Yozgatlılara hem eskiyi sevdirmek hem de eskilerin kıymetini anlatmak adına tezgâh açtıklarını aktaran Osman Karaca, 35 yıl boyunca biriktirdiği, içinde tarihi barındıran antikaları ilgilileri ile buluşturup Yozgat’ta kalmalarını sağlıyor.

Yozgat’ın antika kitaplarına kadar dışarda olduğunu söyleyen Karaca, değerlerin dışarıya gitmemesi adına elinden geleni yaptığını aktardı.

35 Yıldır Biriktiriyor (6)

Yozgat’a bir bitpazarı açılması talebinde de bulunan Karaca, Yozgat’ta antikalara hurda olarak bakıldığını fakat bu bakış açısının değişmesi gerektiğini anlattı.

Bir hayalinin olduğunu da aktaran Karaca, bu hayalin ise “Yozgat evi” kurmak olduğunu söyledi.

Bu hayalini tek başına yapamayacağının da altını çizen Karaca, Yozgat halkıyla ve Yozgat Belediyesiyle birlikte bir ‘Yozgat evi’ oluşturmak istediğini belirtti.

35 Yıldır Biriktiriyor (5)

KARACA YOZGAT BELEDİYESİNE ÇAĞRIDA BULUNDU: TEK BAŞIMA YAPAMAM

Gazetemize özel açıklamalarda bulunan Karaca, “İnsanlar eskilerin kıymetini bilmiyor. Eskilerden kurtulmanın yollarını arayarak çok çabuk hurdacıya veriyorlar. Bizlerde bunların çöp olmadığını, birilerinin çöpünün birilerinin hazinesi olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Yozgat’ta bu işi yapan yok. Ben isterim ki en azından ayda bir bu şehirde bir antika pazarı ya da ikinci el pazarı kurulsun. İnsanların kendi eşyalarını kendilerinin satması taraftarıyım. Biz mümkün olduğunca Yozgat’a ait eşyaların Yozgat’ın dışına çıkmasını istemiyoruz. Buna gönlümüz razı olmuyor. İşte Selçukludan kalma bir sini var. Halı, kilim, işleme bunlar Yozgat’ın değerleri. Ben Yozgat’ın değerlerinin dışarıya çıkmasını karşıyım. Bir hayalim var: ‘Türk evi’ kurmak. Yani ‘Yozgat evi’. İnşallah fırsatımız olursa tabi bu tek başıma yapabileceğim bir şey değil. Yozgat halkıyla, Yozgat Belediyemizle birlikte bir ‘Yozgat evi’ oluşturup dışarıdan gelen insanların orada gelip çay kahve içmesi. Bir taraftan da Yozgat tarihini, kültürünü anlatarak hem de bir şeyler almalarını sağlayarak yolcu etmek. Bir Yozgat izi bırakmak istiyoruz dışardan gelen insanlarda.”

35 Yıldır Biriktiriyor (4)

“ESKİYİ SEVDİRMEK İÇİN KURDUK”

Karaca, “Bu antika merakı çocukluğumdan beri var. 35 yıl boyunca biriktirdim. İnceçayır Köyümüze müze kurduk. Müzemizi şehidimiz Murat Karataş adına kurduk. Daha sonra tekrar almaya başladım. İhtiyaç hâsıl oldu. Satmak zor zorunda kaldım. İnternet üzerinden satamadım. Öyle tezgâh açtım. Bu sefer vatandaşların ihtiyacı oldu. Ben sattıkça birileri, ben de de şu var onu da getirsem satar mısın mevzusu oldu. Yozgat’ta maalesef bu tür işleri yapan yok. Biz de hem Yozgatlılara eskiyi sevdirmek hem de eskilerin kıymetini bildirmek için böyle bir tezgâh koyduk. Hem alana yardımcı oluyoruz hem satana yardımcı oluyoruz. Hem sattığımızın hayır duasını alıyoruz hem malını aldığımız kişinin hayır duasını alıyoruz. Burada diyebilirim ki, kağnı tekerinden tutun da gümüş yüzüğe varana kadar her şey var. Fincan, gaz lambası, idare lambası ne ararsanız var. İnsanlarmış elinde fazla olarak gördüğü ürünleri satarken kimisi de ihtiyaçtan satıyor. Biz de onları sevenleri ve ihtiyaç sahipleri ile buluşturuyoruz” dedi.

