19 Mayıs 2012 Cumartesi

Eğitimci-Yazar Arif Baş vefat etti

Pazarören Köy Enstitüsü'nün ilk mezunlarından Eğitimci-Yazar Arif Baş, doğum yeri olan Bahadın Beldesi'nde09.02.2012 Perşembe günü yaşama veda etti. Ölümü yörede büyük üzüntü yaratan Arif Baş, Cuma günü öğle namazından sonra Bahadın Belde Mezarlığı'nda toprağa verildi. İçinde yüz yıllar öncesinde kullanılan çeşitli alet ve eşyaların bulunduğu 'Bahadın Açıkhava Müzesi'nin de kurucusu olan yaklaşık altı aydan beri rahatsız olan Arif Baş, 83 yaşındaydı.

11 Şubat 2012 Cumartesi 09:39
Bu haber 191 kez okundu
Eğitimci-Yazar Arif Baş vefat etti
KİMLİK:
Arif Baş, 1929 yılında Sorgun'un  Bahadın Beldesi'nde doğdu. 28 öğretmen ve yöneticilik yaptıktan sonra emekli oldu. 13. Dönem Yozgat İl Genel Meclisi Üyeliği ve  bir dönem de Bahadın Belediye Başkanlığı yaptı.  Uzun zaman Yozgat Bozok Gazetesi ve Sorgun Postası'nda yazılar yazan Baş,  makaleleri ve basılmış kitaplarıyla çeşitli ödüller aldı.
Arif Baş'ın,Her Yönüyle Bahadın Tarihi,Aşık İbrahim, Banttaki Ses, Dikenli Gül Bahçesi, Kısır, TüpBebek  ve Köy Enstitülü Yıllarım adlı basılmış kitapları bulunuyor.
***   
Arif Baş ağabeyimizin 'Köy Enstitülü Yıllarla İlgili Anılarım'' adlı kitaptan  alıntıbir anı  özeti:
'… yeni müdürümüz Şevket Gedikoğlu okulda devam eden ziraat, sanat ve inşaat işlerini denetliyor, bizleri motive eden konuşmalar yapıyordu. Konuşmaları çot etkili, kıyafeti de bizler gibiydi: Ayağında postal benzeri bir çarık, golf pantolon, üzerinde de  kahve rengi bir kazak bulunuyordu. Okulumuza gelen  hanımöğretmenlerimiz  ilk geldiklerinde  bu giysilerimizi yadırgar, bir zaman  sonra onlar da golf pantolon giyerdi.
Gazeteci Ahmet Emin Yalman o yıllar Köy Enstitülerinidolaşmış , gördüğü olumlulukları da,'YarınınTürkiye'sine  Seyahat' adlı bir kitapta toplamıştı.  Finlandiya'nın kalkınmasını anlatan'Beyaz Zambaklar Memleketi' adlı kitabı biz öğrencilerden okumayan kimse kalmamıştı.  'Köye Doğru've 'Yeni Adam' dergilerine abone oldum. 'Yeni Adam' haftada, diğeri de ayda bir yayınlanıyordu.  Okuduğumuz kitapların kısa özeti Okul Müdürlüğü tarafından isteniyor, biz de kısa özetlerini idareye veriyorduk. DeylKarneci'nin'Söz Söylemek ve İşBaşarmak Sanatı'nı  önce bir dershanede, sonra da  topluca okul öğrencilerine ben tanıtmıştım.
Okulda 'Duvar Gazete'miz vardı.  Kültürlü ve gayretli öğretmenimiz Fikret Madaralı  duvar gazetelerinden birini alarak sınıfımıza getirdi, değerlendirmemizi istedi.  Gazetedeki yazım beğenilmişti. Masa arkadaşım Selahattin Şimşek'inDuvarGazetemizde yayımlanan   bir şiiri hala aklımdadır: ' Benimdir bu dava/ Elbette halledeceğim/ Çözeceğim,  eriteceğim.'
“…. Zeytini ilk ağzıma aldığımda  çıkarıp atmıştım. Onunla ilk kez tanışmıştım. Önce meyve kurusu sandım, ağzıma alınca da  çıkarıp, attım.  Kısa bir   zaman sonra zeytin ve zeytin  yağının ne kadar önemli bir besin olduğunu öğrendim.
Okula geleli dört yıl olmasına karşın yemeklerimiz hala düzelmedi.   Ekmek gramajı da değişmedi. Günde 350 gramlık ekmek veriliyor, doymuyoruz.  Nohut ve bulgur pilavı, demirbaş yemeklerimiz arasında.  Bunu başta müdürümüz olmak üzere tüm  yöneticilerimiz de bilmesine biliyor ama, İkinci Dünya Savaşı Avrupa'yı yakıyor, yıkıyor…  Ekmeğin karne ile satıldığını duyuyoruz.  karneye bindiğini duyuyoruz. Yüz yıllardan beri yüzüne bakılmayan,  cepheden evine dönemeyen, dönse bile  iki keçisinin vergisini tahsildarın kamçısıyla ödeyebilen  köy  çocuklarının bu okullarda  okumalarını sağlayarak geciken adaletin  yerine getirilmesi planlanıyor.   Bu nedenle  180 olan sayımız, 160'lara düşmüştü.Çalışıyor, o yaşta olduğumuz için doymuyorduk. Okulumuzdaki elektrik, karartma geceleri nedeniyle pek işimize yaramıyordu.
Mezun olmamıza iki ay kala öğretmen olarak atanacağımız köyler belli oldu. İstediğimiz köylere verildik. Ben de  komşuSarıhamzalı Köyü'nü istedim, kabul edildi.
Ekim ayının güneşli bir gününde, Kayseri Valisinin de katıldığı bir  törende diplomalarımız dağıtıldı.
Şimdi ideallerimizi gerçekleştirmek için yeni bir  dönem başlamıştı: Köy kalkınmasına hizmet edecek, cehaletle savaşacaktık.
Çünkü  Köy Enstitüsü marşımız;
Sürer, eker, biçeriz, güvenip ötesine
Milletin her kazancı milletin kesesine
Toplandık baş çiftçinin Atatürk'ün sesine
Toprakla savaş için ziraat cephesine..
Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz
Biz yurdun öz sahibi, efendisi köylüyüz.

