Ne zaman açılacağı henüz netleşmeyen Tıp Fakültesi Hastanesi'nde görevli personellere Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) tarafından kadınlarda görülen meme ve rahim ağzı kanserinde erken teşhis yöntemleri hakkında bilgi verildi.
13 Ekim 2010 Çarşamba 09:55
Bu haber 264 kez okundu
Ne zaman açılacağı henüz netleşmeyen Tıp Fakültesi Hastanesi'nde görevli personellere Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) tarafından kadınlarda görülen meme ve rahim ağzı kanserinde erken teşhis yöntemleri hakkında bilgi verildi.
KETEM Uzmanı Ebe Şaziye Demirsoy ve Hemşire Aysun Bilecan tarafından verilen eğitime Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi personelleri katıldı.
İlk olarak memenin tanımını yaparak konuşmasına başlayan Şaziye Demirsoy meme kanseri ve kanser nedenleri hakkında bilgiler verdi.
Demirsoy, “Meme; süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşur. Bu süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin kontrol dışı olarak çoğalmaları ve vücudun çeşitli yerlerine yayılmalarına meme kanseri denir. Akciğer kanserinden sonra, dünyada görülme sıklığı en yüksek olan kanser türüdür.
HER 8 KADINDAN
BİRİNİ BEKLEYEN
TEHLİKE
Her 8 kadından birinin hayatının belirli bir döneminde meme kanserine yakalanacağı bildirilmektedir. 1970lerden bu yana meme kanserinin görülme sıklığında artış yaşanmaktadır ve bu artışa modern, batılı yaşam tarzı sebep olarak gösterilmektedir. Meme kanseri, yayılmadan önce erken teşhis edilirse, hasta yüzde 95 yaşam şansına sahiptir. Meme kanseri kadınlarda görülen en sık kanser türüdür. Erkeklerde ise sıklığı daha az olmakla birlikte 1/150 oranında görülmektedir.”
RİSK FAKTÖRLERİ
Risk faktörlerine de değinen Demirsoy; “Kadın olmak meme kanseri riskini artırır 12 yaşından önce adet başlangıcı ve 50 yaşından sonra menopoz meme kanseri riskini artırır.Geç yada hiç doğum yapmamış olmak, yaşlandıkça risk artar, 50 yaş üzerindeki kadınlarda, 50 yaş altına göre 4 kat fazla risk vardır oral kontraseptiflerin meme kanseri riski üzerine azda olsa etkileri vardır. Östrojen replasman tedavisi meme kanseri riskini azda olsa artırır(10 yıldan fazla) yaşam kalitesi ve kemik mineral yoğunluğu üzerine yararlı etkileri bulunmaktadır. Ayrıca kalp damar hastalıklarıyla oluşan ölüm riskini azaltır. Yine Alzheimer ve kolon kanseri riskini azalttığı vurgulanmaktadır
BRCA1 ve BRCA2 genlerinde bozukluk veya mutasyonlar günde 3 kadehten fazla alkol kullanımı riski 2 kat artırır, yağlı yiyeceklerin meme kanserine yol açtığı iddiası henüz tartışmalıdır. Obezite meme kanseri riskini arttırır. Zeytin yağı meme kanseri riskini artırmazken mısırözü yağı ve et gibi besinler riski artırır. Meme dokusunda "atipik hiperplazi" ve "insitu lobuler karsinom" gibi tanı alan kadınlarda meme kanseri riski yüksektir. Daha önce meme kanseri geçirmiş kişiler meme kanseri teşhisinden sonra izlemin sebebi, sadece hastalığın yeniden oluşmasını değil aynı zamanda diğer memede ortaya çıkabilecek kanseri erken teşhis etmektir.”
Bu habere yorum yapan ilk siz olun!