin Radyo Televizyon ve Sinema bölümüne öğrenci alımı yaptıklarını bildiren Karacabey, Fen Edebiyat Fakültesi’nin arkeoloji bölümüne de ilk defa öğrenci alımı yapıldığını söyleyerek, “Bu benim hayalimdi. İlimiz açısından ve ilimizle bütünleşmek adına bu bölüm önem taşımaktaydı bunu başardık ve hocalarımızı alarak eğitime başladık.
İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’nde iktisat ve işletmenin yanına siyaset bilimi ve kamu yönetimi bölümlerini de açtık. Ayrıca Maliye ve Uluslararası ilişkiler bölümlerimize öğrenci alacağız. Akdağmadeni MYO’da iş sağlığı ve güvenliği bölümünü aktif hale getirdik. Sağlık Yüksekokulumuz ise önümüzdeki yıllarda Sağlık Bilimleri Fakültesi olacak, senato kararımız var. Bakanlar Kurulu kararından sonra bu da önemli bir kazanım olacak. BESYO’da ise geçen yıl öğrenci alımı yapmıştık, bu yıl spor yöneticiliği bölümünü açtık ve öğrenci alımına başladık. Sorgun’da optisyenlik bölümü açtık, Yerköy de ceza infaz ve güvenlik bölümü açtık burada da eğitim öğretim sürüyor. Merkez Sağlık MYO’ ya tıbbi dokümantasyon ve sekreterlik  bölümünü açtık ve eğitim başladı” diye konuştu.
Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç ise öğrencilerin önce Allah’a, sonra kendilerine emanet olduğu bilinciyle çalıştıklarını söyledi.
Vali Kemal Yurtnaç, ilimize gelen tüm öğrencilerin huzurlu, sağlıklı ve güvenli bir ortamda eğitim-öğretim hayatlarını sürdürmeleri için gerekli tedbirleri aldıklarını söyleyerek, öğrencilere Yozgat’ı sosyal, kültürel, coğrafi ve turistik yönden tanımalarının kendilerine fayda sağlayacağını vurguladı.
“İYİ YERDEYİZ”
Rektör Salih Karacabey’in ardından kürsüye gelen Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, büyük bir medeniyetin ve tarihin mirasçıları olduğumuzu ve geçmişte büyük akademik başarılarla, kurulan büyük devletlerle Türkiye’nin her daim güç merkezi olarak dünyaya yön verdiğini belirtti.
Bekir Bozdağ, Türkiye’nin günümüzde teknolojisiyle, bilimiyle ve eğitimiyle yetişen ve çağı yakalayıp, çağın ötesine geçmeye çalışan bir iradeye sahip olduğunu ve bunun la da her zaman gurur duyduğunu ifade etti.
Bekir Bozdağ, “Hükümetlerimiz döneminde Türkiye’nin bilimde dünyayla rekabete açılabilmesi için önce Türkiye’de rekabete açılması gerektiğine hep inandık. Üniversiteler sadece büyük şehirlerdeydi. Okumak isteyen Yozgatlı, Edirneli, Karslı, İstanbul’a, Ankara’ya veya başkaca devletin seçtiği üniversite kurarak onurlandırdığı büyükşehirlere gitmek durumundaydı” diye konuştu.
“ANADOLU MAHRUMDU”
Geçmişte Anado-lu’nun diğer vilayetlerinin üniversitelerden mahrum olduğunu hatırlatan Bozdağ, Türkiye’de bu durumun bilimsel anlamda coğrafi bir tekelciliğin ortaya çıkmasına sebep olduğunu ve akademik dün içinde de tekelleşmeye yol açtığını belirtti.
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, “Ben öğrencilik yıllarımdan bilirim, günümüzde bu epeyce değişti ama o zamanlar Türkiye’de anayasa hukuku profesörleri sayısına baktığınızda sağdan say soldan say doğru dürüst 10’u geçmezdi. Bu 10 kişi de aynı tornadan çıkmış gibi birbirinin aynısıydı. Böyle bir yerde bilimsel rekabetten söz etmek mümkün olur mu? Bir tekel kurulmuş, başkalarını içine almıyor, onunla da siz bütün dünyayla rekabet edeceksiniz, edemezsiniz, kendi içinizde rekabet yok, üniversiteler arası yok, şehirlerarası yok” dedi.
Bozdağ, “Rekabetin olmadığı yerde ise sadece kendisini bir şey sananlar çoğalır ama ülkenin ve milletin yararına faydalı işler arzu edildiği kadar çok olmaz” şeklinde konuştu.
“YOZGAT’TA OLMAZ DEDİLER”
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti’yi kurduktan sonra Erdoğan’ın yaptığı bir açıklamada “Biz Türkiye’nin illerinin her birini üniversitelerle donatacağız ve kampüs şehirler yapacağız. Her ilde ilimin ışığı yanacak” dediğini hatırlattı.