35 Yıldır Biriktiriyor (10)

“2. DÜNYA SAVAŞI’NDAN KALMA RADYOLAR VAR”

200 yıllık bir saati elinde bulundurduğunu ve elindeki en eski ürünün 1929 harf inkılabından kalma daktilo olduğunu kaydeden Karaca, “En eski ürünümüz daktilodur. Daktilomuz, 1929 harf inkılabından kalmadır. Mesela 200 yıllık saatim var. Sultan Mahmut döneminden kalmadır. 200 yıllık ve gümüş olarak. Üzerinde Osmanlı arması işlenmiş. Osmanlı döneminden çinik de var. Su pusulası veya balıklı tas diye adlandırılan bir ürün de var elimde. 2. Dünya Savaşı’ndan kalma radyolar da varana kadar birçok şey var. Kimisi koleksiyon yapıyor kimisi kullanmak için alıyor. Biz bunları sevenleriyle buluşturmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

35 Yıldır Biriktiriyor (9)

“YOZGAT’IN DEĞERLERİ DIŞARDA”

Yozgat’ta bunu yapanların başı ağrıyacak: Bakanlık düğmeye bastı! Yozgat’ta bunu yapanların başı ağrıyacak: Bakanlık düğmeye bastı!

Antika eserlere Yozgatlının hurda gözüyle baktığını dile getiren Karaca, “Yozgat eskinin kıymetini bilmiyor. Yozgat’ın eskileri Nevşehir, Maraş, Niğde’ye gitti. Antika kitaplarımıza varana kadar Yozgat’ın değerleri dışarıya çıktı. Osmanlı kehribarlarımız vardı. Bu emeklerimiz hep dışarıya gitti. Bizim insanlarımız bunların kıymetini bilmediği için gitti. Kayseri’de bitpazarı kuruluyor. Kırıkkale’de bitpazarı kuruluyor. Çorum’da bitpazarı kuruluyor. Ne enteresan ki bizim Yozgat’ımız buna hurda olarak bakıyor. Çorum’da yedi yaşındaki çocuktan tutun 70 yaşındaki adama varana kadar ticaret yapıyor. Örneğin bir şey şu tatile gidiyor 5 lira, orada bitpazarından alıyor, tutuyor bunu kim alır diye düşünüyor ve benim tezgâhıma getiriyor. Saate bakıyor, beğeniyor ve alıyorum. 50 liraya belki de 500 liraya alıyorum. Yani demek istediğim o çocuk ticareti öğreniyor” şeklinde konuştu.

35 Yıldır Biriktiriyor (2)

“YOZGAT’TA KALMASINI İSTEDİM”

Yozgat’a bir bitpazarının kurulması gerektiğini söyleyen Karaca, bu sayede de Yozgatlıların ticareti öğrenebileceğini aktardı. Karaca şu şekilde devam etti: “Bizim Yozgat’ımız ticareti bilmiyor. Ticaret öğrenmenin en kolay yolu da o bitpazarını kurmaktan geçer. Yani isterim ki Yozgat’ımıza da bir bitpazarı açılsın. Adı biraz şey geliyor ama bu Avrupa’da bile bitpazarları var. Belgesellerde o kadar enteresan şeyler çıkıyor ki. Dileğim o ki Yozgat’a bir ikinci el pazarı kurulması. Mesela kapalı pazar yerimiz var. Orasını tutalım pazar günü ikinci el pazarına dönüştürelim. Malzeme de çok. Yozgatlı insanlar kendi evindeki eskilerini kendisi satsın. Orada pazarlık yapsın ve ticaret öğrensin. Yozgat’ta kaç tane çıkar bilmiyorum ama elimde at eyeri var. At eyeri için beni Tekirdağ’dan aradılar satmadım. Tekirdağ’a vermedim çünkü bazı ürünlerin Yozgat’ta kalmasını istiyorum. Yozgat’ta kıymetini bilecek 3-5 kişi var.”

Muhabir: Sema Nur Koçaker-Melike Aslı Arslan