Erdoğan M. Akdağ'ı eğer tek kelime ile anlatmak gerekirse ''Yozgat'ın hamisi'' diyebiliriz ama ''Ekonomik, sosyal, kültürel, eğitim'' gibi alanlarda ''Yozgat'ın önünü açan isim'' demek daha doğru olur.
Zira, 1970'li yılların sonlarına kadar ekonomisi tarım sektörü içerisinde buğday ve arpaya dayalı olan Yozgat'a o yıla kadar kurulabilen tek sanayi yatırımı Tekel'e ait Bira Fabrikası olmuş, başka bir yatırım, istihdama yönelik hizmetlerden mahrum kalmış.
''Kaderci'' bir yapıya sahip olan Yozgat insanı, devletin verdiği ile yetinmiş, geçim sıkıntısına düşünce de yorganını sırtlayıp, başta Ankara olmak üzere büyük şehirlere inşaatta bekçilik, amelelik, hamallık yapmaya gitmiş. İşte bu yüzdendir ki; ''Alamanya'' Yozgatlı için ''Gurbet'' değil, ''Vatan'' olmuş, her karışta bir Yozgatlının selamıyla karşılaşılır hale gelmiş, Almanya ve diğer bazı Avrupa ülkelerinde.
İşte o yıllarda başlamış Yozgatlının yüreği ''Fokurdayama'', ''Benim memleketimde de olsun, böyle fabrikalar'' demiş, birikimlerini bir araya getirmiş ama bu birikimlerin memleketinde yatırıma dönüştürülüp, kendisinden sonrakilerin ''yarı vatan'' saydıkları yaban illerine gitmelerini engelleyici çabalara başlanmış, çoğundan da sonuç alınamayınca Yozgat gibi Anadolu'nun bir çok vilayetinde atılan fabrika temelleri ''Fabrika Mezarlığına'' dönüşmüş...
Erdoğan M. Akdağ işte bu yıllarda, böylesine bir ortamda ortaya çıktı...
Yurtdışında kurulan ancak yatırımını bir türlü hayata geçiremeyen Yibitaş Şirketi'nde arkadaşlarıyla birlikte sorumluluk alan Akdağ, Tekel'e ait Bira Fabrikası'ndan sonra Yozgat'a ikinci sanayi tesisi olarak Yibitaş Çimento Fabrikasını kazandırdı. Aynı şirket bünyesinde birbiri ardına yeni sanayi yatırımları devreye sokulurken, yeni şirketler de kurulup, yatırımlarını Yibitaş'ı örnek alarak hayata geçirmeye başladığı dönemde Akdağ, Desiyab Genel Müdürlüğü görevine getirildi, böylece özellikle yurtdışında kurulup, yurt içinde yatırım yapan şirketlerin yaşadıkları işletme sermayesi sorunun çözümlenmesi noktasında gerekli düzenlemeleri yaparak, Yozgat'ın da sanayi ile tanışmasını, yeni sanayi sektörlerinin devreye girmesine öncülük etti.
YENİ DÖNEM
Türkiye'de 12 Eylül 1980 sonrasında yeni bir dönem başladı. Sanayi yönünden belirli bir aşama kaydeden Yozgat, yeni sanayi yatırımlarının gelmesi noktasında taleplerini artırırken, ortaya çıkan tabloda kurulacak olan fabrika ve tesislerde çalıştırılacak elemanların tamamının ''Vasıfsız'' işçi statüsünde olması sıkıntı yaratıyordu. Zira vasıfsız işçi aday adayları vardı, işçi yapılabilmesi için eğitimden geçirilmesi gerekiyordu.O yıllarda Yozgat'ta bulunan iki düz lise ile klasik eğitim veren Kız Meslek Lisesi, Endüstri Meslek Lisesi, Ticaret Lisesi, İmam Hatip Lisesi bulunuyordu. Bu okullardan mezun olan öğrencilerin önemli bölümü üniversiteye girmekte zorlanıyor, büyük çoğunluğu açıkta kalıp ''Mustafa ağanın'' aynalı kahvesinde kendisine yer bulabiliyordu.
Erdoğan M. Akdağ, kendisinin öncülüğünde kurulan fabrikalarda yaşanılan sıkıntılardan ders çıkartıp, eğitime yönelik yatırımlara yöneldi.
Yozgat'taki klasik eğitim veren okulların yerine bilimsel alanda eğitim verebilen okulların devreye girebilmesi adına ilk olarak bilimsel deneylerinde yapılabileceği bir ilköğretim okulunun temelini atıp, öğretime açtı, ardından lise ve dengi okullar sırasıyla eğitim, öğretime başlatıldı. Yozgat, bu değişime ayak uydurup, dönemin Valisi Ertuğrul Ersoy'un da girişimleriyle bilimsel ve yabancı dil ağırlıklı eğitim veren Anadolu Liseleri ve Meslek Liseleri açılmaya başlandı.
Eğitimin altyapısı noktasında da gerekli yatırımları yapıp, öncülük eden Akdağ, bu okullardan mezun olan gençlerin yükseköğrenim eğitimlerini de yapabilmeleri için kolları sıvadı. Bugün Bozok Üniversitesi'nin temelini oluşturan fakülteleri ve laboratuarları devreye soktu. Bozok Üniversitesi'nin kurulmasında önemli hem maddi, hem de manevi katkılarda bulundu. Diyebiliriz ki; eğer Yozgat'ta bir üniversite var ise, bu Erdoğan M. Akdağ sayesinde olmuştur.
