Kuzayca’da başladı dünyayı aştı

Fransa’da yapılan Dünya Güreş Şampiyonasında göğsümüzü kabartan güreşçilerimizden olan Atakan Yüksel’in, başarı hikayesi 11 yaşında köy harmanında başlayan güreş tutkusunun peşinden gitmesi ile başladı. Bir gün madalya ile dönen Atakan, böylelikle ailesinin de desteğini arkasına aldı.

Kuzayca’da başladı dünyayı aştı

Fransa’da yapılan Dünya Güreş Şampiyonasında göğsümüzü kabartan güreşçilerimizden olan Atakan Yüksel’in, başarı hikayesi 11 yaşında köy harmanında başlayan güreş tutkusunun peşinden gitmesi ile başladı. Bir gün madalya ile dönen Atakan, böylelikle ailesinin de desteğini arkasına aldı.

26 Ağustos 2017 Cumartesi 07:00
222 Okunma
Kuzayca’da başladı dünyayı aştı

Atakan Yüksel... Paris’te yapılan Dünya Güreş Şampiyonası’nda grokoremen stil 66 kiloda İranlı rakibi Mohammad Elyasi’yi 2-1 yenerek bronz madalyayı aldı ve dünya üçüncü oldu. Hemşerisi Rıza Kayaalp 130 kiloda Dünya birincisi olan Atakan, bronz madalya ile seriye devam eden minderdeki başka bir Yozgatlı.
RAKİPLERİNİ BİR BİR İNDİRDİ
Atakan, Dünya Güreş Şampiyonasında rakiplerini bir bir indirdi. İlk maçında Polonyalı Mateusz Lucjan Bernatek'e 2-1 yenilmesine rağmen rakibinin finale yükselmesiyle repesaj hakkı elde etti. İlk repesaj maçında Çekya'dan Michal Novak'ı 7-1 mağlup eden Atakan, ardından Hırvat güreşçi Danijel Janecic'i de 2-1'le geçti.
AİLESİNİN MUTLULUK KAYNAĞI OLDU
Atakan elde ettiği başarıyla Yozgat’ın Şefaatli ilçesinde yaşayan ailesinin mutluluk kaynağı oldu.
Oğlunun maçlarını yaşadığı yüksek heyecan yüzünden izleyemediğini söyleyen anne Münevver Yüksel, oğlunun 11 yaşında gizlice katıldığı kursla başlayan güreş  tutkusunun başarıya dönüşmesinden oldukça memnun. Bir gün madalya ile eve dönen Atakan, kısa sürede Türkiye’nin farklı yerlerinde yapılan seçmelerden de başarıyla çıkınca dünya üçüncülüğüne kadar ulaşan bir başarı hikayesinin kahramanı oldu.
GİZLİCE GÜREŞE YAZILDI
Anne Münevver Yüksel, 11 yaşında iken gizlice güreşlere yazıldığını söyledi.
Yüksel; "Atakan 11 yaşında güreşi kazandı gitti, Yozgat’ta, Aksaray’da okudu. Atakan öyle gitti. Okulda güreşe heveslendi, küçüktü. Geldi ben kapıda yün çırpıyordum. Anne güreşi kazandım dedi, bir tane çubukla değdim. Anne başarırsam o zaman ben sana gösteririm dedi. Sonra bir gün madalya ile geldi çok duygulandım, sarıldım. İlk madalyasını Sorgun’da aldı. Üç kişiydiler bir benim oğlum kazandı. Köyde bir çocuk vardı onunla bana gösterir diye heveslenirdi" dedi.
O günün şartlarında durumlarının iyi olmadığını söyleyen anne Yüksel, zor şartlara rağmen oğlunun güreşe yatılı yazıldığı Güreş Eğitim Merkezinde devam ettiğini söyledi.
HEYECANDAN MÜSABAKALARI İZLEYEMİYOR
Münevver Yüksel, oğlunun maçlarını yüksek heyecandan izleyemediğini belirterek, yaşadığı duygu yoğunluğunu şöyle aktardı:
