Türkiye’nin yurt dışından temin ettiği yakıt ve yemeklik yağı konusunda, dışa bağımlılığını asgari düzeye çekebilmek için atıl bırakılan tarım alanlarının değerlendirilmesine yönelik atılan adımlar sıklaştırıldı. Biyodizel Sanayi Derneği Başkanı Selçuk Borovalı, motorini biyodizelle harmanlama zorunluluğuyla birlikte yağlı tohum ve atık yağlardan elde edilen biyodizel üretiminin her yıl arttığını söyledi. Borovalı, "Biyodizel harmanlamanın Türkiye'ye birçok alanda faydası var. Atık bitkisel yağları değerlendirdiğimiz gibi kullanılmayan araziler enerji tarımına dönüştürülüyor. Türkiye'nin açığı olan yağlı tohum tarımının artırılmasına yönelik çalışmalar şu anda sağlam bir zemine oturdu’’ dedi.
Biyodizel sektörünün ham madde ihtiyacını yavaş yavaş karşılamaya başladığını vurgulayan Borovalı, bu noktada tavada bırakılan atık yağların da büyük önem taşıdığına işaret etti. Atık yağların enerjiye dönüştürüldüğünü vurgulayan Borovalı, "Geçen yıl 35 bin ton atık yağ toplandı. Bu sene rakamın artacağını tahmin ediyoruz. Turizm sezonuyla atık yağın toplanması arasında ciddi bir ilişki var. Önümüzdeki bir kaç yıl içinde 70 bin tona ulaşabileceğimizi düşünüyorum. Geçen yıl sadece kızartmalık yağların biyodizele çevrilmesiyle ülke ekonomisine 200 milyon liralık bir kaynak oluşturuldu" diye konuştu.
Borovalı, doğaya ciddi zarar veren atık yağların bu şekilde değerlendirilmesinin çevre duyarlılığı açısından önemine işaret etti. Borovalı, Türkiye'nin en büyük ithalat kalemi olan enerji sektörüne ciddi katkı yaptıklarına işaret etti. Borovalı,  "2019 yılı biyodizel üretim hedefimiz 140 bin ton. 2021'e kadar da 250 bin tonu yakalayacağımızı düşünüyorum. Atık yağ dışında yağlı tohum ekimi için de çalışmalarımız var. Yozgat, Sivas ve Tokat'a bir araştırma gezisi düzenledik. Bu bölgede her yıl 1,5 milyon dekarlık tarım arazisi nadasa bırakılıyor. Sadece bu tarım arazisine ketencik eksek biyodizel için yaklaşık 70 bin tonluk ilave ham madde üretimi sağlamış oluruz" ifadelerini kullandı.

 

Editör: TE Bilişim