Murat İnce
Murat İnce
Murat İnce
Yazarın Makaleleri
CANSUYUM X
Gelmiş geçmiş ne varsa acıdan yana toplansa da ve içimin bütün yaraları bir bir kazınsa da sonra sevdadan yana kırık ne kalmışsa da, atılsa da, bir seni, bir bıraktığın izi silemezler cansuyum… Öyle ezici, öyle büyüksün ki içimde,...
CANSUYUM IX
Cansuyum yaşamak bazen böyledir, bazen keşkeler gelir takılır boğazına susarsın sonra ve alabildiğine bağırmak istersin neredeydin? Nerelerdeydin bunca zaman? Diye… Talihsizdir aşkın bağrı ve her dem kanamaya mahkûmdur, kanarken güzeldir...
CANSUYUM VIII
Yine gidiyor musun cansuyum? Söylesene kavuşmalar gitmelerin yolcusu mu? Yoksa vuslat dediğimiz şey hep ayrılığın borçlusu mu? Peki, kalan egzoz dumanları içindeki burukluk sonra o gizlenilen, ayrılığın tenhalığında saklanaraktan düşen...
CANSUYUM VII
Gün doğdu İstanbul'a ve gece boyunca yağan yağmur penceremde arkadaş oldu bana... Sevişmelerimiz hangi bahara kaldı cansuyum? Ve herhangi bir umudumuz hangi mevsime sarıldı? Gözlerim kapanmak üzere mi? Varsın olsun cansuyum; bu gece sen...
CANSUYUM VI
Üzgünüm… Çok üzgünüm… İstanbul'a gün doğuyor cansuyum ve ben kendimi kimseye ifade edemiyorum. Yalnızım sonra yorgunum alabildiğine. Bir kalkabilsem kaldığım yerden, uyuyup kalacağım yarım bıraktığım o yerden. Uykular haram...
CANSUYUM V
Gün sızmaz gecelerden çekip çıkarttığım güzelliğim ve kalbimde damla damla biriktirdiğim sevgim, can şenliğim, meleğim, cansuyum merhaba… Özlemlerini biriktiriyor, sevmelerini seviyor, sensizliğin içinde eriyor ve dahası gelmelerine gözlerimi...
CANSUYUM V
Ömür bir yapboz tahtası olmuş. Nefes almak adetten yani yaşamak saymaktan gülüm. Yoksan sahiden yaşadım mı sayarsın? Gözlerim görmeseydi, mevsim dönmeseydi, kimseler bilmeseydi, söyle gülüm; 'aşk ölmeseydi, böyle deliye çevirmeseydi...
CANSUYUM IV
Bir mülteci, bir dargın, bir insan kaybıyım… Belki de hiçbir şeyim şu kısacık konuklukta… Üzülme cansuyum iyiyim... Keşkelere asılı nice bakir umudun iğfal edildiği soğuk kent Ankara... Ah! Ankara... Kimsesiz bir halim kaldı ve vebal...
CANSUYUM (III)
Yorgun sabahlarımın güzel rüyası merhaba… Uzak iklimlerin masum çocuğu merhaba. Sılasına kavuşamayan, herhangi bir ezgide ve hatta teneke çalsalar ağlayan yürek merhaba… Ey! Kalp sızısı, ey! Yüreğimin güzel kızı merhaba. Umudun mavi...
CANSUYUM (1)
Düşünki sevgilim yerden onbin metre yukarda, bulutların üstünde el eleyiz, yürüyoruz uçar adım... Sen benim hayallerimin baş yapıtı, sen benim öksüz kaldığım sokakların anası, sorgusuz, sualsiz sahip çıkılmışlığım, göhsünde uyutulmuşluğumsun......
DEMEDİN DEMEDİM İŞTE
Gelebilirdin, bir gün arayıp sorabilirdin ve bir kere nasılsın diyebilirdin, demedin… Yollarım uzun, yollarım başka başka topraklar ve benim halim uzun hava, bozlak türküler kadar kederli… Yanımda kalsaydın, benimle olsaydın, en azından...
HOCAM
Aslında sayılar yalan söylemiyordu, ben bir yalan uydurmuş sayılara iftira atıyordum. Ne aklım, ne fikrim mantıklı oldu. Çılgındım sana, sayılar bahaneydi hocam... Daha ilk derste sınıfta kalırken, aşk oyununda yıldızlı pekiyi aldım....
SON SÖZÜN
Sen sevip bıraktığın kalbimin çok uzağındasın artık... Mevsimler şaşırmış, gün ile gece birbirine girmiş, ömrün mavisi, yeşili kararmış, bütün beyazlar siyaha çalmış ve en acısı umutlarım ölmüştü son sözünü söyleyip benden...
Usta 21
Dostunum diyenler birgün döner giderler mi usta? Kanamalı bir yara nasıl karantinaya alınır? Alınmazda kökünden kesilip atılır mı usta? Dayanamıyorum dediğim her acı an gelir diner mi usta? Kalbi yerinden çıkarcasına çarpan, kederin dibine...
Usta 20
Her gecenin bir sabahı var mıdır usta? Ve her sabahın bir lokma ekmeği? İnsan karşıdan karşıya geçilen bir sal mıdır usta? Yok değil sular eğilip, bükülüp, çekilince, 'sal” bir insan mıdır suda usta? Derme çatma aşkların beşiğinden...
ALTI YAŞINDAYIM ANNEM
Sen gidince anladım, sevmiyor kimse sen gibi annem. Ağıt kokulu nice yılımı çürüttüm, ümidimi hiç yitirmedim, bir gün dedim, bir gün bu yakarışlarım ruhlar alemine açılan kapıdan sızar ve annem ışık olur düşer kalbime ama kör karanlıklarımın...
Yaşamadım
Kimsesiz bir halim kaldı ve vebal oldu böyle özlemle yaşamak bana… Seni bana verseydin, ah! Keşke beni bana yalnız, beni bana böyle küskün etmeseydin keşke. Özlemlerimi saymaktan, dönersin diye gittiğin yollara bakmaktan ve sensiz olmaktan...
Usta'm
Her gecenin bir sabahı var mıdır usta? Ve her sabahın bir lokma ekmeği? İnsan karşıdan karşıya geçilen bir sal mıdır usta? Yok değil sular eğilip, bükülüp, çekilince, 'sal” bir insan mıdır suda usta? Derme çatma aşkların beşiğinden...
BİLDİM
"Yetimlik hırkan kaderin, sılan boynu bükük kalmasın ve gurbet yuvan olmasın, dön gel, gülen yüzün hüzün dolmasın…" Her şeye muktedir Allah, Evvel ile Ahir Allah, Zahir olan yine Allah, 'O” Malikül-mülk 'tek” Allah… Gözyaşlarında...
GÜLEN
Kendi derdimle yola, kederlere düşerken, Kalbim yolunu şaşmış, beterlere giderken, Ömrüm ziyanda, fikri denizlere salmışken Kalem titremez, kağıt yerden yere kaçmışken Rüyamda gördüm mukaddes ellerin tutarken… Karanlıklardan kaldırırken,...