Murat İnce
Murat İnce
Murat İnce
Yazarın Makaleleri
Sevgilim -4
Geceler üsüyor, geceler sensiz buz kesiyor sevgilim. Yine kar, yine amansiz soguk. Gittiginden beri üsümelerim hiç geçmedi sevgilim. Nereden bakarsam bakayim iklim hep kis ve neresinde durursam durayim su yalan hayatin sonu hep hüzün sevgilim. Sokaklar...
Sevgilim-3
Kar yağıyor Ankara'ya, kar yağıyor bütün aşkların üzerine ve sen düşüyorsun gözlerimden kirpiklerime. Sevgilim düşlerin kraliçesi giriyor rüyalarima senden sonra her gece ve ben her gece karlar altında donuyorum. Üzüm gözlerini hiç...
Sevgilim-1
Soğuk ve ben donmak üzereyim. Nerden geldim? Nereye giderim? İliklerime geçti yolsuzluğum, yokluğun ve ben çok üşüyorum sevgilim... Kalbim seni vuruyor gözlerimde ve kirpiklerimden donuyorum. Üzerime düşen yalnızlık sonra umutsuzluk, yokluk...
Usta 5
Dara düşmek, zora tutsak olmak demek mi usta ? Ve her zor daha da dara mı sokar başı usta ? Selam alıp vermeler usulden mi? Yoksa böyle gelmiş böyle giderden mi usta? Kime elimizi uzatmalı ya da kimden uzak kalmalı usta? Su her zaman akar yatağını...
Usta-4
Mülteci bir istekle geldim durdum kapına usta. Bu sınırdan kaç insan daha kaçar usta? Kaçmazda, kaçamazda, kaç insan daha alınir satılır usta? Karanlığım, karanlıklarım azalmıyor ve inadina her gün bir fazlayım siyaha dair usta? Bir adam...
Usta-2
Duvarlar konusur mu be usta? Duvarlar üstüme geliyor, aman dinlemiyorlar, hal bilmiyor, yalnizligimi ganimet biliyorlar usta. Halim kime ayan usta? Ve su çaresizligim, içine düstügüm hal bilmez gecelerim, günlerim ve dost bildiklerim ne yana çikar...
Bakmaya kıyamam gözlerine
Yakar gidersin kirpiklerimi vakitsiz akşamlarda. Kandilim hep sende kalır sonra bulutlu sabahlar zehir zemberek hasretine açar gözlerimi. Bilir misin ahraz aşkın dudaklarından neler dökülür konuşabilse? Ya gözleri görmeyen aşık, görebilse?...
Korkma sevdam dağılmam
Sensiz günlerimde yaşadıklarımı bir bilsen hiç durmaz koşar gelirdin. Bir kere anılarımıza yaslansaydı yüreğin neyin eksilirdi? Gecelerimin hain gardiyanları oldu senli hatıralarım ve hep vakitsiz geliyorlar yüreğimin kapısına; 'görüş...
Ben üzülmeyim diye
Annem, ben üzülmeyim diye sen hiç konuşmadın. Yıldızlar yere inmiş, hazan mevsimi gelmiş, güz dedikleri demek şimdiymiş… Salalar veriliyor annem, ben üzülmeyim diye, sen hiç konuşmadın. Salalar veriliyor annem, ben ölmeyim diye sen yine...
Hani gitmesen!
Helale haram katiyorlar, feleğin çarkı ne zaman düze çıkar usta. Bilirsin usta ben evirip çevirip söylemem, ne diyeceksem düz söylerim, yolun tam ortasından, gönlün en maya tutan kısmından. Yani usta demem o ki su yalan hayatta hiç geri vitesim...
Gidersen ölürüm
Gelmiş geçmiş ne varsa acılardan yana, kalbimi hiç ıskalamayan gözlerindendir, gözlerinden düşen hüzündendir. Ağrıma giden; haram tutmayan gözlerinde, haram oluşumdur. Göz terke gidince sende, Gün geceye ihbar yine, Hüzün miras kalır...
Gücüm kalmadı
Mecbur değildin bana… Kâfiydi selamların yüreğime laf anlamaz gecelerde. Kâfiydi sana bir gecelik bakışların ve kiralık anlarından çekip çıkarttıkların yetmeliydi bana, biliyordum… Bilmeyen, söz geçmeyen, laf anlamayan yüreğimdir,...
Olmuyor böyle
Elleri, gözleri, 'o” içimi yakan, gönlümü sevda kıyılarında yıkayan sözleri yok… Yok, işte Elifim, bugünde yok… Sokaklar uzadı ayaklarımda ve ben sokaklara düşürdüm aklımı. Bir merhabaya hasretim, senden gelecek bir haberi canımla...
Vefasızlığını unutamadım
Kavruldum geldim yüreğinin aşk kıyısına. Az nefesleneyim dedim, az dinleneyim ama yandım, kül oldum sevgili… Aşk bahçesinin sevimli yumurcakları olmaya adaydık biz. Toprakta tohum, dalda filiz bile değildik, gözümüzü açmamıştık daha....
Usta
Adam hep kanadığı yerden mi vurulur usta? Boynu bükük kalan yaşamalarım var. Yarım kalan aşklarım, kanayan yaralarım ve izi hiç geçmeyen aldatılmalarım var usta. Ne zaman sırtımı dönsem ve ne zaman inansam sonu acıya dönüyor usta. "Zalimin...