Köylüyüz  kuracağız dirliği, düzenliği,
Yıkıyor engelleri ulus egemenliği,
Görsün köyler bolluğu, rahatlığı, şenliği,
Bizimdir o yenilmek bilmeyen Türk benliği.
Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz
Biz yurdun öz sahibi, efendisi köylüyüz.

İnsanı insan eden, ilkin bu soy, bu toprak
En yeni aletlerle en içten çalışarak,
Türk için yine yakın dünyaya örnek olmak,
Kafa dinç, el nasırlı, gönül rahat, alın ak.
Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz
Biz yurdun öz sahibi, efendisi köylüyüz,
diyordu.

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 1 yorum mevcut

    • köy enstitüleri 3 ay önce yorumlandı

      Yozgat-yerköy-saray kasabasından Ali Adnan Özgür ün yönetmenliğini yaptığı Erkan Can gibi duayen oyuncuların oynadığı köy enstitülerini konu alan Toprağın Çocukları adlı film bu ay vizyona girecek Yozgatımızdan bu filme destek yazılarımızı yayınlarsak halka tanıtırsak çok güzel birşey olacağını düşünüyorum Ali Adnan Özgür Saray Kasabasından kendide köy enstitülü olan emekli öğretmen Kemal Şahingöz ün torunudur. Dedesinin hikayelerinden yola çıkarak bu filmi tasarlamıştır. lütfen destek olalım

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    E-GAZETE

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV