Hamit Uzun
Hamit Uzun
Yazarın Makaleleri
İhtiyacı olan birinin yardımına koşmak... (1)
HAVA açık,  gönüllere  huzur  dağıtıyor. Yıldızlar  henüz  uykuda. Güneş  yakıcı  sıcaklığıyla  sevdikleriyle  buluşan  Sevgililere  muhabbet  ışınları  gönderiyordu....
Gönül köprüsü...
ANAM!... dedi ki: 'Dayına Selam söyle, bizim Köye bir ara uğrasın...''  Annemin sözlerini dinledikten sonra, gidip saçlarımı bir güzel yıkayıp taradım. Pıskıllanma  işlemi tamamlandıktan sonra  bana verilen  sorumluluk...
Geceleri seviyorum...
KÖYÜN sarıldığın   Köyün bağlarını gezip  eve geldiğimizde, yeni gelen misafirlerle karşılaştık. Vilayetten dayımın oğulları gelmişler. Buna çok sevindim. Çünkü tekerlekli sandalyemle köyün her tarafını gezmek istiyordum....
Kader zulmetmez...
İNANÇLA sarıldığın   O…  Dinin yol göstericiliğinden istifade etmeyi isteyen aileler, mutlu olur, huzurlu olur, başkalarının şöyle ya da böyle bir hayat içinde oluşları onların mutluluk ve huzurlarına gölge düşüremez.  Çünkü...
Sağlığının kıymetini bil…
HALK içinde muteber bir nesne yok devlet gibi. Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi. Saltanat dedikleri bir cihân kavgasıdır. Olmaya baht ü saadet dünyada vahdet gibi. Kanuni Sultan Süleyman.  *** Tarımda kullanılan aşırı  gübreleme...
Ahiret’liği…
KARGA köyü'ne.  Yirmi-otuz  kişilik  bir  göçmen…  gurubu geldi. Köye  gelen  bu  göçmenler  kalbur,  elek  gibi  işler yaptıkları  için  onlara  'Elekçiler...
Bir zamanlar Çocuktuk...
TENEFFÜS, tekrar ders, öğle tatili geldi.  Ablamla eve yemeğe geldik. Annem tereyağı ile pişirdiği yumurtayı bir tabak üzüm pekmezinin üzerine döktü. Birazda turşuyla karnımızı doyurduk. Ben, okula gidiyorum diyerek evden ayrıldım....
Koyun’un kuzusu... -2-
SARI,  Karabaş  koyunun  kuzusunu  boynundan  aşağıya doğru  hafif, hafif  eliyle  okşayarak  seviyor  ve  kısık  sesiyle  de; -Kuzucuk...  Dünyamıza  hoş  geldin....
Koyun’un kuzusu... -1-
KÖY Muhtarlığı'nda  çalışan Salih, görevlendirildiği işinde ve sarı  benizliliğinden olacak ki, büyüğünden küçüğüne herkes ona ''sarı” diyorlar  ve 'sarı  gel, sarı  git...”  diye,...
Özgürlük belgesi... -2-
ARABA hareket etti. Çamlığın  alt  yolundan  Yozgat'ı çıkarak Elekçinin  yokuşundan  kıvrılarak giden  yolda  bir  şahmeran  yılanı  gibi  sessizce  süzülerek  Karga  köyüne...
Özgürlük belgesi...-1-
DIŞARIDAKİ bulutlu  gökyüzünü…  Kuşları, ağaçları  çiçekleri…  Uzaklara  doya  doya  bakmayı, özgürlüğü!…  Çok  özlediği, bu  hayallerini   bir  an  bırakarak. Arkadaşlarıyla...
O biraz yeğinice...
YIKILAN hayal dünyasının  ve  kırılan  gönül  penceresinin  tamiriyle  uğraşıyordu. Cananı!...  unutmak  için. , ibadetlerini  çoğaltarak: -En  güzel  sığınılacak  yer.  Rabbimin ...
Yaralı Kartal...
SIRA dağlar, nede uzunmuş git git bitmiyor. Çokta  acıktı, bir damla olsun su bari olsa.  Yüksek uçan gönül bir gün alçalırmış!...  Can kuş!...  akar su gördü  alçaldı  alçaldı  çokta  yorulmuştu...
Beni dostun bil...
HAVA açık, gönüllere huzur dağıtıyor. Yıldızlar henüz uykuda. Güneş  yakıcı  sıcaklığıyla  sevdikleriyle  buluşan  Sevgililere  muhabbet  ışınları  gönderiyordu.  Duygu  selleriyle...
Sevmek fedakarlık değil miydi?...
AYRILMAYA mecbur olduğunu, bizleri çok sevdiğini, bizlerden helallik istiyor. Orada mutluymuş. 'Beni götürmek için sakın kimseyi gönderme, ola ki mecbur kalırda geri dönersem kendimi iple asarım.” diyormuş. Ben de hakkımı helal etmiştim....
Sarı leblebi keçi boynuzu, filan...