"Oğlumun son maçını izlediğimde gurur duydum çok ağladım. Allah’ım bana bu mutluluğu tattırdı dedim, çok sevinçliydim. Oğlumun müsabakalarını izlerken elime ayağıma titreme geliyor, kalbim duracak gibi oluyor. Maçlarını gözümü kapatıp izlerdim. Atakan maçı bitirdiğinde ya da madalya aldığında, ayyıldızlı bayrağımızı omzuna alıp dalgalandırınca ağlıyorum. Bir anne olarak duygulanıyorum."
BİR GÜN CANLI İZLEMEK İSTİYORUM
Anne Yüksel, oğlunun maçlarını hiçbir zaman canlı izleme imkanının olmadığını söyledi.
Bu güne kadar müsabakalar için davet almadıklarını ifade eden Münevver Yüksel; "Oğluma sarılıp da anne olarak destek olmak isterdim. Ama anne-babasını davet edip de götüren olmadı. İnşallah bundan sonra olur. Götürürlerse gitmek isterim. Türk bayrağımızı orada dalgalandırdı benim oğlum, ne mutlu oğluma. Şefaatliye’ye, ilçeye gittiğimde Atakan’ın annesi gelmiş dediklerinde daha mutlu oluyorum. Yengecim buyur, Atakan’ın annesi dediklerinde daha bir gurur verici oluyor. Oğlumu çok seviyorum Allah yolunu açık etsin, daima madalyaları gelsin, bayrağımı dalgalandırsın. Hepsine başarılar diliyorum" diye konuştu.  
SEDARAT HOCA YAZDIRMIŞ
Oğlunun 11 yaşında öğretmen arkadaşı Sedarat Hoca aracılığı ile güreşe yazıldığını belirten baba Seyit Yüksel ;" Arkadaşlarımdı öğretmenleri. Sarıkentli Sedarat Hoca var, o yazdırmış onun teşvikiyle gitti. Şefaatli’de birinci olmuş. Haberimiz sonradan kayıt evrakları imza için geldiğinde oldu" dedi.
Yozgat seçmelerinin ardından 15 ilde katıldığı seçmelerden de başarıyla çıkan Atakan’ı, Türkiye ikicisi olduğunu Samsun seçmesinde yalnız bırakmadığını söyledi.
KÖYÜ ÇOK SEVERDİ
Yüksel, köy hayatını çok sevdiğinden okumak istemediğini bildirdi.
"Eşeği, atı, köpeği çok severdi. Gitmek istemedi. Ben kendimden biliyorum 1971’de kolej kazandım, okumadım. Kendimden bildiğim için Atakan’ı okula teşvik etmiş olduk, biraz da sert bir şekilde" diyen Yüksel; "Sonra 5 sene güreş eğitim merkezinde okudu ve gittiği yerlerde de başarı gösterdi. En son şampiyon güreşçileri Aksaray’a gönderiyorlarmış. Lise son sınıfı Aksaray’da okudu. Okuduktan sonra Ankara ASKİ’de güreşmeye başladı. 2005 yılında Avrupa Gençler Şampiyonu oldu. Sonra nasibi açıld" dedi.
Annesi kadar olmasa da maçlarda bir baba olarak fazlasıyla heyecan duyduğunu ifade eden Seyit Yüksel; "Oğlumu çok seviyorum. Allah öyle evladı herkese nasip etsin. Her şey için çok teşekkür ediyorum ona" diye konuştu.
BABASI İLE GURUR DUYUYOR
Yaz tatili için geldiği dedesinin evinde misafir olan Atakan Yüksel’in 9 yaşındaki oğlu Mustafa Baki Yüksel, babası ile gurur duyduğunu söyledi.
Zaman zaman babasının maçlarını izlediğini söyleyen Yüksel de, bir gün 85 kiloda güreşen babası gibi başarılı  bir güreşçi olmak istediğini belirtti.
Babası müsabakalarda başarılı olduğu zaman Türk bayrağını alıp dışarı çıktığın ve koşmaya başladığını kaydeden Yüksel; "İnşallah babamın şampiyonlukları daha fazla artar madalyaları gelir, babamı çok seviyorum" dedi. 


 

Son Güncelleme: 25.08.2017 18:01
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol