Tüm dünyanın Çinliler'e ait olduğunu düşündüğü karate sanatı aslında özbeöz biz Türkler'e aitmiş.
    Çinliler kendilerinden daha az sayıda olan Türkler'e karşı savaş meydanlarında perişan oluyorlarmış. Onların deyimiyle; bir türlü bu bir avuç çapulcuyla baş edememişler. Sonuçta Çin Seddi'ni inşa etmişler.Ama Türkleri durdurmak mümkün mü? Hayır! Duvarı aşıp akın akın geliyorlarmış.
    Bunun üzerine Çin hükümdarı Türkler'in yenilmezliklerinin sırrını araştırmaları casuslar yollamış. Bunlardan aylarca haber alınamamış. Çin hükümdarı daha fazla casus yollamış. Ama giden gelmiyormuş. En sonunda bir tanesi geri dönebilmiş. Ancak ağır yaralıymış.
Türklerin enfes bir dövüş sanatına sahip olduğunu, bu nedenle hiç yenilmediklerini söyleyip son nefesini vermiş. Çin hükümdarı artık ne yapacağını biliyormuş: başka casuslar yollayıp bu dövüş sanatının inceliklerini öğrenmek.
    Vezirine ülkedeki Türk'e benzeyen her genci toplayıp getirtmesini ve casus olarak ye
tiştirilmelerini buyurmuş. Bir kaç ay sonra yüzlerce genç, Türklerin arasına sızmaları için gönderilmiş.
    Seneler sonra bu gençlerden sadece üç tanesi birer dövüş ustası olarak geri dönebilmiş. Hemen her birine ayrı okul kurulmuş. Çin kültürüne uygun olarak bu dövüş sanatına ''karate'' adını vermişler. Karate kısa bir sürede ülkenin dört bir yanına yayılmış.
    Ama karate öğrenen Çin askerleri, Türklerle ilk savaşlarında yine hüsrana uğramış.Türkler ata sporlarında çok ustalarmış.
    Bu savaşta bozguna uğrayan hükümdar, karatenin Çin'e gelmesini sağlayan hükümdarın oğluymuş ve ne yapacağını bilememiş.
    Ama babasının veziri, kurnaz bir adammış, yeni bir plan geliştirmiş. Hükümdar da bu planı çok beğenmiş.
    Çok iyi işleyen plan şöyleymiş: Önce Türkleri pasif hale getirmek için, "güreş" adında bir spor geliştirmişler.
    Güreş kelimesi eski Çince'de ''pasiflik'' anlamına geliyormuş. Güzel Çinli prensesler aracılığıyla bu sporu Türk beylerine oradan da halka benimsetmişler.
    Sonuçta Türkler'in karateden iyice kopmasını sağlamışlar. Birkaç kuşak sonra Türkler karateyi tamamen unuturken Çinliler karatenin ustası olmuşlar.
    Bu yolla Çinliler, Türkler'i yenmekle kalmamış onların Orta Asya'dan göç etmelerine neden olmuşlar. Şimdi de gerçek ata sporumuzu bize öğretiyorlar.
Baba Oğul
    Nebraska'da yaşlı bir adam yaşardı.. Patates ekini için bahçeyi bellemesi gerekiyordu, lakin bu çok zor bir işti.. Tek oğlu olan David ona yardım edebilirdi fakat o da hapisteydi.
    Yaşlı adam oğluna bir mektup yazdı ve sorunu açıkladı.
    Sevgili David,
    Patates bahçemi belleyemeyeceğimden kendimi çok kötü hissediyorum. Bahçeyi kazmak için oldukça yaşlanmış sayılırım. Burada olsan bütün derdim bitecekti. Biliyorum ki sen bahçeyi benim için hallederdin.
    Sevgiler Baban
    Bir kaç gün sonra oğlundan bir mektup aldı.
    Babacığım,
    Allah aşkına bahçeyi kazma. Ben oraya cesetleri gömmüştüm.
    Sevgiler David
    Ertesi gün sabaha karşı FBI ve yerel polis çıkageldi ve tüm sahayı kazdı lakin hiçbir cesede rastlamadılar. Yaşlı adamdan özür dileyerek gittiler. Aynı gün yaşlı adam oğlundan bir mektup daha aldı.
    Babacığım,
    Şimdi patatesleri ekebilirsin.Bu şartlarda yapabileceğimin en iyisini yaptım.
    Sevgiler David