KÜÇÜK yaşta babamı kaybettiğim… için anam; 'bu evin erkeği sensin” derdi. Bu yüzden kendimi hep büyük bir delikanlı… hissederdim. Köyümüzün Kerkeneze bakan Köyün çıkışında bulunan düğün  evine  heyecanla koşarak...
Cicime bak...
ESEN yeller arada bir sert esiyor, insanın kanını donduruyor; bazen de ılık esip gönülleri coşturuyordu. Karga Köyü muhtarı öncülüğünde 'Has, Has Sarı”ya genç ve dul bir hanım buldular.  Has has!...Köy muhtarının her işinekoşan...
Okuyucularımdan, bir Mektup var
HERKES beni güçlü sanıyor anne. Oysa ne kadar güçsüz olduğumu bir tek sen bilirsin. Senin gözünde halâ küçük bir kız çocuğuyum hiç büyümüyorum büyümek de istemiyorum. Sanki yirmiüç değil yedi yaşındayım. Sana o kadar ihtiyacım...
Kavak ağaçları
BAHAR  gelir türlü türlü çiçekler açar, koyunlar kuzulamış gönüller sevgiyle coşar. Toprak nefes almış cömertliğini saçarak Yaz'ı müjdeleyip doğa muhabbetini koyulaştırırken.  Satı  Gelin,  mazlumluk…  zırhına...
Köpek anne ve yavruları...
MERHABA yer yüzünün güzel  insanları...   Malum Kış aylarının çilesiyle!.. birlikte güzelliklerini de yaşıyoruz.   O özlemini!.. duyduğumuz karlı boranlı her tarafı kaplamış soğuk tüm canlı varlıkları ürküterek!.....
O evin kölesi... (2)
BİR gün  Annem  bana:  -Oğlum çalıştığım doktorun evindeki  mobilyalardan bazıları tamir olacakmış usta arıyorlardı, ben de seni söyledim, yarın kısmet olursa takım çantanı da al birlikte  gidelim.  Hem seni...
O evin kölesi... (1)
KIŞ aylarıydı. Evinin duvarında asılı yaprak takviminin o günkü yaprağını yırtarak önünü ve arkasındaki yazıları okudu.  Yazılar, Zemherinin  soğuğunu anlatıyor. Rakamlar ise 25 / Ocak, günlerden Salı, Yıl 2005 yazıyordu....
Gönlüne Allah Sevgisi koymazsan...
SABAHIN seher vaktinde billur sesiyle yanan gönüllere huzur veren komşunun  çilli horozu uyanan gönül gözlerine sürme çekiyordu.. Gözlerine sürme çekerek gönlünü de kınalı  keklik besler gibi huzur  gıdaları!...  sunuyor....
Kader çizgisi...
MAHALLEMİZE arada bir deli!... Erdal… denilen biri gelip  gider. Yürümekte  konuşmakta ve zihin olarak da engelli. Mahallede ne kadar çocuk varsa peşine takılıp onunla dalga!.. geçiyorlar. Attıkları taşlarsa kafasını kanatıyorlar....
Yudan Köyü’ne giderken...
Yudan' dan eser  o  sıcak  rüzgar.                                           Bostanlık  kokusu  köyüme  dolar....
Gobel… gız severse.
GÜZEL  İnsanlar  merhaba. Havalar soğumaya başladı Kış geliyorum diyor,   Sobayı da iyiki kurdurmuşum. Buyurun  şöyle  oturun.  Hoş  geldiniz  sefalar  getirdiniz. Sobayı da  yeni  yaktım. ...
Değirmen taşı
Güz  aylarıydı.  O  sene  yağışlar  fazla  olmadığı  için  kuraklık  kol geziyor.  Reçberin  geliri  bir  hayli  düşük , kıtlık…  kol  geziyordu. Kürtlerin...
Gönül bağından
Kış olurda kar yağmaz mı? Gönül olurda sevmez mi? Heç Ceylan olurda avlanmaz mı?. Yorma beni dünya ver Ceylanımı. Sevgi Kelebeğine birde Sevgi Çiçeği gerekir derler. Kanadı kırık, yaralı yüreği sızlayan Kelebeklerin yükü ağır olurmuş....
Yoz’una yoz Şehrine Yozgat demişler
Yozgat Bakım ve Rehabilitasyon Kurumu…  Aç  sevgi  ve  hizmet  dolu  kucağını   bak , kim  geliyor...?  Yunus'tan  inciler.   Karani'den  göz  yaşları  Bayram'ı...
Açık hava sineması.
Siz  hiç  açık  havada  tahtadan  yapılmış  oturaklara  evinizden  götürdüğünüz , minderi de  üzerine  koyarak  oturup.  Elinizde   bir  gazoz  ve  beyaz  leblebi  dolu  yada  küçük  poşet  içinde  mısır  patlağı  çıtırtı  ve  gazozun  verdiği  gılık  gılık  sesleriyle....

banner88