Erdoğan Sağdıç
Erdoğan Sağdıç
Yazarın Makaleleri
TEKKE
BÜTÜN ödevlerini yerine getirmiş tesbihini çekiyordu genç derviş Ferman. Gönlünü bir huzur kaplamıştı ve gözlerini kapatıp hülyaya dalmıştı. Cennet geçiyordu içinden. Bir yanda Kevser ırmağı diğer yanda emrine amade huri ve gılmanlar....
ESİNTİLER
VE sonra bir baktım sen gideli bin yıl olmuştu. Bin vahşi hayvan ezmiş gibiydi beynimi. Öyle yaralı ve tuhaf ve öyle çaresiz bırakılmıştım bir dilencinin avucuna. Tabanlarım çatlayana kadar koştum çöl kumlarında. Sana Leyla dedim ben Mecnun...
ARIZALI DÜŞÜNCELER
MERAKIMDAN soruyorum hangi dağı sen yarattın kibri gövdesinden büyük  insan! Kuşlara kanat takan sen misin? Bir damla kandan öte nesin sen?  Doğdun aciz, yaşadın aciz, ölürken acizsin. Hangi kudrete sahipsin de ben bilmiyorum. Kendini...
MİLLİYETÇİLİK ÜZERİNE
İNSAN nitelikleri bakımından farklı yaratılmıştır. İnsanı dizayn eden kudret, insanın yaşayacağı dünya şartlarını da titizlikle yaratmıştır. İnsanlık tarihi ne zaman başlamıştır, nerede başlamıştır ya da hangi milletle ve dille...
YAŞLANIRKEN
UNUTUYORUM bazen, yerimi, kimliğimi.. Unutuyorum bazen kapalı bir mekanda paltomu, beremi. Unutuyorum bazen yağmurlu havalarda şemsiye almak gerektiğini. Unutuyorum ağır ağır hedeflerimi, geçmişimi. İlk defa kopardığım çiceğin kokusunu, ilk...
Modern İslam ve Putperestlik
MUHİDDİN Arabi bin yıl önce bir cümle kurmuş Şam'da: -Sizin taptıklarınız benim ayağımın altındadır.  Bir Müslüman beldesinde bu derece ağır bir cümleyi icap ettiren şartlar nelerdir? Onu tarih kitaplarından okursunuz. Biz...
Emanet (1)
VAKTİN birinde Kör Faruk'un kızı Gülseren  mutfakta bulaşık yıkarken kilerden bir ses işitmiş. Kedidir, faredir diye aldırış etmemiş. Sesler sıklaşınca gidip bir bakayım diyerek  elinin deterjanı ile varmış kiler kapısına,...
EYLÜL
BEN Eylül'ü şairlerden duyup şiirlerden öğrenmedim. Romanlardan okuyup içlenmedim. Ben bir Eylül yaşadım, buruk tadını hala dilimde hissederim.   1980 yılını duymuşsunuzdur. Çoğunuza sadece bir rakam ifade eder. O yıl doğanlar...
AYRIŞMA
İKİBİNLİ yılların başında yorulan siyasi yapıya bir tepki olarak halkın geniş desteği ile muhafazakarlar iktidara geldi. Önceki dönemlerde iktidar ömrü çok kısaydı. Sık sık el değiştirir ya da zinde güçler tarafından devrilirdi....
BENİM PENCEREMDEN
"Sürerim sürerim gitmez katana Fransız kurşunu değmez adama Varın söyleyin de garip anama Analar da böyle aslan doğurur. " YÜZYIL önce bir cihan harbi bitmiş ve Osmanlı imparatorluğu hükmen yenik sayılmıştı. Aslında imparatorluklara karşı...
GÜNDEM
SOKAKLARDAN geçerken tanıdığınız bir çok insanla karşılaşırsınız küçük şehirlerde. Merhabalaşıp hal hatır sorarsınız. Küçük sohbetler edersiniz. Samimiyet miktarınca konular açılır. Herkesin kişisel bir gündemi vardır mutlaka,...
KURBAN
ADEM'in cennetten kovulmasının üstünden yıllar geçmişti. Dünya  Adem ve Havva için  bir yuva olmuş,tarlalar ekilmiş,hayvanlar yetiştirilmiş ve çoluk çocuğa karışmışlardı. Ev işleri,bağ bahçe işleri içerisinde çocuklar...
Rivayet olunur ki İFFET -2-
SICAK yaz günlerinin gelmesi kasabada heyecanla beklenirdi. Memleketin her yerinden insanlar gelir, kasabalının kıymetini bilmediği denizin bütün nimetlerinden faydalanırlardı. Kasaba halkı yetiştirdiği ürünleri yüksek fiyattan satar, bundan...
Rivayet olunur ki İFFET -1-
GENÇ yaşında üç kızıyla dul kalan İffet hanım, kocasından kalan emekli maaşı büyükşehir şartlarına yetmeyince henüz ilkokul çağında olan kızlarını da alıp bir sahil kasabasına yerleşmiş, küçük bir ev alıp, bahçede yetiştirdiği...
GÖÇ -3-
MİLLETÇE en kolay yapabildiğimiz şey problemlerin tesbitidir. Lakin çözüm üretme konusunda tembel olduğumuz aşikardır. Yıllardır gözümüzün önünde cereyan eden göçler ve ahlaki erozyona karşı tedbir almayı ya düşünmemiş ya da başaramamışız....
GÖÇ -2-
90'ların sonunda Türkiye kabuk değiştirmeye başlamıştı. Gelişen teknolojiye paralel olarak artık herkesin cebinde bir telefon vardı. İletişimde çağı yakalayan taşra kendi dönüşümünü yakalarken büyükşehir varoşları lüks araçlarla...
GÖÇ
"70'li yıllar köyden kente göçün hızlandığı ve şehirlerde varoşların oluştuğu yıllardır" klişesi etrafında dönüp duran edebiyatın bir neticesi olarak ortaya çıkan  "köy özlemi" sunidir, masaldan ibarettir. Sosyolojik açıdan...
UNUTULAN
DÜN akşam ne yediğini unutur insanoğlu çoğu zaman ama ansızın bir yerden bir şarkı çalar, uzun zaman öteden çalar, aklının bir yerinden bir kuyu kazılır, bir tohum yeşerir upuzun kökü vardır, uzak bir yerlerde büyümüştür, çoğu...
Rivayet olunur ki Bu Bağları Süleyman Sulamıştır
SÜLEYMAN olduğu yerde dönüp duruyordu, biraz soluklanmak için oturduğu sandalyeden sanki ateş varmış gibi fırlayıp kalkıyor, odanın içine sığmıyordu. Aslında içi içine sığmıyordu Süleyman'ın.. İçinde kocaman bir Süleyman daha...
İçinden Yol Geçen Şehirlere Dair (1)
ANADOLU'NUN orta yerinde iki tepenin ortasına kurulmuş, bir meydandan, bir hükümet konağından oluşan şirin şehirlerden birisinden bahsedelim bugün. Orta halli insanların dünyasına  ışık tutma, inceleme bakımından kaleme alınmış...
Değişim
YILLAR önce, henüz aklım başındayken, bir hayalim vardı. Gençtim, iş kurmayı planlıyordum. Şimdiki gibi adım başı bir Cafe yoktu Yozgatta, gençler ve diğer yaş grupları kahvehanelerde takılıyordu ve bu mekanlar da sadece erkeklere yönelikti....
BAYRAMLIK
GÜNDELİK işler için işçi durağını mekan tutmuş Bahtiyar Usta durgundu o gün. İki üç gündür işe gidememiş, eve ekmek parası götürememişti. Eve eli boş dönmenin hüznü yüreğine oturmuş, gözlerini yuvalarına hapsetmişti. Allah'ın...
YOLCU
YANIK sesiyle okuduğu akşam ezanını dualayan Hayret efendi alelacele sofraya oturdu, besmele çekip suyunu içtikten sonra girişti çorbaya. Saatlerdir aç olmanın verdiği iştahla sıraladı tabakları. Bir eli kaşıkta diğeri ekmekte, alnı terliyordu....
Nostalji
GÜNE değil düne uyanmak istenilen bir çağda yaşıyoruz. Özellikle kırklı yaşlarda olanlar ya da kırk yaşını geçenler.. Geçmişe dönüp bir mutlu günü hatırlamak istiyoruz. Bizi oraya götürecek bir şarkı, bir resim ya da bir cadde,...
İFTARI BEKLERKEN
OTURMUŞ iftar bekliyorken düştü aklıma, akşama kader tek düşüncemin midemi doldurmak olduğu. Kendimi bir amaç için aç bırakıp adını oruç koyuyorum. Vakti gelince de hücum ediyorum yemeğe. Sonra ibadet ettiğim zannıyla vicdanımı rahatlatıp...