Sensiz herşey eksik
Sen yoksun örneğin; tam sanırdım bu hayatta her şeyim. Anladım ki, çayımın şekeri dudakların, buharı gözlerinmiş ve anladım ki, ne kadar tam olursa olsun her şey, sen olmayınca hiçbir şeymiş her şey… 'Gel diyirem kaybolursan…”...
Çaresiz bir ayrılık
Gör nice olur sonu, bekle nice olur akıbeti. Sevmeyen nereden bilsin en güzel sevgiliyi? Tutuşurken bütün kalpler bir güle düşmüş en güzel cemale, şeytana satılmış nefisler akıbetlerini nereden bilsin? Akıbeti beklemek gerek. Bugün şeytanla...
Yürek bu işte
Bir gün daha başlarken uzaklarda ve sadece büyük atlaslarda gördüğümüz ama bilmediğimiz diyarlarda nefes alırken, kraliçem sen gelirsin aklıma… Gün kıvırcık saçlı kız çocuğu gibi gülümsedi, yine gözleri dolu dolu, başı duman duman,...
Ezberlerimi bozdu gözlerin
Kalbimin şarkıları ağlıyor bu gece ve bu gece sen yoksun yine… İnleyen nağmelerimin 'la” sesi ve dinmeyen acılarımın tek merhemi sensin. Külümün adı, rüzgârın yönü yok. Bir türlü toparlanamayışlarımın mazereti, yazmalarımın...
Demedin, demedim işte
Gelebilirdin, bir gün arayıp sorabilirdin ve bir kere nasılsın diyebilirdin, demedin… Yollarım uzun, yollarım başka başka topraklar ve benim halim uzun hava, bozlak türküler kadar kederli… Yanımda kalsay-dın, benimle olsay-dın, en azından...
Gittiğinden beri
Zamansız gidişinin kalbimde açtığı yarayı sen gidince anladım… Vefasız yarim; çayımın şekerinin sen, buharının dudakların olduğunu ancak şimdi anladım. Gökkuşağına kurduğum merdivenler, bulutlara serdiğim ümitler, saklambaç oynuyorlar...
Tüm şarkılar beni anlatır
Bütün şarkılar beni anlatır anne. Bilirim bütün türküler yüreğine yaslanır… Kırılan pencerem, kopartılan uçurtmam ve ben asla unutmam; çalınan çocukluğumu anne… Yanımda olmadığın gecelerin ve sensiz çakan bütün şimşeklerin...
Üzülmedim ki
Nefesini özlerim, teninin kavurucu sıcaklığını isterim. Bütün karanlıkları bölen ateş sohbetlerini, dört gözle beklerim. Ellerini isterim, saçlarımda şevkatle dolaşan parmaklarını özlerim ve ben geleceğin günden ümidini kesmeyen yüreğime...
Belalı aşk
Mecbur değildin bana… Kâfiydi selamların yüreğime laf anlamaz gecelerde. Kâfiydi sana bir gecelik bakışların ve kiralık anlarından çekip çıkarttıkların yetmeliydi bana, biliyordum… Bilmeyen, söz geçmeyen, laf anlamayan yüreğimdir,...
Allah'a şükür
Ya biz büyüdük ya da zaman büyük bir oyun oynadı bize. Ne oldu? Ne oldu da her şey birdenbire değişti? Masum zamanlarımız yaşlanmış ve masum yanlarımız paslanmış. Öfke kılıç kuşanmış. Mahrem olan neyimiz varsa ulu orta alkışlara...
Yaşamadım
Kimsesiz bir halim kaldı ve vebal oldu böyle özlemle yaşamak bana… Seni bana verseydin, ah! Keşke beni bana yalnız, beni bana böyle küskün etmeseydin keşke. Özlemlerimi saymaktan, dönersin diye gittiğin yollara bakmaktan ve sensiz olmaktan...
Yine yok...
Elleri, gözleri, 'o” içimi yakan, gönlümü sevda kıyılarında yıkayan sözleri yok… Yok, işte Elifim, bugünde yok… Sokaklar uzadı ayaklarımda ve ben sokaklara düşürdüm aklımı. Bir merhabaya hasretim, senden gelecek bir haberi canımla...
Hepsi yalan oldu
Duygularımı yitirdim. Tek satır hasret yazamıyorum. Duvarlarım bile küs olmuş gözlerime. Gökyüzüne asılı milyonlarca kandilimden bir tanesi bile yanmıyor… Sitemlerimin hiçbiri sana değil. Gizli yaram, gözyaşım, sürgün gözlüm… Yollara...
Kara geceler
Çayıma şeker koymadım sen gittikten sonra, senden sonra hiç uyumadım dersem yalan olur. Doğrusu, gözlerimin düşlerde ki kapanışı ve açılışında saklıdır sana olan özlemim. Yani terk edenlerin prensesi, temelsiz köhne duvarlar gibiyim,...
Dokunsan yıkılırım
Mavi bir düş ağladı senden sonra tam üç yıl… Kırçıllı rüyalar görürdüm seni tarif edemediğim. Bir avcı sokulurdu her defasında rüyalarımın başucuna sonra çekti kasaturasını, rüyalarımı öldürdü tam üç yıl. Acımasızdı...