Hamit Uzun
Hamit Uzun
Yazarın Makaleleri
Özgürlük belgesi... -2-
ARABA hareket etti. Çamlığın  alt  yolundan  Yozgat'ı çıkarak Elekçinin  yokuşundan  kıvrılarak giden  yolda  bir  şahmeran  yılanı  gibi  sessizce  süzülerek  Karga  köyüne...
Özgürlük belgesi...-1-
DIŞARIDAKİ bulutlu  gökyüzünü…  Kuşları, ağaçları  çiçekleri…  Uzaklara  doya  doya  bakmayı, özgürlüğü!…  Çok  özlediği, bu  hayallerini   bir  an  bırakarak. Arkadaşlarıyla...
O biraz yeğinice...
YIKILAN hayal dünyasının  ve  kırılan  gönül  penceresinin  tamiriyle  uğraşıyordu. Cananı!...  unutmak  için. , ibadetlerini  çoğaltarak: -En  güzel  sığınılacak  yer.  Rabbimin ...
Yaralı Kartal...
SIRA dağlar, nede uzunmuş git git bitmiyor. Çokta  acıktı, bir damla olsun su bari olsa.  Yüksek uçan gönül bir gün alçalırmış!...  Can kuş!...  akar su gördü  alçaldı  alçaldı  çokta  yorulmuştu...
Beni dostun bil...
HAVA açık, gönüllere huzur dağıtıyor. Yıldızlar henüz uykuda. Güneş  yakıcı  sıcaklığıyla  sevdikleriyle  buluşan  Sevgililere  muhabbet  ışınları  gönderiyordu.  Duygu  selleriyle...
Sevmek fedakarlık değil miydi?...
AYRILMAYA mecbur olduğunu, bizleri çok sevdiğini, bizlerden helallik istiyor. Orada mutluymuş. 'Beni götürmek için sakın kimseyi gönderme, ola ki mecbur kalırda geri dönersem kendimi iple asarım.” diyormuş. Ben de hakkımı helal etmiştim....
Sarı leblebi keçi boynuzu, filan...
KÜÇÜK yaşta babamı kaybettiğim… için anam; 'bu evin erkeği sensin” derdi. Bu yüzden kendimi hep büyük bir delikanlı… hissederdim. Köyümüzün Kerkeneze bakan Köyün çıkışında bulunan düğün  evine  heyecanla koşarak...
Cicime bak...
ESEN yeller arada bir sert esiyor, insanın kanını donduruyor; bazen de ılık esip gönülleri coşturuyordu. Karga Köyü muhtarı öncülüğünde 'Has, Has Sarı”ya genç ve dul bir hanım buldular.  Has has!...Köy muhtarının her işinekoşan...
Okuyucularımdan, bir Mektup var
HERKES beni güçlü sanıyor anne. Oysa ne kadar güçsüz olduğumu bir tek sen bilirsin. Senin gözünde halâ küçük bir kız çocuğuyum hiç büyümüyorum büyümek de istemiyorum. Sanki yirmiüç değil yedi yaşındayım. Sana o kadar ihtiyacım...
Kavak ağaçları
BAHAR  gelir türlü türlü çiçekler açar, koyunlar kuzulamış gönüller sevgiyle coşar. Toprak nefes almış cömertliğini saçarak Yaz'ı müjdeleyip doğa muhabbetini koyulaştırırken.  Satı  Gelin,  mazlumluk…  zırhına...
Köpek anne ve yavruları...
MERHABA yer yüzünün güzel  insanları...   Malum Kış aylarının çilesiyle!.. birlikte güzelliklerini de yaşıyoruz.   O özlemini!.. duyduğumuz karlı boranlı her tarafı kaplamış soğuk tüm canlı varlıkları ürküterek!.....
O evin kölesi... (2)
BİR gün  Annem  bana:  -Oğlum çalıştığım doktorun evindeki  mobilyalardan bazıları tamir olacakmış usta arıyorlardı, ben de seni söyledim, yarın kısmet olursa takım çantanı da al birlikte  gidelim.  Hem seni...
O evin kölesi... (1)
KIŞ aylarıydı. Evinin duvarında asılı yaprak takviminin o günkü yaprağını yırtarak önünü ve arkasındaki yazıları okudu.  Yazılar, Zemherinin  soğuğunu anlatıyor. Rakamlar ise 25 / Ocak, günlerden Salı, Yıl 2005 yazıyordu....
Gönlüne Allah Sevgisi koymazsan...
SABAHIN seher vaktinde billur sesiyle yanan gönüllere huzur veren komşunun  çilli horozu uyanan gönül gözlerine sürme çekiyordu.. Gözlerine sürme çekerek gönlünü de kınalı  keklik besler gibi huzur  gıdaları!...  sunuyor....
Kader çizgisi...
MAHALLEMİZE arada bir deli!... Erdal… denilen biri gelip  gider. Yürümekte  konuşmakta ve zihin olarak da engelli. Mahallede ne kadar çocuk varsa peşine takılıp onunla dalga!.. geçiyorlar. Attıkları taşlarsa kafasını kanatıyorlar....
Yudan Köyü’ne giderken...
Yudan' dan eser  o  sıcak  rüzgar.                                           Bostanlık  kokusu  köyüme  dolar....
Gobel… gız severse.
GÜZEL  İnsanlar  merhaba. Havalar soğumaya başladı Kış geliyorum diyor,   Sobayı da iyiki kurdurmuşum. Buyurun  şöyle  oturun.  Hoş  geldiniz  sefalar  getirdiniz. Sobayı da  yeni  yaktım. ...
Değirmen taşı
Güz  aylarıydı.  O  sene  yağışlar  fazla  olmadığı  için  kuraklık  kol geziyor.  Reçberin  geliri  bir  hayli  düşük , kıtlık…  kol  geziyordu. Kürtlerin...
Gönül bağından
Kış olurda kar yağmaz mı? Gönül olurda sevmez mi? Heç Ceylan olurda avlanmaz mı?. Yorma beni dünya ver Ceylanımı. Sevgi Kelebeğine birde Sevgi Çiçeği gerekir derler. Kanadı kırık, yaralı yüreği sızlayan Kelebeklerin yükü ağır olurmuş....
Yoz’una yoz Şehrine Yozgat demişler
Yozgat Bakım ve Rehabilitasyon Kurumu…  Aç  sevgi  ve  hizmet  dolu  kucağını   bak , kim  geliyor...?  Yunus'tan  inciler.   Karani'den  göz  yaşları  Bayram'ı...
Açık hava sineması.
Siz  hiç  açık  havada  tahtadan  yapılmış  oturaklara  evinizden  götürdüğünüz , minderi de  üzerine  koyarak  oturup.  Elinizde   bir  gazoz  ve  beyaz  leblebi  dolu  yada  küçük  poşet  içinde  mısır  patlağı  çıtırtı  ve  gazozun  verdiği  gılık  gılık  sesleriyle....
Posta. Mektubumuz var
Tutun Hayata Onu  sakın Bırakma. 'Hayatın  bize  ne  getireceği  belli  değildir.  Ona  sıkı  sıkı  tutunmalı  ne  olursa  olsun  onu  asla  bırakmamalısın.”...
Ede… Üzümlere alaca düşmüş
Evin  avlusunda  güvercinlerle  ilgileniyorlardı.  Çavşırlı , kumru  hele  dönek  güvercinler.  Gökyüzünde  süzülerek  ve  sık   sık  takla  atışları  ile  adeta...
Dönen kapı
Mevsimler Yaz idi  ama  sıcaklar  henüz  kendini  hissettirmiyordu.  Can gül ile  Beyaz gül  peş  peşe  şöyle  bir  sörf  yaparak  kafalarına  göre  kovalamaca  oyunu...

banner88