Mithat Önal
Mithat Önal
Yazarın Makaleleri
Saklanan Hatıralar
En çok kıymet verdiğimiz, en değerli dediğimiz, bir saniyesini bile boşa geçirmediğimize inandığımız, sevgilinin gözbebeklerinde kaybolduğumuz, küçük bir bebeğin minik ellerini ilk defa tuttuğumuz, kanayan bir kalbe merhem olduğumuz, ağlayan...
Aşk Nefret İdam
Siz hiç birisine karşı nefret hisleri beslediniz mi? Nefret duyguları yüklediğiniz, nefret hamuruyla yoğurduğunuz, nefret gölüne daldırdığınız, nefret çamuruna buladığınız his ve duygularınızı nasıl bir insanda birleştirdiniz? Ve...
Sol Yanaktaki Ben
Bir kadını çekici kılan şey nedir? Erkeği kendisine bağlayan, yağmur tanesi gibi kalbe damla damla düşüren, gökkuşağının renklerini andıran renk cümbüşüyle sarıp sarmalayan duygu çemberi oluşturan, bir kuş bahçesine girmiş gibi...
Kutsal Hazine Sevmek Duygusu
İnsanların belki de en muhtaç olduğu, en çok aranan, en çok istenen, istenildiği kadar da arzulanan bir his, bir durum, bir davranış biçimi nedir diye sorulsa ne cevap verirsiniz? Sizin bilmem ama benim cevabım hazır. Sevmek duygusu. Birçok duygularımız...
Korkutan Yalnızlıklarımız
Korku ve yalnızlık, ikisi bir araya geldiğinde nasılda içine düşülmüş derin bir dipsiz kuyuyu andırıyor. Korkunun rengi ile yalnızlığın soğuk yüzü bir insanda birleştiği zaman iki omuzuna ağır yük bindirmiş yokuş yukarı tırmanan...
İğde Ağacı Kalp Hançer
Sevgili sen hançerini hep kalbe mi saplarsın? En umulmadık zamanlarda, ansızın, hiç beklenmedik zaman dilimlerinde, en kuytu köşelerde yaşanmışlığı bilinmeyen hayaletler gibi ortaya çıkıp elinde sıkıca tuttuğun ucu paslı hançerini tamda...
Zıtlıklar Dünyasında ki Hazlar…
Yaşam dizimin de gezinen, hayatın kıyısında gidip gelen insan, tat aldığı, haz duyduğu, damakta ve gözde birbirinden enfes tat bırakan meyve ve çiçek bahçelerinde gezinir gibi zıtlıklar dünyasında yaşıyor. Her şey birbirinin zıddıyla...
Kadının Sesi…
Üzerinde hayatımızı sürdürdüğümüz şu yeryüzünde yaşayan her bir varlığın kendine özgü bir sesi vardır Kulaklarımıza gelen bu sesleri zaman zaman tanırız. Aşina olduğumuz sesler vardır. Kulağımıza gelen her sesi tanımlamayabiliriz....
Öldüren Kuşkularımız
Tekdüze akıp giden zamanın içerisinde bir nehrin üzerindeki odun parçası gibi sağdan soldan gelen darbeler, küçük ani dokunuşlar, hayatımızda yer edinen insanların yaşam çizgimize etkileri ile savrulur dururuz oradan oraya. Tuhaflıklar ve...
Kırmızı Sarmaşıklar ve Arzularımız
Hayatta iki duygudan vazgeçemem. Sizi bilmem ama benim vazgeçemediğim, içimde hep büyüttüğüm, cismimi değil ama ruhumu sarıp sarmalayan, aklımın bir köşesinde kalan ve çıkartıp atamadığım iki duygudan bahsedeceğim. Kırmızı sarmaşıklar...
Kadının Geceye Düşen Gözleri
Bir kadının gözleri geceye düştüğünde bütün şehir uyanır. Karanlık dehlizlerden çıkar gibi göz kapaklarını aralar cadde ve sokaklar. Evlerin pencerelerinde belirir bilinmez gölgeler. Bir efsundur gece, bir rüyaya dalmış ve uyanmayı...
Kadın Aldatıldığını Hissettiğinde
Kadın, erkeği tarafından aldatıldığını hissettiğinde sizce nasıl bir duygunun içerisine girer? Nasıl bir düşünce dünyasının içerisine hapseder kendini? Zihninden neler geçer? Aklının koridorlarında gezinen, bir düğüm gibi birbirine...
Anlatılamayan Hikayelerimiz
Hiç kimseye söyleyemediğimiz, kimsenin kulağına fısıldayamadığımız, birisini karşımıza alıp da anlatamadığımız hikayelerimiz vardır. Erkek, kadın, genç, ihtiyar her kim olursak olalım mutlaka hiç kimseyle paylaşamadığımız bir...
Her Kapıya Bir Umut
Karşılaştığım insanların yüzlerinde hep bir umutsuzluk sezmişimdir. Hayatlarını, sırtlarını yasladıkları bu dünyaya sanki bir daha gelecekler duygusuyla yaşamaya çalışmaları gelecekten hiçbir beklentisi olmayan insanlar gördüm. Hiçbir...
Hatıralarımızla ikbaldeki aşk
İnsan belki de her şeyi yok sayar. Hafızasından siler. Ancak hatıralarını yok sayamaz. Ezip geçemez. Her bir şeyi unutabiliriz. Yoldan az önce geçen bir adamı, köprüde karşılaştığımız etekleri rüzgarda uçuşan sarışın dilberi, bir...
Sevmek korkusu…
Korkunun mana itibariyle bir diğer akla gelen ifadesi ürpermektir. Korkunun birçok çeşidi olduğu gibi korkuyu tetikleyen nedenlerde vardır. Sevdiklerimizi kaybetmekten korkarız. Hayatımızın bir yerlerinde ikamet ettirdiğimiz, bazen misafir olarak...
Tutsaklık ve tutsaklıktaki haz…
Hepimiz bir bakıma belirli bir nesnenin, bir olgunun, var olan bir duygunun, düşüncenin, belki de aklımızın ve dahi bir başkasına ait bir aklın esiri ve tutsağı değil miyiz? İnsanın kendi fikrinin, düşünce dünyasının esiri olması, kendi...
Bir sırdır kadın…
Gizli bir gizdir kadın. Bilinmez kapılar ardına konulan, ulaşılması imkansız dehlizlere bırakılan, sarıp sarmalanarak eski tahta sandıklara saklanan, bir gün çıkarılma ümidiyle yerin yedi kat altına gömülen gizli bir hazine gibidir kadın....
Kaç kez öldürüyoruz sevgiliyi…
Sevdiklerimizi, hayatımıza giren, bir yerlerden hayatımıza dahil olup yaşamımızın bir köşesinde öylece duran insanları kaç kez kanatıyoruz, tıpkı kabuk bağlamış yaralarımızı tırnaklarımızla kanattığımız gibi. Canlarını yakıyor,...
Yalnızlaştırılıyoruz…
Kum tanelerinin arasında kaybolabilmeyi beceren küçük solucanlar gibi insan yığınlarının arasında kaybolan yine aynı insan yığınları… Yıldızlar gibi yer yüzünde kümelenen insan, bu küme arasında yalnızlaşmayı nasıl başarabiliyor?...
Duvarlar koyarız sevgiliye…
NEDEN bunu yaparız? Aramıza duvarlar, setler koyar, aşılması, geçilmesi imkansızlaşan demirden, çelikten hatta koca koca taşlardan örülü duvarlar koyarız. Kadın içinde erkek içinde bu böyledir. Hayatın bir kuralı mıdır bu? Hayatın içerisinde...
Yürü git lan ülkene…
BUGÜN bu yazı başka olacaktı. Bir kırlangıç yuvasına buğday taneleri bırakacak, mavi gökten derdiğim gök kuşağının renklerini önce mavi denize dokunduracak sonra da gülümseyen çocukların avuçlarına bırakacaktım.  Bir aşk pınarından...
Kederdeki mutluluk veya haz…
AŞIK olmakta bir nevi keder ve ıstırap vermez mi insana? Aşk kulağa ve kalbe düşen ifadesiyle mutluluktur. Bazen sonuç ve ulaşamama halinde ıstırap ve acıyı beraberinde getirir. Kederin orta yerine, bir yangının ortasına bırakır gibi bırakıverir…...
Ve kaçmak kendi özüne…
İNSAN nedendir bilmem kaçmak ister. Kendinden, kendi benliğinden, duygularından, düşüncesinden ve hatta kendine ait olduğunu düşündüğü fikirlerinden kaçmak… Kendi kabına, kendi benliğine çekilerek kaçmak ve bu kaçmanın neticesinde kendini...
Bana bir gökyüzü çiz çocuk…
TÜM mavilerini çalmışlar mavi göğün. Bir gece karanlığında tüm masumlar uykularında dalmışken  En ücra köşelerden çıktılar gözlerindeki karanlıklarla birlikte… Henüz yer yüzüne yağmur damlaları düşmemişti. Kar taneleri...