Murat İnce
Murat İnce
Murat İnce
Yazarın Makaleleri
USTA (14)
Ömür ipe dizilir mi? İnsan gün gün ezilir mi? Ve yaşamak denilen bu telaş bir gün sahiden yitirilir mi usta? Çatı kenarı boşluk, dağ eteği boşluk ve uykular başıboşluk doluyken sonra içim ılık ılık olmuşken, korkulardan uyanmak mı...
USTA (13)
Bülbül dala konar mı? Beyaz gül kırmızıya çalar mı? Gün gelir zemherinin ortasında karanfiller açar mı? Yoksa solar mı usta? Kar yağıyor haziranlarıma, dolu vuruyor doğmamış çocuklarıma ve kardelenler ölüyor ilkbaharımda, sonbaharımda...
USTA (12)
Nefesimizi kesiyorlar, kanımızı donduruyorlar, 'hadi canım bu kadar da olmaz dedirtiyorlar…” Tüyler ürperten planlar, aklı hiçe sayan yalanlar var bu şehirde usta… Arkadan konuşanın adı ne ola ki? Kahpelik modaysa bu devirde, cehennem...
USTA (11)
İftira neden bu kadar kolay usta? Bildim dilin kemiği yok ama insan bu kadar omurgasız mı usta? Aman sabahlar olmasın usta! Usumun durduğu yerdeyim ve gönlümün söz geçmeyen, laf bilmeyen kavşağında doluya tutuldum, kafam, gözüm, kan içinde...
Yorgun Geceler
Yorgunum dünden, bugünden ve endişeliyim gelecekten. Sorunsuz sabahları ve plansız, korkusuz yarınları özledim... Ellerim titriyor, gözlerim seçemiyor ve geçemiyor yüreğim senden. Dizlerimin ve ayak bileklerimin zonklayan yorgun gecelerinden...
USTA (10)
Aman sabahlar olmasın usta, ne günü göreyim, nede geceyi. Yasta kalsın gözlerim, gamda kalsın ellerim. Üstümü sakın örtme, varsın donsun ellerim, kör olsaydı da gözlerim, bilmeseydim nerdeydim usta… Sende mi? Dediğin yerdeyim, duymak istemediğin...
USTA (9)
Ölümler neden böyle kolay usta? Sabah ezanlarına asılı kalan şu aciz ömrüm, bir gün huzura beş kala takılır mı uçurtma kuyruklarına usta? Gözlerimde umudun çiçekleri, ellerimde özgürlüğün güvercinleri ve bütün umutlarımda beyazlarım...
KADINIM HİÇ UNUTMADIM SENİ
Öyle çok oldu ki sevdiğim, öyle çok, anlatamam sana kalbimin kışlarını, anlatamam sana Ağustos'ta başıma yağan karlarımı. Yıllar geçse de, ben senden hiç geçmedim sevdiğim. Sevdan ömrümü diriltir, yalnız sevdan güldürür, yalnız...
USTA (8)
Vur emriyle çıkmışım yollara aman sabahlar olmasın usta. Ne günü göreyim, ne gece bitsin arzular şelale çünkü usta… Yanlışa düşene en büyük yanlış ne ola ki? Kolpalıkta birinci, insanlıkta sınıfta kalmışa var mı bir giderin usta?...
Usta 7
Kime sırtımı döneceğim usta? Hangi duvara yaslanıp seveceğim ve hangi güneşin benim için doğacağını nereden bileceğim? Yok değil bu yağmur bulutlarını üstümden, alnıma sürülen kara lekeyi yerinden ve gözlerimden hiç gitmeyen acıları...
Olmuyor
Sensiz gecelerimin sabahları olmuyor, gözlerime uyku girmiyor, bu hasret ne ettimse kalbimden geçmiyor... Dünyamın aydınlanması dönüşünü beklerken ve bütün şarkılar susarken, sana yeni şiirler yazıyor, şarkılar besteliyorum. Sırf hüznün...
Kayıp
Kayıp bir yolun başındayım, ellerim koynumda, gözlerim gelirsin yollarında seni ağlıyor… Offf! Başımı alıp sana kaçasım, adımı kayıp listelerinin başına asasım ve gövdemi çöllere salasım var… Kaybettim öyle mi? Bunu kabul edeceğimi...
Adını Kalbime Yaz
Sevemedim senden sonra kimseyi sen kadar ve sevemedim göğün mavisini, beyazını ellerini tuttuğum gün ki kadar… Çarçabuk geçmişti 'o” mevsim ve 'o” mevsim aşkın durduğu andı kalbimde, aşkın son bulduğu, kalbimin, kalbinde...
Şerefsiz
Çıktığım ve kavuştuğum yolların sonu 'o” yerler birde deniz, içimdeki sessiz ben, tebessüm ettiğimi sanan sen, öyle kimsesiz, öyle neşesiz, görseydin tek sefer, anlardın neler çektiğimi şerefsiz... Kalbur üstü yalnızlıklar cehennemine...
Mevsim bahar
Gelen geçen yıllar getirmediler seni... Mevsim bahar hüzün gözlüm ve sen yine yoksun. Bu çaresiz iklimimde iliklerime kadar kışım, gelsen bahar bahçe gönlüm, gelsen bütün yazlar bizim iki gözüm… 'Nesine yar nesine, ölürüm ben sesine…”...
Simay’a mektuplar
Senden gideli, doğrusu beni unutup'sen terk edeli beri” soluksuzum, umutsuzum ve çok mutsuzum Simay'ım… İstanbul Kadıköy'deyim yalnızım ve yağmur altında sırılsıklam ve ellerim üşüyor, gözlerime hüzün çöküyor Simay…...
Sima’ya mektuplar-2
Senden gideli, doğrusu beni unutup'sen terk edeli beri” soluksuzum, umutsuzum ve çok mutsuzum Simay'ım… İstanbul Kadıköy'deyim yalnızım ve yağmur altında sırılsıklam ve ellerim üşüyor, gözlerime hüzün çöküyor Simay…...
Sima’ya mektuplar-1
İki gözüm, parlayan yıldızım, tek ışığım 'Simay” Bu sana ilk mektubum ve ilk kalbimin yazısal seslenişidir. Ey! Rabbim'in güzeli, ey! Gönlümün tek prensesi eğer karşımda olsan dilim tutulur, ellerim titrer, emin ol, gözlerim...
Sevgilim -5
Belki de kabullenmek ve her şeyi anlamak, ansızın çekip gitmene, sonsuza kadar susmak gerekirdi… Masumdun, en güzel ağlayan ve en güzel sarılan gerçek sendin, şu anlamsız zamanlarımda tek anlamım, tek isteğimdin, beni böyle sokak köpeği...
Usta-6
İcra edilmiş bir hayatın ortasından ve yolun sonundan sonra onursuzdan hesap nasıl sorulur usta? Eli puşt, gözü puşt, işi gücü puşt olmuştan, şeytana koşulmuştan, onursuz, insanlıktan kopmuştan medet umulur mu usta? Dağlarıma karlar yağıyor...