Hamit Uzun
Hamit Uzun
Yazarın Makaleleri
Tekerlekli sandalyesiyle... -1-
HAVA  açık,  gönüllere  huzur  dağıtıyor. Yıldızlar  henüz  uykuda. Güneş  yakıcı  sıcaklığıyla  sevdikleriyle  buluşan  Sevgililere  muhabbet  ışınları  gönderiyordu....
Evde kalırken kilolara, dikkat!…
YAĞMUR yağdı her taraf  ıslanmış.  Parklardaki  çiçekler  güller, yağan  yağmurda  ıslanarak.  Düğüne  Sürmelim diyerek gidecek  gelinlik  kızlar  gibi  süslenmişlerdi. Beyaz gülle ...
Evde kalırken kilolara, dikkat!…
YAĞMUR yağdı her taraf  ıslanmış.  Parklardaki  çiçekler  güller, yağan  yağmurda  ıslanarak.  Düğüne  Sürmelim diyerek gidecek  gelinlik  kızlar  gibi  süslenmişlerdi. Beyaz gülle ...
Bir avuç para…
ABİ... bana  bir  bisiklet  al,  kötü  olsun.  Frenleri, zili  neyi  olmasa  da olur.  Hem  ben  bisikleti  ayaklarımı  yerde  sürüyerek  durdururum, dedi. Abisinin  gözlerine...
Sohbetler güzeldi benim Köyümde...
RAMAZAN ayında idiler… Öksüzde ilkokula gidiyor. Bir Keçi'leri  iki de koyunları vardı. Çilli tavuk, yeşil  başlı ördek ve buğulu sesleriyle öten güvercinleriyle de boşta kalan zamanlarıyla da  onlarla ilgileniyordu. ...
Ana’sının nasihatı...
YIKILAN hayal dünyasının ve kırılan gönül penceresinin tamiriyle uğraşıyordu.  Cananı!...  unutmak  için, ibadetlerini  çoğaltarak:  -En  güzel  sığınılacak  yer. Rabbimin  yanı, diyerek  O'na.....
Saç tıraşım...
KÜÇÜK yaşta babamı kaybettiğim… için anam; 'bu evin erkeği sensin” derdi bu yüzden kendimi hep büyük bir delikanlı… hissederdim. Köyümüzün Kerkeneze  bakan Köyün çıkışında evi bulunan Sami ağanın kızının düğününe...
Adamın iyisine deli!...derler...
MEVSİMLER nöbet  devredercesine  vedalaşıp, bir  Yıl  sonra  buluşmak  üzere  sözleşiyor.  Yaşanan  ömürleri de  düven  dişleriyle  ezdirip  hasat  yelleri  savuruyorlardı....
Hanife Eme... -2-
BU arada da Kamışlı  Yaylası'ndaki  davarları 'Koyun” güden  Çoban   Mahmut'u uzaktan  gördü  ve  nefesinin  yettiği  kadar; -Mahmut  Emmi!... Mahmut  Emmi!...diye bağırarak,...
Hanife Eme... -1-
KÖY Muhtarlığı'nda  çalışan   Salih… görevlendirildiği  işinde  ve  sarı  benizliliğinden   olacak  ki, büyüğünden  küçüğüne  herkes  ona ''sarı” diyorlar ...
Yeni komşu’su...
SULARIN  coştuğu  güllerin  çiçeklerin  sevgi  sevda  saçtığı.  Bahar  aylarıydı. Salih'in… evini  tam  karşıdan  gören Haydar…  abisinin  kiralık  evine  iki...
Ben Engelli…İnsanlara?..
BAHAR ayları olmasına rağmen kıştan kalan kar yığınları  yüksek  tepelerde  kendini  gösteriyordu. Salih…tüm  istek  ve  yalvarışlara  rağmen;  -Gitmem  gerek... diyordu.   Büyük  şehre,...
Kısmet… diyelim...
YAZMAYA... başladığımda.  Gönlümde  ve  yüreğimde  oluşan  duygularımı  burada  sizlerle…  eserlerimden birer cıngıl… Hazırlayarak zaman zaman paylaşmaktayım. Gene bir cıngıl… hazırladım. Kabul...
Sevin Sevmeyi becerebiliyorsanız?...
GÜNLERDEN Cuma hava sıcaklığı  mevsimine göre normaldi. Güvercinlerden. Beyaz gül Can gül'e  seslenerek: -Hadi  gel  bu gün  seni  benim  her  Cuma  gittiğim  bir  yere  birinin…...
Teneffüs zili çaldı...
KIŞ aylarıydı annem Öğretmenleri Arabaşı… yemeğine davet etti. Hafta sonu akşamı bizim eve geldiler. Hoş geldiniz faslından sonra ben kitaplarımı, defterlerimi alıp sobanın yanına oturdum. Ders yapıyormuş gibi. Aslında ders yapmıyordum....
O… Köyüne uçuup gitti...
CAN gül'le, Beyaz gül. Bizleri nerelere götürüyorlar ve kimlerle… tanıştırıp bilinçlendiriyorlar  biliyor musunuz?... Kuş  akıllı  işte!… Bu  yüzden  hep  demiyor muyuz;  Çok gezen mi  bilir?...
Özgürlük…yukarda’mıydı?..
BAHAR... kokuları  burnumu  sızlattı, yüreğimi de  ısıtıyordu çünkü…, dirilişi…  seyredip   görmek  ve  kokusunu da  içinize  çekip. İliklerinize  kadar  işlemesini  sağlamak...
Küçük… Öğretmen...
AYLAR... bereket  dolu  yılları, beyaz  gelinlik…  giymiş Kış'ları  acı  ve  ızdırap…  dolu  geçen  yıllar  yarış  edercesine  birbirini  kovaladı. Saman…  altından...
Sevgi ve teslimiyet…
SEVGİLİ dostlar  okuduğunuz  bu  eserde  olduğu  gibi  uzayıp  giden  yılları  mevsimleri  ve  ayları  bir  çırpıda  yaşıyormuşçasına okuyup geçseniz de uzun geçen bir...
Vurun abalıya… -2-
BİRLİKTE  bölge  karakoluna  gelerek  Hafızın  yazılı  ve  sözlü  ifadesini  aldılar. Bir  tek  silahtan  dolayı  tutuklanan  Hafızı da  yanlarına  alarak  merkeze...
Vurun abalıya… -1-
BÖLGE karakoluna gelen bir ihbar karakolu ayaklandırdı.  'Hafız… yüklü bir silah getirdi satacak” diye  bildirildi. Karakol komutanı merkezden takviye yardım isteyerek birlikte bir operasyon düzenlediler.  Çok dikkatli olmaları...
Köy Kokusu...
KÖYÜMÜ...çok özlemiştim. Kokusu, tertemiz havası, yedi gözlü ve  Caminin yanındaki iki lüleli pınarlarından akan buz gibi suyunu, özlemiştim... Buraları görüp  geçicide olsa  köyüme kavuştuğum için, Rabbime şükrediyordum....
Dünya sürgünü...
MEVSİMLER dağlara, taşlara  sevgi  sıcaklığını  cömertçe  dağıtıyorsa. Sevdalı gönülleri de yakıp kavurarak. Deli gülleri coşturan Yaz'ı… ne etmeli.  Zemherinin  kanları  donduran. Ayazların...
“Evet yaramazlık yok”
"ÖĞLEDEN sonraki derslere girmeyelim, çantamızı da alıp kaçalım.' dedim. Murat… mırın kırın etti ya sununda kabul etti. Okuldan kaçtık. Nereye gidelim, ne yapalım, derken ben bulmuştum. 'Sizin ahıra… gidip saklanalım.'...
Deli gönül’e dertli türküler...
EVİNİN  önünde  sarmaşık  dallarının  altına  kendini  adeta  mıhlamış  hiç  konuşmadan  derin, derin  düşünüyor  gamlı  ve  kederli  yüreğinin  sızılarını...