Anız yakarak toprağı öldürmemek gerektiğini söyleyen Valilik tarafından, “Anız yakanlar hakkında jandarma ve polis tarafından adli ve idari işlemler uygulanmaktadır. Anız yakarak tarım arazilerinin ve yerleşim yerlerinin yanmasına, insanların ve diğer canlıların zarar görmesine sebep olmayın” denildi.

Yozgatlılar e-devlet ve banka şifrelerinizi hemen değiştirin! Adınız listede olabilir Yozgatlılar e-devlet ve banka şifrelerinizi hemen değiştirin! Adınız listede olabilir

Toprağınızı Öldürmeyin’ (6)

Anız yakmanın genel zararları hakkında, “Anızın yakılması sonucunda; gerek tarımsal ekosistem, gerekse doğal ekosistem tahrip edilmektedir. Özellikle topraktaki Karbon (C) ve Azot ( N) dengesi yok olmakta ve tarlalar verimsizleşmektedir. Organik madde miktarı azalmaktadır. Mikrobiyolojik aktivite gerilemektedir. Omurgasızlar yok olmaktadır. Toprağın su tutma kapasitesi azalmaktadır. Toprak verimliliği düşmektedir” ifadelerine yer verildi.

Toprağınızı Öldürmeyin’ (4)

Anız yakmanın çevreye etkilerinden de bahseden Valilik, şu bilgileri verdi: “Yangınlar sırasında hava kirlenmektedir. Karayolu civarındaki anız yangınları görüş mesafesini azaltarak, trafik kazalarına sebep olmaktadır. Kontrolsüz olarak yakılan anızlar komşu tarladaki hasat edilmemiş ürünlerin yanmasına sebep olabilmektedir. Yangınlar bazen çitleri, tarla içerisindeki direkleri, meyve ağaçlarını yakabilmektedir. Orman ve konut yangınlarına sebep olabilmektedir. Yaban hayvanları ya yok olmakta, ya da yuvalarını kaybetmektedir. Anız yakmanın en önemli etkilerinden birisi de kurak ve yarı kurak bölgelerde erozyonu artırıcı rol oynamasıdır. Anız yakmanın hem eğime dik hem de eğime paralel sürümde erozyonu ve su kayıplarını arttırdığı belirlenmiştir.”

Toprağınızı Öldürmeyin’ (2)

Son olarak şu bilgiler aktarıldı: “Modern tarım tekniğinde anızı yakmak son derece yanlış bir yöntemdir. Yakma sonucu karşılaşılan zararların çoğunu telafi etmek mümkün değildir. Anız yakmakla doğan zararları sıralarsak konunun önemi daha iyi anlaşılacaktır. Anızın yakılması ile topraktaki organik madde yakılarak yok edilmektedir. Bu durum toprakları daha verimsiz ve erozyona daha hassas duruma getirmektedir. Sap ve Anızların Yakılması ile bitki büyümesini teşvik eden karbon(C) ve azotun(N) kaybı da artmaktadır. Mesela bir dönüm arazide 300 kilogram sap yandığında 1,5 kilogram saf azot kaybı meydana gelmektedir. Bu miktar ise ancak 7 kilogram şeker gübresi dediğimiz Amonyum sülfatı araziye vererek yeniden kazanılabilir. Anız yakmanın diğer bir zararı toprak yüzeyinde bulunan küçük canlıları öldürmesidir. Oysa toprakta bulunup gözle görülmeyen bu canlıların faaliyetleri sonucunda organik madde parçalanır, ayrışır ve HUMUS dediğimiz şekle dönüşür. Yapılan araştırmalarda; anız yakma ile küçük canlıların mikro organizmaların yüzde 70’inin zarar gördüğü bunun da verimi düşürdüğü ortaya konulmuştur. Anız yakımı ile ilk yılda kök çürüklüğü hastalığında azalma olduğu ancak ikinci yıl bu hastalığın daha da arttığı görülmüştür. Anızların yakılmasının en önemli zararlarından birisi de, toprağı su ve rüzgâr erozyonuna da hassas bir duruma getirmesidir. Çünkü anız yağışların şiddetle toprağa düşmesini engeller; yüzey akış hızını azaltır, toprağa sızmasını sağlar. Böylece erozyonu önler. Anızların yakılmasıyla hayvan yemi olarak kullanılmasından başka, birçok yararı olan sap saman yok edilmektedir. Anız yangınları sırasında havanın kirlenmesi yanında, yükselen dumanlar zaman zaman karayollarında görüşü azaltmakta, bu durumda trafik kazalarıyla can ve mal kaybına neden olmaktadır. Anız yangınları komşu tarlalardaki hasat edilmemiş ürünlere, traktörlere, meyve bahçelerine, bunların etrafındaki çitlere, telefon direklerine, civardaki yerleşim yerlerine ve özellikle ormanlara, koruluk ve ağaçlık bölgelere telafisi mümkün olmayan zararlar vermektedir. Anız yakımı doğal dengeyi de bozmaktadır. Yangınlar sırasında arazide yaşayan pek çok yaban hayvanı(kuş, tavşan, tilki, çakal, yılan vs.) yuvalarını terk etmekte veya ölmektedirler.”

Muhabir: Hakan Demirbaş