Erdoğan Akdağ, kuruluşuna vesile olduğu Bozok Üniversitesi'nin gelişimi noktasında da çalışmalarını ve desteğini devam ettiriyor.
Hayırsever işadamı Erdoğan M. Akdağ, kendi ismini taşıyan Bozok Üniversitesi kampus alanında 5 milyon liraya mal olan Kongre ve Kültür Merkezi binası inşa ettirip, açılışa hazır hale getirdi. Bozok Üniversitesinin gelişmesi ve daha da büyümesi için üzerine düşen görevi bu zamana kadar yaptığını ve yapmaya devam ettiğini belirten Akdağ, hem öğrencilerin hem de personelin rahat bir şekilde ibadetlerini yapmaları için bin kişilik bir cami yaptırmak üzere çalışma başlattı.
ERDOĞAN M. AKDAĞ KİMDİR?
1937 yılında Yozgat' ta doğan Erdoğan M. Akdağ, ilk ve orta öğrenimini ayni şehirde tamamladıktan sonra, yüksek öğrenim için Batı Almanya ' ya gitti, Braunschweig Teknik Üniversitesi'nde Makine Yüksek Mühendisliği fakültesini bitirdi. Eğitimini tamamladığı üniversitede 1963-1965 yıllarında öğretim görevlisi olarak çalıştı. İnstitut For Verbrennunngsmaschinen und Kolbenmoloren'da teknik bilimsel asistanlık yaptıktan sonra, ihtisas yapmak üzere ABD'de Massachusetts İnstitute of Technology M.İ.T.' ye gitti, ihtisasını tamamladıktan sonra yurda döndü. Askerlik görevini 1967 yılında Çorlu'da Kara Kuvvetleri İstihkam teğmeni olarak tamamladı. Askerlik sonrası; Otomarsan'da direktörlük ( 1967-1969), Has Holding bünyesinde Genel koordinatörlük (1969-1971), Batı Almanya'da Genel müdürlük (1971-1973) görevlerini ifa etti. Daha sonra Türkiye' ye döndü.
1973 yılında, Türkiye ekonomisine 19 şirket ve 15 fabrikayla hizmet veren Yibitaş Holding'in temellerini attı. Bilgi birikimi ve deneyimleri sonucu Yibitaş Holding'i Türkiye'nin güçlü şirketleri arasına sokmayı başardı. Holdinge bağlı tüm şirketlerin kurucusu ve İdare Meclisi Başkanlığını yaptı. Bu görevlerin yanında 1980-1981 yılları arasında şimdi ismi Türkiye Kalkınma Bankası Genel Müdürlüğü olan Devlet Sanayi ve İşçi Yatırım Bankası Genel Müdürlüğü
ve İdare Meclisi Başkanlığı da yaptı. Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Yönetim kurulu üyeliği, CEMBUREAU, Avrupa Çimento Birliği Yönetim kurulu üyeliği, Yozgat ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanlığı, TOSYÖV kurucusu ve Yönetim kurulu üyeliği, Yozgatspor Başkanlığı, Ankara Atlı Spor Kulübü yönetim Kurulu üyeliği görevlerinde de bulundu. Ankara Sanayi Odası üyesidir.
Yibitaş'ı Alman, Fransız ve Danimarkalı firmalarla Türkiye'deki Joint-Venture'lar ile öncü bir mültinational şirketler topluluğuna dönüştürdü.
Türk Basın Birliği tarafından 1989 yılına Türkiye'nin en başarılı işadamı seçildi. Cumhurbaşkanları ve Başbakanlar tarafından şiltler verildi. Yurtiçi ve Yurtdışı basınında, yayımlanmış çok sayıda makaleleri bulunuyor.
YAPTIĞI YATIRIMLAR: Erdoğan M. Akdağ, 1987 yılından sonra Yozgat'ın gelişmesi ve eğitim alanında geri kalmışlığını yenebilmesi adına yatırımlara ağırlık verdi. Bu doğrultuda Erdoğan Akdağ İlköğretim Okulu, Erdoğan Akdağ Anadolu Öğretmen Lisesi, Erdoğan Akdağ Polis Karakolu ve Lojmanını, 75. Yıl Serpil Akdağ Lisesi, Bahri Akdağ Camii ve Külliyesi, Serpil Akdağ Spor ve Park alanı, Hatice Akdağ Cami'ni inşa ettirdi.
Yozgat'a bir üniversite kazandırmak için Yozgat Üniversitesi Vakfı kuruculuğunu üstlenip, kurucu başkanlığını da yapan Erdoğan M. Akdağ, Bozok Üniversitesi'nin fiziki alt yapısını teşkil etmek üzere, bugün kendi ismini taşıyan Erdoğan Akdağ Kampus alanı içerisine; 1994 yılında Yozgat Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi, 1996 yılında Yozgat Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi Laboratuar binasını, 1997 yılında Fen Edebiyat Fakültesi Binasını, 2003 yılında İktisadi ve Ticari İlimler Fakültesi binalarını inşa ettirdi.
Muhabir: Haber Merkezi





