22 Mayıs 2012 Salı

Tepkisiz vatandaş, etkisiz gazeteci

22 Şubat 2012, 09:50
Bu makale 47 kez okundu
Tepkisiz vatandaş, etkisiz gazeteci
Tepkinin olmadığı yerde haliyle etki mekanizması da yetersiz kalıyor.
Siz ne kadar ağayım paşayım derseniz deyin, toplumun ana unsuru olan insan tepkisiz bir yaşamı tercih etmişse her şey boş her şey beyhude.
Ama toplumda bazı kesim var ki; onlar da tepki var, görüntü yok!
Nasıl mı?
Hemen izah edeyim…
Yozgat'ta son birkaç yılda çok defa karşılaştığım bir durumdan bahsetmek istiyorum.
İnsanlar gelirler zaman zaman gazeteye.
Ya da telefonla ararlar…
Kimileri mağdur olmuştur, kimileri mağdur olduğunu iddia eder.
Kimileri hakkının gasp edildiğini söyler, kimileri de gasp edildiğine inanır.
Kimileri çığırtkanlık yapar, kimileri yaptığını zanneder.
Kimileri de vardır samimidir, içtendir, kendi yaşamasa da toplumun genelini etkileyen sorunları dile getirir, ortaya koyar...
Gayesi; çözüm üretilmesidir, başka da bir şey istemez.
İşte bu durumlarda, yani bizim tespit edemediğimiz, ulaşamadığımız, gidemediğimiz, varamadığımız, algılayamadığımız durumlarda bize gelen insan profilidir hepsi.
Son yıllarda bize ulaşan insan profili, yani ara sıra da olsa varlığını gösteren tepki şekli, ben söylemedim sen yaz…
Yani, insanlar sorunlarını dile getirmekte çekingen, uzak, etkisiz…
Mesela, son dönemde zaman zaman Yozgat Belediyesi'nin “Kar Mücadelesi”ni eleştirenler çıkıyor karşımıza.
Yaz diyor vatandaş yaz; “Benim mahallemde kardan geçilmiyor, böyle iş mi olur”…
Tamam diyorum, yazalım, gidelim, sorun neymiş birlikte görelim…
Olmaz diyor, beni karıştırma…
Kimi karıştırsam ki acaba diyorum!
Babamı çağırsam da vatandaş diye röportaj mı yapsam?
Ya da asker arkadaşımı mı çağırsam?
Bazen arayan bir esnaf oluyor, yaz diyor yaz, ne yazayım, “Dükkanımın önü kardan, yazın çamurdan geçilmiyor…”
Ya da ne biliyim hayattan, pahalılıktan, bu gidişattan şikayetçiyim.
İletelim yetkili mercilere diyorum “Olmaz yazacaksın” diyor…
Tamam hangi konudan şikayetçiysen, senin gibi olanlar da varsa sorunlarınızı gazeteye görsel ve yazılı olarak dile getirin…
“Olmaz kardeşim, x yöneticiyle aramı mı bozacaksın…”
Yanlış anlaşılmasın gündem karla mücadele o yüzden Belediye Başkanı Sayın Yusuf Başer'den örnek verdim.
Bu durum pek çok konu da neredeyse aynı şekilde cereyan ediyor.
Başkanla, müdürle, amirle, siyasetçiyle, siyasetsizle, onunla, bununla, şununla artık her kimseyle aran bozulmasın mantığıyla arkadan ahkam kesmek mi yakışan?
Toplumların sorunlarını dile getirmesinden pek tabi ne olabilir.
Ya da bir gazetecinin toplumun sorunlarına parmak basması, gündeme getirmesi, eleştirisel boyutta ele almasından doğal ne olabilir?
Ama gelin görün ki vatandaşın tepki mekanizması bozulmuş.
Ya da bu mekanizma farklı işliyor.
Yüze gülücükler saçan, iltifatlar donatan insan profili, iş arkadan konuşmaya gelince asıyor, kesiyor, biçiyor!
İşte yurdum insanının geldiği durum.
Tepkisiz vatandaşların olduğu toplumda haliyle etkisiz gazeteciler çıkıyor ortaya.
Sorunlarını dile getirmekten aciz bir toplumun yazan kalemleri neye, kime hitap eder.
Ya da hangi sorunu dile getirmede varlık gösterebilir.
Toplum tepki göstersin derken meydanlara insin, bağırsın, çağırsın, mitingler düzenlensin demiyorum.
“Ağlamayana meme yok” sözü vardır ya, halini arz etmeyen toplumdaki yöneticiler de zamanla neye göre hareket edeceğini fark edemezler.
Yüzlerine yapılan iltifat zamanla onları monoton, sıradan bir hayatın içine sürükler.
Sıradanlaşır zamanla her şey.
Yeniliklere açık olmaz, rekabetçi ruhu körelir, halden anlamaz!
Ondan sonra da vatandaş konuşur; evde, sokakta, iş yerinde, kahvede, orada, burada, duvar diplerinde.
Ama kimse sesini duymaz!
Yozgat'ta da maalesef insanlar hallerini arz etmede, toplumun genelini etkileyen olumsuzlukları dile getirmede tepkisiz ve sessizler.
Bu gün mahallesindeki yolun kardan kapalı olduğu için yürüyemeyen vatandaşın muhtarı durumu belediye başkanına iletmiyorsa bu hastalık giderek bulaşıcı olmaya başlamış demektir.
Eğer bu kafayla gidersek tepkisiz vatandaş, etkisiz gazeteci olmaya devam edeceğiz.
Sonra mı, yandı gülüm keten helva…
Ne bekliyorduk ki…

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    E-GAZETE

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV