RAMAZANA VEDA EDERKEN

Veda etmek zordur. Çünkü veda etmek ayrılmak, hüzünlenmek, içi burkulmak hatta göz yaşı dökmektir de aynı zamanda.

30 Nisan 2022 Cumartesi 00:46
RAMAZANA VEDA EDERKEN

Oysa şunun da farkındayız ki kavuşmak için ayrılmak, vuslat için firak gerekir. Geride bıraktıklarımız kadar ulaşacaklarımız da değer ve öneme sahiptirler. İnsanoğlu ana rahmine veda etmeseydi dünya hayatına erişemezdi. Dünya hayatına veda etmeseydi cennete, rıza-i ilahiye, Rabbine kavuşamazdı. O’ndan geldik O’na döneceğiz bunda şüphe yok. (1)
On bir aylık yoldan rahmetiyle, mağfiretiyle, bereketiyle gelip hanelerimize, sofralarımıza, gönüllerimize misafir olan Ramazan’ın sonuna yaklaşırken bir taraftan ayrılmanın hüznü sararken benliğimizi, diğer taraftan affa, mağfirete, neticesinde bayrama kavuşmanın neşesi dağıtıveriyor bütün kasvetli havayı.
Misafir eli boş gelemezdi. Yakışır mıydı eli boş gelmek. Heybesi tıka basa doluydu ramazanın. Işltılı gözlerle beklemedeydik yaramaz çocuklar gibi. Ne yoktu ki çıkınında; af dersen var, mağfiret dersen var, cehennemden azad olma var, takva var, terbiye var, tezkiye var, bereket var, kazanç var, sabır var, en önemlisi de vahiy var, hangi birini sayalım. Gelişiyle beraber bütün cennet kapıları sonuna kadar açıldı, cehennem kapıları açılmamak üzere kapandı. Lanetli şeytan azgın nefis zincirlendi. (2)
Sahi kimdi? Neydi? bu ramazan neden kıymetliydi? Neden iki ay öncesinde karşılamaya hazırlanılmıştı. Recep ve Şaban dahi onun güzelliğinden nasiplenmişti. Bu soruların cevabını öteler ötesinden gelen bir nida yanıtlıyordu.
O (sayılı günler), doğruyu eğriden ayırma, gidilecek yolu bulma konusunda açıklamalar ve insanlara rehber olarak Kur’an’ın indirildiği ramazan ayıdır. Artık içinizden kim bu aya yetişirse onu oruçlu geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, başka günlerden sayısınca tutar. Allah sizin için kolaylık istiyor, güçlük çekmenizi istemiyor. Sayıyı tamamlamanız, size doğru yolu göstermesinden ötürü Allah’ı tazimle anmanız için ve şükredesiniz diye (uygun hükümler gönderiyor). (3)
Ayet-i Kerimeden anlıyoruz ki Ramazan’ı on bir ayın sultanı, Mekke’yi şehirlerin anası, Abdullah’ın yetimini alemlere rahmet kılan vahiydi. Hatta indiği gece bir ömre bedel bir zaman dilimine dönüşüyordu.
1. Doğrusu Biz, onu (Kurân'ı) Kadir gecesinde indirdik. 2. Kadr gecesinin ne olduğunu bilir misin sen? 3. Kadr (Kadir) gecesi; bin aydan daha hayırlıdır. 4. O gece Rab'lerinin izniyle Ruh ve melekler, her türlü iş için iner de iner. 5. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir. (4)
İndiği geceyi ömre bedel kılan vahiy, bizim gönlümüze, bizim yüreğimize, bizim hayatımıza inerse ne yapmazdı ki? Çöl olmuş toprağa düşen yağmur nasıl oraya canlılık bahşederse hayatımıza dahil olan Kur’an da bize abı hayat olur elbet.
Bizlerde Kur’an’ın doğum ayı olan Ramazanı oruç tutarak, infak ederek, vahyolunan ayetleri okuyarak, on bir ay boyunca ihmal ettiğimiz ruhumuzu besleyerek, Vahyin önderliğinde ruhumuzun dağılan bozulan taraflarını tamir ederek kutluyoruz. Maddi manevi arınmanın ağırlıklarımızdan kurtulmanın güzelliğini, süfli olandan ulvi olana yücelmenin hazzını yaşıyoruz. Dünya nimetlerinin bir sınav olduğunu; gelip geçici olanın değil, kalıcı ve ebedî olanın insanı yücelttiğini kavrıyoruz. Yarınımız için yaptığımız sa’yü gayretimizin ne kadar önemli olduğu bilincine sahip oluyoruz.
Gönlümüz hüzünlü bir şekilde bu kutsal misafiri uğurlarken, hepimizin zihninde acaba misafirimiz bizim ondan memnun kaldığımız gibi o da bizden memnun kaldı mı? Sorusu beliriyor olmalı. Buna olumlu cevap verebilme durumu ancak şu halde mümkün olma şansını yakalayabilir.
Namazı camiye, haccı Kabe’ye, infakı zekata hasretmenin doğru olmadığı gibi ramazanı da bir aya hapsetmeyip ondan elde ettiğimiz kazanımlarımızı sürdürülebilir hale koymuş isek zihnimizde beliren sorumuza olumlu yanıt verme durumunda oluruz. İlahi misafirimiz Ramazan da onun sahibi Rabbimizde bizden razı olacaktır. Zira İslam’da az da olsa ibadette devamlılık esastır. (5) Akil baliğ olduktan sonra başlayan kulluğumuz ölüm gelinceye kadar devam etmek zorundadır. Yer yüzü mabed hayatımız yaratılış gayemiz olan kulluk ve ibadettir. (6) Ömrümüzü Ramazan kılabilirsek ahiretimizde bayram olacaktır inşaallah.
Mustafa KAYIŞ
Sorgun Müftüsü

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.