Bekir Bozdağ, o dönem ciddi eleştirilere maruz kalındığını da yeniden hatırlattı ve “Yozgat’ta da ‘bu nasıl olacak’ diye çok söylendi ve eleştirildi. ‘Mümkün olsaydı bu güne kadar yapılabilirdi zaten’ diyenler oldu ama biz yaptık işte. 
İrade olursa her şey olur, huzur olur, iş olur. İradenin olmadığı yerde idare, icraat ve sonuçta olmaz” dedi.
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, “Bu dönemde bir irade ortaya kondu ve biz kampüs şehirler oluşturacağız dedik ve Türkiye ayağa kalktı. ‘Tabela asmakla üniversite mi olur, akademisyenler nerede?’ falan diyenler oldu” diye konuştu.
“ODTÜ’DE DE YOKTU”
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Anadolu’ya açılan üniversiteleri eleştirenlerin bir şeyi unuttuğunu söyleyerek, aynı imkansızlıkların ODTÜ ve Hacettepe gibi üniversitelerin kurulduğu yıllarda da söz konusu olduğunu vurguladı. Bugün Türkiye’nin köklü üniversiteleri arasında yer alan bu üniversitelerinde kurulduğu yıllarda akademisyen sıkıntısı çektiğini hatırlatan Bozdağ, “ODTÜ kurulurken de kadro yoktu, Hacettepe kurulurken de kadro yoktu. Sadece İstanbul’da vardı o da Osmanlı’dan kalan kadrolardı. Ama diğerleri tümden sıfırdan başlamışlardı. Onlar bugün birer saygın üniversite oldular. Temelini atacağımız ve kurduğumuz üniversiteler belki bundan 15-20 yıl sonra belki bugün parmakla gösterilen üniversitelerden daha başarılı olabilir” dedi.
“NİYE OLMASIN”
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Bozok Üniversitesi akademisyenlerine seslenerek, Bozok’taki akademisyenlerin, farklı üniversitelerdeki akademisyenlerin çok daha önünde büyük başarılara imza atabileceğini belirterek “Niye olmasın?” dedi.
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, “Buradaki herkes en ileri gitme ve en iyi başarıları yakalama imkanı ve hakkına sahiptir. Bunlara bir dönem tekeli bozulacak olanlar karşı çıktı, bir yandan Ankara, İstanbul gibi büyükşehirlerin dışına çıkmak istemeyen akademisyenler karşı çıktı, bir yandan ise farklı plan ve hesapları olanlar karşı çıktı. Bir yandan başka hesaplarla karşı çıkıldı ama biz kulaklarımızı tıkayarak, yapacağımızın doğru olduğuna inandık” dedi.
Bozdağ, 2002 yılında Türkiye’nin vakıf ve devlet üniversitesi sayısının 75 olduğunu şu anda bu sayının 185’e çıktığını bildirerek “ 110 yeni üniversite ilave ettik. Bazı illerde üniversite sayısı 3’ü falan geçti” diye konuştu.
“SADECE İKİ KİŞİYDİ”
Bozok Üniversitesi’nin gelişimi hakkında da bilgiler paylaşan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “2002 yılında Bozok yeni kurulduğunda profesör sayısı sadece ikiydi. Bugün ise akademik kadroda 37 profesör, 47 doçent, toplamda 783 akademik kadro var, nereden nereye… Bozok müstakil üniversite olmasaydı 2 profesörün yanına başka profesör ve akademisyen koyamazdık” dedi.
Bekir Bozdağ, “Geldiğimiz noktanın 10 sene sonrasına ışık tuttuğumuzda gerçekten Bozok Üniversitesi akademisyenleriyle, rekabetçi ve diğer üniversitelerle rekabet halinde olan bir üniversite olacaktır ben buna yürekten inanıyorum. Geldiğimiz nokta bunu gösteriyor.  Öğrenci sayısı 3 bin 500 den 8 binlere çıkmış durumda bu büyük bir rakamdır” dedi.
“İSTİHDAM SAĞLIYOR”
Bozok Üniversitesi’nin bilime katkısının yanı sıra yöreye istihdam noktasında da önemli katkılar sunduğunu söyleyen Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Yozgat’ta 783 akademik personelin yanı sıra bin 583 kişinin de bugün Bozok Üniversitesi sayesinde iş imkanı bulduğunu belirtti.
Bekir Bozdağ, harç paralarını da kaldırdıklarını hatırlatarak, “Yıllardır harçların kaldırılması için eylem yapan bir sol anlayış vardı. Ama iktidar oldular kaldırmadılar. Ama biz kaldırdık. Öğrencilere verilen burs imkanlarını artıran adımlar attık ve 2002’de 45 TL olan burs miktarını bu sene 470 TL’ye çıkardık” diye konuştu.
Bakan Bozdağ’ın konuşmasının ardından kürsüye gelen Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof.Dr. Ahmet Cevat Acar “Bilim ve Kalkınma konulu ilk dersi verdi.
Haber-Foto: Mustafa TEKER

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol