Mithat Önal
Mithat Önal
Yazarın Makaleleri
Hayatın iksiri neydi?
YAŞAMIN kıyısında dolaşırken, giden ve bir daha dönmeyecek sevgiliye el sallamak. Kızgın çöllerde yalın ayak dolaşırken, bir buz parçasına ayak uçlarınla dokunduğunu hissetmek. Güneşin ve kum parçalarının kavurucu ateşinde hayalen...
Bir Bahar Sabahında…
VE bir bahar sabahında gelmelisin, toprak çimen kokarken. Yağmur taneleri sulamalı toprağımızı. Güvercin kanatlarında solukların olmalı ve aydınlık yüzün vurmalı cama bir ikindi güneşinde. Sizin oralarda gök kuşağı olan, kırlangıçların...
Eylülü seven adam
SON baharın hazzı ve keyfi bir başkadır. Yaz rehavetini üzerinden atan yeryüzü yeniden bir silkinmeyle kendine gelir. Hafiften ürperten rüzgar, yaprakların sararması ruhunda bir başkalaşma yaratır. Dalından koparak düşen her yaprak beyninde,...
Geceye Fısıldadı Kadın…
BİR nisan yağmuru sonrası toprak buram buram bahar buğusuna kavuşurken, dağın eteklerinde çiğdemler yer yüzüne çıkmanın sevincine durur. Serçe kuşlarının sesleri hışırdayan kavak ağaçlarının arasında nehrin serin sularına karışır...
Kavuşmak özlemin yarısı mıydı?
GÜVERCİNLERİN kanatlarına yüklemeli şimdi özlem tohumlarını. Dünyanın en masum insanını bulmalı ve sahici sevdalıların gözlerine bırakmalı bir gece karanlığında. Dünyayı yaşanılması güç bir yer haline getiren insan oğlu uykuların...
Beklenendi umut…
ÖRSELENMİŞ zaman dilimlerinde düşmeli akla, kum taneleri adedince umut. Ve kalbe inmeli aralık bırakılan tüm düşlerin kıyısından. Kapı arkasından bakan sevimli, haylaz ve bir o kadar da güleç bir körpe yavrunun bakışlarına düşmeli. ...
Belki de yaşam
BELKİ DE yaşam, en kısrak tayların delice koştuğu çimenlere uzanırken, sevgiliyi özleyen bağrı yanık bir delikanlının dudaklarına düşmektir. Çeşme başında su testisini dolduran alnı yazmalı bir gelinin, sevgiliden aldığı mektubu...