Hamit Uzun
Hamit Uzun
Yazarın Makaleleri
Yazar’a ziyaret... -2-
MERVE'nin   Aksaray'dan  gezmeye  gelen  halasının  kızı  Hüsnü'ye:  -Hamit  amca  sen  rahatsız mısın?... Benzin  hep  soluk.  Yoksa  bir  şikayetin mi  var?......
Yazar’a ziyaret... -1-
BEŞ altı  tane  ilköğretim  öğrencisi  olan Merve'nin arkadaşları.  Yazdığım  Kitaplarımdan sıkı bir okuyucularım, beni ziyarete geldiler. Merve  nizamiye  çavuşu  gibi  başımda  dikiliyor,...
Derdinize Akıllı yanın...
MAHALLEDEKİ Marangoz'un yanına çırak olarak  verdiler. Sabah erkenden marangoz atölyesine gidiyor. Her tarafı pırıl  pırıl temizliyor, takımları da  yerli yerince düzgün bir şekilde dizip, ustaların gelmesini bekliyordu:...
Ezan okunuyoor, ezan okunuyor… Benim Köyümden...
MÜBAREK üç ayların sonuncusu olan Ramazan ayında 'idiler… Öksüzde ilkokula gidiyor. Bir keçi'leri  iki de koyunları vardı. Çilli tavuk, yeşil  başlı ördek ve buğulu sesleriyle öten güvercinleriyle de boşta kalan zamanlarıyla...
Pencere önü toz olmuş.
MERHABA güzel  yaratanın  güzel  İnsanları.   Turnaların  sıra , sıra  uçarak  yaptıkları  göç  gibi   okuduğunuz    yazı  dizilerim de  sizleri  bir  başka  dünyalara...
Okuyucularım’ın dili…
ES SELAMUN Aleyküm ve  Rahmetullahi...  Sevgili…Hamit  abi  yok ya ben Hamit abi demeyeceğim!... İçimden  Hamit  amca  geliyor  ve  Hamit  amca  diyeceğim...  Hamit amca gönderdiğin kitaplar...
İhtiyacı olan birinin yardımına koşmak... (2)
ÖĞRETMEN,  Hamdi'ye  telefon  etti: -Müsaitsen  hemen  hazırlan,  gelip  seni  arabayla  alıp  gezmeye  götüreceğim. Birlikte  piknik  yapar  bol bol  sohbet  ederiz,...
İhtiyacı olan birinin yardımına koşmak... (1)
HAVA açık,  gönüllere  huzur  dağıtıyor. Yıldızlar  henüz  uykuda. Güneş  yakıcı  sıcaklığıyla  sevdikleriyle  buluşan  Sevgililere  muhabbet  ışınları  gönderiyordu....
Gönül köprüsü...
ANAM!... dedi ki: 'Dayına Selam söyle, bizim Köye bir ara uğrasın...''  Annemin sözlerini dinledikten sonra, gidip saçlarımı bir güzel yıkayıp taradım. Pıskıllanma  işlemi tamamlandıktan sonra  bana verilen  sorumluluk...
Geceleri seviyorum...
KÖYÜN sarıldığın   Köyün bağlarını gezip  eve geldiğimizde, yeni gelen misafirlerle karşılaştık. Vilayetten dayımın oğulları gelmişler. Buna çok sevindim. Çünkü tekerlekli sandalyemle köyün her tarafını gezmek istiyordum....
Kader zulmetmez...
İNANÇLA sarıldığın   O…  Dinin yol göstericiliğinden istifade etmeyi isteyen aileler, mutlu olur, huzurlu olur, başkalarının şöyle ya da böyle bir hayat içinde oluşları onların mutluluk ve huzurlarına gölge düşüremez.  Çünkü...
Sağlığının kıymetini bil…
HALK içinde muteber bir nesne yok devlet gibi. Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi. Saltanat dedikleri bir cihân kavgasıdır. Olmaya baht ü saadet dünyada vahdet gibi. Kanuni Sultan Süleyman.  *** Tarımda kullanılan aşırı  gübreleme...
Ahiret’liği…
KARGA köyü'ne.  Yirmi-otuz  kişilik  bir  göçmen…  gurubu geldi. Köye  gelen  bu  göçmenler  kalbur,  elek  gibi  işler yaptıkları  için  onlara  'Elekçiler...
Bir zamanlar Çocuktuk...
TENEFFÜS, tekrar ders, öğle tatili geldi.  Ablamla eve yemeğe geldik. Annem tereyağı ile pişirdiği yumurtayı bir tabak üzüm pekmezinin üzerine döktü. Birazda turşuyla karnımızı doyurduk. Ben, okula gidiyorum diyerek evden ayrıldım....
Koyun’un kuzusu... -2-
SARI,  Karabaş  koyunun  kuzusunu  boynundan  aşağıya doğru  hafif, hafif  eliyle  okşayarak  seviyor  ve  kısık  sesiyle  de; -Kuzucuk...  Dünyamıza  hoş  geldin....
Koyun’un kuzusu... -1-
KÖY Muhtarlığı'nda  çalışan Salih, görevlendirildiği işinde ve sarı  benizliliğinden olacak ki, büyüğünden küçüğüne herkes ona ''sarı” diyorlar  ve 'sarı  gel, sarı  git...”  diye,...
Özgürlük belgesi... -2-
ARABA hareket etti. Çamlığın  alt  yolundan  Yozgat'ı çıkarak Elekçinin  yokuşundan  kıvrılarak giden  yolda  bir  şahmeran  yılanı  gibi  sessizce  süzülerek  Karga  köyüne...
Özgürlük belgesi...-1-
DIŞARIDAKİ bulutlu  gökyüzünü…  Kuşları, ağaçları  çiçekleri…  Uzaklara  doya  doya  bakmayı, özgürlüğü!…  Çok  özlediği, bu  hayallerini   bir  an  bırakarak. Arkadaşlarıyla...
O biraz yeğinice...
YIKILAN hayal dünyasının  ve  kırılan  gönül  penceresinin  tamiriyle  uğraşıyordu. Cananı!...  unutmak  için. , ibadetlerini  çoğaltarak: -En  güzel  sığınılacak  yer.  Rabbimin ...
Yaralı Kartal...
SIRA dağlar, nede uzunmuş git git bitmiyor. Çokta  acıktı, bir damla olsun su bari olsa.  Yüksek uçan gönül bir gün alçalırmış!...  Can kuş!...  akar su gördü  alçaldı  alçaldı  çokta  yorulmuştu...

banner88